BİST
1524
ALTIN
437.453
DOLAR
7.4448
STERLİN
10.1568
EURO
9.0064

Biden döneminde ABD ile ilişkiler ‘öngörülebilir’ hale gelir mi?

Kanal 7 Ankara temsilcisi ve Yenişafak Gazetesi Yazarı Mehmet Acet bugünkü köşe yazısında Biden döneminde ABD ile Türkiye ilişkilerinin nasıl olacağını masaya yatırdı ve, "Amerikalılar, S-400’den bir başlangıç yapmak istiyor olabilir ama kendileri YPG’ye verilen desteği keserek yeni dönemi başlatırlarsa, ilişkilerin devamı için daha elverişli bir zemin oluşabilir." dedi.

Biden döneminde ABD ile ilişkiler ‘öngörülebilir’ hale gelir mi?

Kanal 7 Ankara temsilcisi ve Yenişafak Gazetesi Yazarı Mehmet Acet bugünkü köşe yazısında Biden döneminde ABD ile Türkiye ilişkilerinin nasıl olacağını masaya yatırdı ve, "Amerikalılar, S-400’den bir başlangıç yapmak istiyor olabilir ama kendileri YPG’ye verilen desteği keserek yeni dönemi başlatırlarsa, ilişkilerin devamı için daha elverişli bir zemin oluşabilir." dedi.

06 Ocak 2021 Çarşamba 10:53
Biden döneminde ABD ile ilişkiler ‘öngörülebilir’ hale gelir mi?

Mehmet Acet'in bugünkü köşe yazısı şöyle;

Geçen hafta 2020 dış politika değerlendirme toplantısı için bir araya geldiğimiz Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Biden dönemine ilişkin soruları cevaplarken, ABD ile ilişkilerimizi öngörülebilir hale getirmek istiyoruz” demişti.

İkili ilişkilerin ‘öngörülebilir’ halde olması, illa ki her konuda anlaşma sağlandığı anlamına gelmiyor.

Anlaşamadığınız hususlarda anlaşamadığınızı beyan ettiğiniz takdirde, bu da bir tür anlaşma sayılabilir ve ilişkileri daha öngörülebilir hale getirebilir.

 

 

Öyle mi olur, bilemiyorum ama bu ihtimal, yeni dönem Türk-Amerikan ilişkilerinin karakterini yansıtacak bir seçenek olarak akılda tutulabilir.

Birkaç hafta önce bir kahvaltıda bir araya geldiğimiz Ak Parti Genel Başkanvekili Numan Kurtulmuş, “Niye hep S-400 meselesini konuşuyoruz, işin bir de öbür tarafı var. Amerika’nın yaptıklarını neden konuşmuyoruz” diyerek, FETÖ’ye, PKK/YPG’ye verilen desteğe atıfta bulunmuştu.

Bu sözlere yanlıştır denebilir mi?

Bir süre önce bir araya gelip sorularımızı yönelttiğimiz Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar da şöyle bir ifade kullanmıştı:

“ABD ile aramızdaki en büyük problem S-400 değil. PKK/YPG terörist mi değil mi? Önce oradan başlamamız gerekiyor. ABD’li dostlarımızın bunun cevabını vermesi lazım. Bunun adının konulması lazım. PKK teröristtir, YPG Suriye’deki adıdır.”

Burada yanlış ya da hakkaniyetten uzak bir nokta var mı?

Hayır, yok.

TÜRKİYE’NİN RUSYA’DAN S-400 ALIM SÜRECİ, ABD’NİN YPG DESTEĞİNDEN BAĞIMSIZ DÜŞÜNÜLEMEZ

Adil bir hâkime meseleyi götürseniz, bu konularda Türkiye’nin pozisyonunu yüzde yüz haklı bulacaktır.

PYD’nin 2003 yılında çıkardığı tüzüğünde, PKK ile ilişkisi ayan beyan ortada iken, Suriye’deki YPG’lilerin Kandil’den gelen PKK’lılarca yönetildiği açık iken, böyle cümleler kurmaya bile gerek yok iken, Amerikalılar, uzunca bir süre YPG’nin PKK ile ilişkisi yok diyerek herkesin aklıyla alay etmemişler miydi?

Resmi olarak aynı söylemden vazgeçmiş değiller tabii ama en azından sonradan bu ilişkiye dair fazla konuşmamaya biraz daha özen göstermeye başladılar.

Bir de şöyle bir nokta var:

Türkiye’nin Rusya’dan S-400 sistemini satın almaya yöneldiği süreci, ülkenin hava savunma sistemine olan ihtiyacının yanında, Patriot sistemine verilen ‘hayır’ cevabının dışında, 15 Temmuz ve devam eden dönemde Washington’un tutumuna dönük hayal kırıklığı ve kırgınlığı/kızgınlığı hesaba katmadan anlayamazsınız.

15 Temmuz tabii ki bu anlamda da bir milat.

2015’in Kasım ayında Çin’den alınacak hava savunma sistemi ile ilgili anlaşma bitmek üzere iken, ABD’nin bastırmasıyla askıya alınmıştı.

Rusya ile yapılan S-400 anlaşması ise, 15 Temmuz darbe girişiminin devamında, YPG’ye silah ve mühimmat desteğinin artarak devam ettiği, Ankara’nın bu durumdan duyduğu rahatsızlığı her düzeyde dile getirmesine rağmen ABD’nin geri adım atmadığı bir ortamda gelişti.

Amerikalılar, Türkiye’yi S-400 alımından neden vazgeçiremedik sorusunu kendi kendilerine soruyorlarsa eğer, PKK/YGP konusunda yapıp ettikleri ile Ankara’da nasıl bir rahatsızlık uyandırdıklarını anlamaları gerekir.

ABD S-400 DİYECEK, TÜRKİYE YPG’YE DESTEĞİ BIRAKIN DİYECEK

Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu aynı toplantıda, Biden yönetimiyle 20 Ocak’tan sonra resmin temasın başlayacağını açıkladı. Ankara’daki ABD büyükelçisi üzerinden böyle bir bilgi verilmiş.

Sadece Türkiye’ye özgü bir husus değil bu tabii.

Diğer ülkelerde temas kurup görüşme yapmak için arayanlara da benzer bir cevap verilmiş.

Gelen sinyaller, Biden döneminin başlamasıyla birlikte karşılıklı sorunların masaya yatırıldığı bir ‘müzakere’ sürecinin başlayacağına işaret ediyor.

Önce, kurumlar üzerinden bir temas sağlanacağı söyleniyor.

Bu görüşmeler başladığında tarafların hangi konuları masaya getireceği de çoktan belli.

ABD S-400 işinden vazgeçin diyecek, Türkiye, YPG’ye destek vermeyi bırakın çağrısı yapacak.

Önceki gün Hürriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ahmet Hakan’a konuşan Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, “Biden yönetimi ile şimdiden kılıçları çekmek doğru değil. Süreci görmek, ona göre bir yol yöntem belirlemekte fayda vardır. PKK eşittir YPG... Bunun anlaşılması şart. Beklentimiz mühimmat dahil verilen desteğin sonlandırılması” ifadelerini kullandı.

Amerikalılar, S-400’den bir başlangıç yapmak istiyor olabilir ama kendileri YPG’ye verilen desteği keserek yeni dönemi başlatırlarsa, ilişkilerin devamı için daha elverişli bir zemin oluşabilir.

Yukarıdaki sözlerde dikkat çekilmek istenen husus bu olsa gerek.

Yenişafak

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner60

banner49