BİST
1112
ALTIN
505.108
DOLAR
8.3508
STERLİN
10.8335
EURO
9.7324

Erdoğan her seferinde çağrı yapıyordu! Dolara karşı hayati öneme sahip

Yeni Şafak yazarı Levent Yılmaz, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın sık sık dile getirdiği yerel parayla ticaret ile ilgili dikkat çeken bir yazı kaleme aldı. Küresel ticaretin ağırlıklı olarak Dolar ile yapılmasının ekonomiler üzerinde oluşturduğu baskıya dikkat çeken Yılmaz, yerel para ile ticaretin hayati öneme sahip olduğunu örneklerle açıkladı.

Erdoğan her seferinde çağrı yapıyordu! Dolara karşı hayati öneme sahip

Yeni Şafak yazarı Levent Yılmaz, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın sık sık dile getirdiği yerel parayla ticaret ile ilgili dikkat çeken bir yazı kaleme aldı. Küresel ticaretin ağırlıklı olarak Dolar ile yapılmasının ekonomiler üzerinde oluşturduğu baskıya dikkat çeken Yılmaz, yerel para ile ticaretin hayati öneme sahip olduğunu örneklerle açıkladı.

07 Mayıs 2020 Perşembe 11:21
Erdoğan her seferinde çağrı yapıyordu! Dolara karşı hayati öneme sahip

İşte Levent Yılmaz'ın o yazısı;

 

 

Covid19 salgınının dünya ekonomisi ve ülkeleri üzerindeki etkisi hız kesmeden devam
ediyor. Salgının toplumsal maliyetlerinin yanı sıra ekonomik maliyetleri de artık en çok konuşulan konular arasında. Zira bir önceki yazımda da altını çizdiğim üzere hükümetler “Covid19 İkilemi” ile karşı karşıyalar.

 

 

Yani bir yandan salgını kontrol altına alabilmek için kapatmalar uygulamak zorundalar diğer yandan da kapatmaların oluşturduğu ekonomik maliyeti en aza indirgemek için kapatma kararlarını bir an önce kaldırmalılar. İşte böyle bir gündemde eski ancak eskimeyen bir sorun da yeniden gündeme geldi. Küresel ticaretin ağırlıklı olarak Dolar ile yapılmasının ekonomiler üzerinde oluşturduğu baskı bugünlerde daha fazla hissedilmeye başlandı.

YEREL PARALARLA TİCARET KONUSU

Türkiye maalesef dış ticaret açığı veren bir gelişmekte olan ekonomi. Bu durum sürekli olarak döviz ihtiyacı anlamına geliyor. Öte yandan her gelişmekte olan ekonomide olduğu üzere Dolarizasyonla da karşı karşıya. Bu da sürekli ilave döviz talebi anlamına geliyor. Açıkçası son dönemde bu ciddi sorunlara eğilen ve çözüm politikaları geliştiren bir ekonomi yönetimi var. Ancak neredeyse 40 yıllık bu kronik sorunların çözülmesi için ise zamana ihtiyaç var. Zira ekonomilerde bozulmaların hızlı olduğunu ancak toparlanmaların ise zaman aldığını biliyoruz. Öte yandan Covid19 salgını öncesinde bu alanlara yönelik atılan ciddi adımlar olduğunu gördük. Maalesef Covid19 tam o adımların meyvelerini toplamaya başlayacağımız bir zamanda karşımıza çıktı. Ancak küresel sistemde yaşanan böylesi sistemik kırılmaların çok ciddi fırsatlar içerdiği de bir gerçek.

Türkiye uzunca bir süreden bu yana yerel paralarla ticaret konusunu dillendiriyor. Hatta bir dönem Cumhurbaşkanı Erdoğan gerçekleştirdiği her yurtdışı ziyarette ev sahibi ülke liderleri ile bu konuyu istişare ediyordu. Peki bu konu gerçekten bu kadar önemli mi?

Aslına bakarsanız bu konu tahmin edeceğinizden daha fazla hayati öneme sahip. Çünkü TL’nin Dolar karşısındaki değerinde negatif etki oluşturan döviz talebini azaltacak alternatif çözümlerden birisi. Kısa vadede dış ticaret fazlası verme imkânımız olmadığına göre bu dış ticarete konu olan işlemlerin oluşturduğu döviz talebini azaltacak adımlara ihtiyacımız olduğu aşikâr. Bu da büyük oranda para takası (swap) anlaşması üzerinden yerel paralarla yapılacak ticaretle sağlanabilir.

DÖVİZ TALEBİNİN ETKİSİNE BİR ÖRNEK

Yerel paralarla ticaretin önemini bir örnek üzerinden açıklayalım. En fazla dış ticaret açığı verdiğimiz ülkelerden birisi Çin. Resmi verilere göre Çin ile dış ticaret hacmimiz 21 milyar Dolar. Türkiye’nin Çin’e ihracatı 2,587 milyar Dolar iken, Çin’den ithalatı 18,496 milyar Dolar. Yani kabaca Türkiye bu ticarette yaklaşık 16 milyar Dolar açık veriyor. Bu durum Türkiye’nin 2019 yılında ilave 18,496 milyar Dolar döviz ihtiyacı olduğu anlamına gelir. Türkiye’nin sadece Çin ile ticaretinden kaynaklanan bu döviz talebinin TL’nin değeri üzerinde ciddi baskı oluşturduğu aşikâr. Şimdi bir an için Çin ile olan ticaretin yerel paralarla yapıldığını ve iki ülke merkez bankası arasında oluşturulan swap (para takası) hattının da aktif bir biçimde kullanıldığını düşünün. Bu durumda Türkiye’de yıllık ilave 18,496 milyar Dolar döviz talebi oluşmayacaktı. Şimdi bu yöntemin yüksek hacimli dış ticaretimiz olan diğer ülkelerle de işletildiğini düşünün. Sonuçları tahmin bile edemezsiniz. İşte bu yüzden yerel paralarla ticaret Türkiye gibi gelişmekte olan ekonomiler için hayati öneme sahiptir.

ALBAYRAK’IN STRATEJİSİ NE?

Hafta başında Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’ın önemli açıklamaları oldu. Pek çok dikkat çekici konu içeren bu açıklamaların içinde benim de daha önce defalarca bu köşede yazdığım üzere “yerel paralarla ticaret” konusu ön plana çıktı.

Söz konusu açıklamalardan Türkiye’nin bu alandaki stratejisinin ne kadar yerinde olduğunu görüyoruz. Albayrak’ın açıklamalarına göre; hali hazırda olan swap anlaşmalarına ilave olarak yeni swap anlaşmaları yolda. G20 ülkeleri ile görüşmeler devam ediyor. Öte yandan Türkiye’nin dış ticaretinde önemli paya sahip ve serbest ticaret anlaşması olan diğer ülkelerle de görüşmeler devam ediyor. Elbette tüm bunların etkisi akşamdan sabah olmayacak. Ancak izlenen bu strateji orta ve uzun vadede Türkiye’nin kronik bir sorununa yapısal reform niteliğinde bir dokunuş olacak.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner60

banner49