Türkiye’nin Libya ile imzaladığı Deniz Yetki Alanları Anlaşması, harita üzerinde birkaç çizgiden ibaret değildir. Bu anlaşma;
Ø Sevr’in denizdeki uzantılarını çöpe atan,
Ø Türkiye’yi Antalya Körfezi’ne hapsetme planını bozan,
Ø Akdeniz’de “oldu-bitti” hesaplarını çökerten stratejik bir kırılmadır.
Ve bu kırılmadan rahatsız olanlar vardır.
Açık Saldırı Değil, Görünmez Baskı
Bugünün dünyasında büyük aktörler, mesajlarını artık top ve tankla değil; Kontrollü Belirsizlik Yöntemleriyle verir.
1) Elektronik harp,
2) Siber müdahale,
3) Psikolojik eşik aşındırma,
v Uçak düşer, ama kimse üstlenmez.
v Sistem arızalanır, ama sebep belirsiz kalır.
v Mesaj verilir, fakat savaş ilan edilmez.
v İşte buna örtülü güç mücadelesi denir.
Türkiye–Libya Hattı Neden Hedefte?
Çünkü bu hat:
ü İsrail–Yunanistan–GKRY eksenini bozan,
ü ABD’nin enerji merkezli planlarını zorlayan,
ü Rusya’nın Libya’daki nüfuz alanını dengeleyen bir jeopolitik kilittir.
ü Türkiye sahaya indiği anda dengeler bozuldu.
ü Ve dengeler bozulduğunda, masa altı tekmeler başlar.
“Sabotaj Var” Demek Değil, “Sabotajı Okumak”
Bu noktada aklı-selim şunu gerektirir:
Ne komplo bağımlılığı ne de saf iyimserlik. Bir askerî jetin elektromanyetik ya da elektronik harp etkisiyle düşürülmesi teknik olarak mümkündür, Ancak:
Çok yüksek risklidir,
Açığa çıkması hâlinde uluslararası kriz doğurur,
Türkiye gibi sensör yoğunluğu yüksek bir ülkede örtülmesi zordur.
Bu yüzden asıl mesele şudur:
1) Uçak Düşürülmüş Olabilir mi? Değil,
2) Düşüş Üzerinden Kim Ne Mesaj Verdiğini Düşünüyor?
Ankara’nın Tavrı: Sessiz Güç
Türkiye bu tür olaylarda bağırmaz. Nota yağmuruna da tutulmaz.
Ankara;
Ø Radar kayıtlarına bakar,
Ø Spektrum analizini yapar,
Ø Aviyonik verileri inceler,
Ø Kimin neyi, nerede, ne zaman denediğini not eder.
Ø Ve zamanı geldiğinde:
1) Cevabını manşetle değil,
2) Sahada, dengede ve masada verir.
Velhasıl Kelam:
Doğu Akdeniz’de artık hiçbir olay “sıradan” değildir. Bir uçağın düşüşü bile, bir satır arası mesaj olabilir.
Ama Türkiye bu dili iyi bilir.
Çünkü bu coğrafyada güçlü olan; en çok konuşan değil, en doğru zamanda susandır.
Ve unutulmasın:
Bu millet, gökten gelen mesajları yerden okumayı çok iyi bilir.
Ali COŞAR
Askeri Stratejist- İstanbul – 25.12.2025