BİST
1284
ALTIN
449.810
DOLAR
7.8066
STERLİN
10.4646
EURO
9.3509

Ahmet Hakan'dan Ali Babacan'a sert sözler: Nasıl da sıyrılırmış, pes valla!

Gezi Parkı davasına mağdur sıfatıyla şikayetçi olarak katılan DEVA Partisi Genel Başbakanı Babacan, yıllar sonra kendisinin böyle bir talebi olmadığını söyleyerek savcılara 'silin benim adımı' diye seslendi. Hürriyet gazetesi yazarı Hakan, Babacan'ın açıklamalarına sert bir üslupla eleştirerek, "Aman da aman. Nasıl da sıyrılırmış işin içinden. Pes valla!" ifadelerini kullandı.

Ahmet Hakan'dan Ali Babacan'a sert sözler: Nasıl da sıyrılırmış, pes valla!

Gezi Parkı davasına mağdur sıfatıyla şikayetçi olarak katılan DEVA Partisi Genel Başbakanı Babacan, yıllar sonra kendisinin böyle bir talebi olmadığını söyleyerek savcılara 'silin benim adımı' diye seslendi. Hürriyet gazetesi yazarı Hakan, Babacan'ın açıklamalarına sert bir üslupla eleştirerek, "Aman da aman. Nasıl da sıyrılırmış işin içinden. Pes valla!" ifadelerini kullandı.

19 Kasım 2020 Perşembe 10:17
Ahmet Hakan'dan Ali Babacan'a sert sözler: Nasıl da sıyrılırmış, pes valla!

Hürriyet gazetesi yazarı Ahmet Hakan, Gezi Parkı davasına mağdur olarak şikayetçi olan, yıllar sonraysa bambaşka açıklamalar yapan Deva Partisi Genel Başkanı Ali Babacan'ı eleştirdi. Zamanında neden yiğitçe çıkıp açıklama yapmadığını soran Hakan, "Aman da aman. Nasıl da sıyrılırmış işin içinden. Pes valla!" ifadelerini kullandı. Hakan ayrıca, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun anlaşılamayan açıklamasıyla ilgili de dikkat çeken değerlendirmede bulundu. Hakan'ın bugünkü yazısından ilgili bölüm şöyle: 

 

 

Ali Babacan, AK Parti hükümetinin bakanı olarak...

Gezi Parkı davalarında “mağdur” sıfatıyla şikâyetçi olmuş.

 

 

Bugünlerde çok demokrat, aşırı liberal, fena özgürlükçü takılıyor ya...

Kendisine “Sen niye Gezi olaylarında davacı olmuştun?” diye sorulduğunda...

Şu cevabı vermiş:

*

“Ben davacı değildim, şikâyetçi değildim, mağdur da değildim. Savcı, tek taraflı olarak bütün bakanları mağdur olarak değerlendirdi. Araştırdım, davadan çekilmek kanunen mümkün değildi. İşte bugün buradan savcılara sesleniyorum: Ben bu davanın mağduru değilim. Silin benim adımı.”

*

Aman da aman.

Nasıl da sıyrılırmış işin içinden.

Pes valla!

*

İyi ama Sayın Ali Babacan...

Madem şikâyetçi değildin, madem mağdur değildin, madem davadan çekilmek kanunen mümkün olmadığı için davadan çekilemedin.

Savcılara “Silin kardeşim benim adımı bu davadan” diye seslenmek için ne diye bunca zamanın geçmesini bekledin ki?

*

AK Parti hükümetinin bir bakanı olarak...

Ekranlara çıkarak...

Savcılara...

“Ben mağdur değilim, ben müşteki değilim, ben davacı değilim. Benim adımı buraya yazan savcılara sesleniyorum: Silin benim adımı” diye seslenmedin ki?

*

Neydi seni tutan?

Neydi seni böyle mertçe bir tutum almaktan alıkoyan?

Neydi seni hiçbir şey yokmuş gibi davranmaya iten?

*

Size bir şey söyleyeyim mi:

Eğer Ali Babacan...

Bugün kendisini sütten çıkmış bir ak kaşık gibi göstermeseydi.

Ve çıkıp delikanlıca...

“O zaman korktum... O zaman işime gelmedi... O zaman aklım başımda değildi... O zaman koltuk tatlıydı... O zaman Gezi olaylarını dış güçlerin oyunu gibi görüyordum... O zaman bırakın ‘Konuş Türkiye’ demeyi, ‘Konuş Ali Babacan’ demeye bile cesaretim yoktu... Şimdi aklım başıma geldi...” deseydi...

Şu anda avuçlarım patlarcasına Ali Babacan’ı alkışlıyor olacaktım.

*

Ama Ali Babacan, asla böyle bir tavır koymaz, koyamaz.

Çünkü ontolojik olarak böyle biri değildir.

Ali Babacan budur ve bundan ibarettir.

BAZEN BEN DE BÖYLE OLURUM

Bende bazen şöyle olur:

Ağır abilere özgü çok esaslı, çok sunturlu, çok okkalı bir laf etmek için yanıp tutuştuğum bir anda...

Fena halde manasız kaçan, altı boş, kimseyi titretmeyen ve hiçbir etki yaratmayan bir cümle kuruveririm.

*

CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu da...

Benim bazen düştüğüm, böyle bir duruma düşmüş.

*

Kurtlar Vadisi repliği gibi okkalı, sunturlu, çakallı, atarlı, giderli bir cümle kurmak istemiş.

Ve şöyle demiş:

*

“Çakalların bulunduğu yerde kimse bize bir şey söyleyemez.”

*

Sabahtan beri okuyorum cümleyi...

Bir sonuç, bir anlam çıkaramıyorum.

*

Meydan okumak istemiş ama olmamış.

Çakallı bir cümle kurmak istemiş ama başaramamış.

Atar gider yapmak istemiş ama yapamamış.

*

Üzülmesin Kemal Kılıçdaroğlu!

Bazen ben de “Bir çakallı cümle kurayım da dillere pelesenk olsun” diye çok heveslenirim.

Ama bir türlü başaramam.

KAYNAK: HÜRRİYET
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner60

banner49