Sorularınızı gönderdiğinizde, şu tarihe kadar cevap verin demediniz. Ben İngiltere, Almanya, Bosna arasında iş gezisi yaparken, Ortak İstişare Heyetimizdeki arkadaşlardan da bilgi alarak, sorularınızın hemen altında cevaplarımızı yazdım. İnşallah bu mektubumuzu yayınlayarak hakikat perestliğinizi gösterirsiniz:
Soru-1) Bekir Berk, ölümünden önce Fetullah Gülen’in cenaze namazını kıldırması vasiyet ediyor ve bu vasiyet uygulanıyor. Hatta cenazeden fotoğraflar da var. Ayrıca geçen yıl FETÖ’nün yayın organlarından birinde bir video yayınlanmıştı. Burada Bekir Berk’le Gülen’in yakın dost olduğu vurgulanmıştı. Bekir Berk’in Fetullah Gülen’le yakınlığına ne dersiniz?
Heyetimizin Cevabı: F.Gülen o tarihlerde Diyanetin Vaiz-i Umumisiydi. İstediği camide 30 yıl vaaz vermiş. Zahiren gözü yaşlı, kalbi imanlı ve Üstad’dan da istifade ettiğini ifade eden bir hoca.
14.Haz.1992’de vefat eden Bekir Berk’in diyanet camiasından Nurları da bilen bir hocanın cenazesini kıldırmasını istemesinden daha tabi ne olabilir. Böyle bir vasiyeti olduğuna dair bir belge şayet varsa tabii… Eğer bu noktadan Bekir Bey’e hücum edilecekse daha Bekir Bey’e gelmeden bütün İslami camia ve de meşhur siyasetçi ve devlet adamlarımız topun ağzına gelir ki bu çok manasızdır. Zira münafık aldatmakla iş görür.
F.Gülen’i en çok Ecevit’in desteklediğini unutmayalım. “Ecevit’e şefaat edeceğim” şeklindeki hayret verici beyanı herkesce malum. Hem sağ hem sol siyasetçiler Gülen’i desteklemiştir. 2006-2016 arasında Gülen cemaatinin seçimlerde CHP’ye oy verdiğine dair pek çok şahidimiz var.
Rahmetli Bekir Berk Ağabeyi yakından tanıyanlar, F.Gülen ile hususi bir yakınlığı olmadığını yazdılar.
Soru-2) Yeni Şafak’ın yıllar önce yayınladığı bir belgede Bekir Berk ve Fetullah Gülen’in MİT Özel Harp Dairesi’ne bağlı çalıştığı bilgisi yer alıyor. Bu belgeyle ilgili ne söylemek istersiniz?
Heyetimizin Cevabı: O belge gibi bir milyon belgeyi çok daha profesyonelce yapay zeka ile sizin hakkınızda da yazabiliriz. Pespaye ve sahte bir belge olduğu aşikar. Yeni Şafak’ın daha sonra bu konuda özür dilediği internette mevcut…
Soru-3) 1973’te kurulan Hizmet Vakfı’nın yönetiminde 1974’te Fetullah Gülen’in girmesi dikkat çekici. Gülen’in 1972’de Nurcuların içinden ayrıldığı söyleniyor ama 1974’te Nurcu bir vakfın yönetimine giriyor. Bu vakıf o dönem Risale-i Nur basan en büyük gruplardan biri. O halde Gülen, Nurcularla bağını kesmemiş oluyor. Vakfın bugünkü yönetiminde hala yakın çevresinde FETÖ’cüler bulunan isimler yer alıyor. Bununla ilgili nasıl bir değerlendirme yaparsınız?
Heyetimizin Cevabı: 1973’te kurulan Hizmet Vakfında Bediüzzaman Hazretlerinin varislerinden Tahiri Mutlu Ağabey de bulunuyordu. Tahiri Ağabeyimiz vakfın tüzüğü gereği vakıf mütevellisinden ayrılırken üç isim yazmış. O tarihte bilhassa Yeniasya ve siyasi eksen kaymasına karşı İzmir’de bu Vaize hüsnüzan edilmiş, ve o seçilmiş bununla birlikte vakıfta bulunduğu süre üç ayı aşmamış ve bir kaç toplantıdan sonra istifa etmiştir.
Aynı hedef aynı gaye ve aynı davada olsalar böyle bir pâyeyi ömrünün sonuna kadar muhafaza etmeye çalışırdı. Fakat Gülen, o ulvi heyet içinde yer bulamamıştır. Alışık olunmadık gıdanın istifra ile mideden ihracı gibi halis Kuran davasının neşir mümessili olan Hizmet Vakfından atılmıştır. Bir kaç aylığına yer bulduğu Hizmet Vakfının azaları kendi aralarından hemen dışarı atmışken “acaba koca Diyanet camiası 30 sene vaaz kürsülerini, koca Milli Eğitim yarım asırdan fazla eğitim kurumlarını, koca Ticaret Bakanlığı iş derneklerini, koca İstihbarat meşum darbeyi nasıl sezememiştir” deyip bu güzide kurumlarımızı hedef mi alalım?
Soru-4) Mehmet Fırıncı, 2005’te Pensilvanya’yı ziyaret etti burada Gülen’le görüştü. 1 akşam da orada kalmış hatta. Fetullah Gülen ABD’ye gittikten sonra da Fırıncı’nın ilişkisinin devam ettiği görülüyor. Ama siz açıklamanızda Fırıncı, Birinci ve Bekir Berk’in bu bağlantılarını reddediyorsunuz. Fetullah Gülen demek ABD ve CIA demek. Bu görüşmeleri ve bağlantıları nasıl değerlendirmek gerekir?
Heyetimizin Cevabı:17/25 Aralık 2013 öncesi F.Gülen ve cemaatini, Anadolu’dan çıkmış Türk bayrağını ve islamiyeti temsil ediyorlar diye düşünmek çok ta anormal bir şey değildir. Halis ve hüsnüniyet ile gidilen ülkelerde bunları ziyaret etmek bir suç mudur? O halde başta 120’den ziyade ülkedeki bütün diplomatik personelimizi, elçilerimizi ve 20 sene her yurtdışı ziyaretinde evvela FETÖ okullarını ziyaret etmeyi salık veren Türk Hariciyesini Fetöcü ilan etmeniz gerekir…
Soru-5) Üzeyir Şenler’in açıklamaları bazı Nurcular tarafından tepkiyle karşılanıyor, ancak bu yalnızca bir kişinin açıklamaları değil, birden fazla Nurcu dile getiriyor. Buna karşın da çok sayıda delil öne sürüyor. Said Özdemir’in bağlantıları, Nurcular içindeki FETÖ bağlantılı isimlerin ilişkileri vs. Bu bağlantıları ve ilişkileri görmezden mi gelelim? Siz ne dersiniz?
Heyetimizin Cevabı: Rahmetli Üzeyir Şenler’in ölüm döşeğinde çekilmiş videosunun tamamını seyrettik. Mollacı ve eski gazeteci Mustafa Aydın’ın organize ettiği bu röportajdaki kasdi yönlendirmeler aşikar belli oluyor.
Bu konuda en güzel cevabı, İstişare Heyetimizden yazar Hüseyin Yılmaz bey vermiştir. Arzu eden detaylarını şu linkten okuyabilir:
https://www.facebook.com/share/p/18TJS9G5xU/
Aklî melekeleri dumura uğramış, devletin vasisi olmadan hiçbir beyanını kabul etmeyeceği yaş ve bunamış vaziyetteki Şenler'e göre, Bekir Berk, Genelkurmay’ın kendisinden talebi üzerine Mehmet Fırıncı ve Üzeyir Şenler’den Nurcuların tamamının listesi ile birlikte, İstihbaratta çalışabilecek kabiliyetli gençlerin isim listesini istemektedir.
Bu iddiada çok mantıksız hususlar mevcut. Genel Kurmay böyle bir listeyi istedi diyelim. Milyonlarca Nur Talebesi ve Risale-i Nur Tefsirini okuyan dost müslümanların listesini hazırlamak mümkün mü? Şenler, bu açıklamayı yapmak için 50 sene niçin bekledi? Said Nursi Hz’nin bütün varis/vekil talebeleri sağ iken onlara bu konuyu niçin aktarmadı, gizli tuttu? Gizlemekle bu “ihanete” ortak olmadı mı?
Hukukta ve islam şeriatında “suçun şahsiliği ilkesi” geçerlidir. Farzımuhal, Bekir Berk veya Mehmet Fırıncı, Nurcuların listesini Genel Kurmay’a vermiş olsalardı, bu, Kur’an ve Sünnet-i Seniyye dairesinde milletimizin ve insanlığın imanlarını ve ebedi hayatlarını kurtarmak için çalışan, siyasi ve maddi mücadelelerden ve ticari menfaatlerden uzak duran Milyonlarca Nur Talebesini nasıl suçlu, cia ajanı veya fetöcü yapar? Halbuki oda tv gibi medyada tüm Nur Cemaatine toptan çamur atan, lekelemeye çalışan başlıklar ve haberler var.
Aydınlık gazetesinde, farzımuhal, bir personeliniz, yabancı gizli bir servisin ajanı olduğu ortaya çıksa, tüm çalışanlarınız hakkında toptan bir suçlama yapılmasını nasıl karşılardınız?
Rahmetli Bekir Berk Ağabey hakkında Mollacı M.Kaplan ve birkaç arkadaşının başlatıp devam ettirdiği bu iftira kampanyasının perde arkasındaki gerçek sebebi, Bekir Berk’in 700 küsur mahkemede elde ettiği başarı ve beraat kararları sayesinde, Risale-i Nur Külliyatının serbestçe bütün vatan sathına ve gençliğe yayılmış olmasıdır. Bu harika Kur’an Tefsirini şimdi milyonlarca insan yurdumuzda ve dünya üzerinde 20 lisanda okuyor ve ahiretlerini kurtarıyorlar… Dinsizliği ve laik rejimi destekleyen bazı komiteler ise maalesef, onlara ve herkese menfaati olan bu Tahkiki İman Hareketine darbe vurmak için, 2020’den beri iftiralarını yayıyorlar.
Bu konuda ellerinde gerçek somut belge ve deliller varsa, Savcılarımıza, MİT’e teslim etsinler ve hukuki sürecin neticesini beklesinler. Elbette neticede müflis olarak kaybedecekler…
Hülasa olarak kesin kanaatimiz şudur ki F.Gülen ve yakın kadrosu, ülkemizdeki en büyük İslami Hareket olan Nur Cemaatine paralel bir yapı kurmuş ve Nur Cemaatini ele geçirmeye de niyetlenmiştir. Said Nursi Hz’nin pek çok Vekil Talebeleri, bu niyeti anlayarak, Gülen hareketine 1980’den itibaren soğuk davranmış ve dışlamıştır. Hatta İttihad Yayıncılık, Gülen aleyhinde bir broşür ve 4 kitabı onbinlerce basarak Anadolu’ya neşretmiştir. 2012’de Said Nursi’nin tüm Talebeleri, medya üzerinden F.Gülen’i tel’in ve tenkid etmiştir. Fetö örgütü devletimizi ele geçirmek için darbe yapmaya teşebbüs ettiğinde, bütün Nur Cemaati, Cumhurbaşkanımız ve Hükümetimizin yanında yer almıştır. Iki Nur Talebesi de 15 Temmuz gecesi şehid olmuştur.
Not: Heyetimiz iman hizmeti ve Said Nursi Hz’ne ve Nur Cemaatine yapılan iftiralara karşı cevaplar hazırlamak gayesiyle whatsapp üzerinden istişare eden, yardımlaşan 23 Nur Talebesinden müteşekkildir. Bir dernek, örgüt veya cemiyet değiliz. Said Nursi Hz. talebelerine cemiyet, dernek, örgüt kurmayı eserlerindeki mektuplar ile yasaklamıştır. Istanbul’dan Van’a, Isparta’dan Urfa’ya kadar farklı şehirlerde yaşayan, farklı Nur Gruplarından gelen bu 23 Nur Talebesi, meşveret ederek, kanaat ve açıklamalarımızı, hem hükümetimize hem kamuoyuna gönderiyoruz.
Saygılarımla
Dr. Ali Kemal Pekkendir
Nurun Bir Ortak İstişare Heyeti sözcüsü
11.05.2026