BİST
4.877,69
ALTIN
1.165,86
DOLAR
18,82
STERLİN
23,20
EURO
20,49

Et ve süt fiyatları duruldu mu? Dışarıya muhtaç bir ülke haline mi geldik? Şehir efsaneleri ve gerçekler...

09 Ocak 2023 Pazartesi 15:45
Et ve süt fiyatları duruldu mu? Dışarıya muhtaç bir ülke haline mi geldik? Şehir efsaneleri ve gerçekler...

Tarım ve Orman Bakanı Vahit Kirişçi, dingin bir ses tonu ile sakince konuşup, kendisini güzelce dinletebilen bir isim.

Konusuna hakimiyeti dinleyenlerin zihninde ‘güven verici’ bir iz bırakıyor.

Dünya genelinde gıda meselesinin ‘alarm verici’ başlıklar arasında daha fazla kendisini hissettirdiği bir ortamda, Türkiye için de, gıda ve tarım meselesinin üzerine eğilmek büyük önem taşıyor. 

2022 yılı değerlendirmesi için bir araya geldiğimiz Bakan Kirişçi’yi biraz da işin bu yönünü akılda tutarak dinledim.

Malumunuz bir de şöyle bir durum var:

Tarım, ülkemizde, şehir efsaneleriyle gerçeklerin sıkça karşı karşıya getirilip çarpıştırıldığı bir alan.

Muhalefetin düzenli bir şekilde kendisine buradan ‘siyasi ekmek çıkarma’ çabası içinde olduğu bir alan.

Tam anlamış da değilim ama galiba, muhalif çevrelerin bir kısmı bu alandaki çarpıtmaları, dezenformasyonu, toplumda ‘aç kalacağız’ korkusunu yaymak ve o iklimden yararlanmak için yapıyorlar.

Hani şu, “samanı bile ithal eder duruma geldik”, “Buğdayda dışarıya muhtaç duruma düştük” gibisinden propaganda cümleleri var ya onu kastediyorum.

Şimdi, Bakan Kirişçi’nin anlattıklarını ve sorularımıza verdiği cevapları özet halinde paylaşayım. 

Eksiğiyle, fazlasıyla tarım ve ormancılıktaki durumumuzun hem güncel fotoğrafını yansıtmış olalım, hem de ileriye dönük olarak nelerden endişe duyalım, nelerden duymayalım, ilk ağızdan aktarmış olalım.

“TARIM DA DIŞ TİCARET FAZLASI VERİYORUZ 2022’DE TARIM İHRACATIMIZI 30 MİLYAR DOLARI BULACAK”

“Tarımda net ihracat ülkesiyiz. Dış ticaret fazlası veriyoruz.

Kasım ayı sonu itibarıyla 26,8 milyar dolar ihracatımız var. Aralık ayı da belli olduğunda yıllık tarım ihracatımızın 30 milyar doları bulmasını bekliyoruz.

2002 yılında yaptığımız toplam ihracatın (36 milyar dolar idi) neredeyse tamamını biz bugün sadece tarım üzerinden yapıyoruz. 

40,4 milyar lira tarımsal destek verildi.

1,8 milyar lira Avrupa Birliği fonlarından destek sağlandı.

Türk Şeker ve Çaykur aldığı önlemlerle piyasadaki fiyat dalgalanmalarını durdurdu.

Her iki kurum da 2022’yi karla kapattı.”

TARIMDA ÜRETİME KATILMAK İSTEYEN GENÇLERE MÜJDE

“Gençlere yönelik 100 bin liralık hibe desteğini 250 bin liraya çıkaracağız.

Muhalefet biz bunları söyleyince, “Çocuklarımızı çoban mı yapmak istiyorsunuz” diyor.”

“BARAJ SAYISI 20 YILDA 276’DAN 992’YE YÜKSELDİ”

2002’de toplam 276 tane baraj vardı.

Günümüzde bu rakam 992’ye yükseldi.

Yusufeli Barajı 275 metre yüksekliğiyle Türkiye’nin en yüksek, Dünya’nın 5’inci en yüksek barajı konumunda.

34 milyar lira maliyeti oldu. Bunun içinde 110 kilometre yol, 62 kilometre tünel inşa edildi.

BÜYÜKŞEHİRERDE SU SEVİYELERİ NE DURUMDA?

“-18 milyon nüfuslu İstanbul’da barajların doluluk seviyesi %33 seviyesinde.

Bu haliyle 3,5 ay yetebilecek durumda.

-Ankara’da geçen yıl bu vakitlere göre su oranı %10,6 daha azalmış durumda. Doluluk oranı %18,9 6 ay yetecek kadar su var.

-İzmir’de su oranı %3,6 daha az %16,5 doluluk oranı var.”

-Bursa’da su seviyesi geçen yıla göre %15 daha az. %16,5 doluluk var.”

TÜRKİYE SU STRESİ ALTINDA OLAN ÜLKELER ARASINDA YER ALIYOR

“Türkiye su zengini bir ülke değil. Su fakiri bir ülke de değil. Su stresi altında olan bir ülke. Yıllık kişi başına 1000 litre ile 1700 litre su tüketiminin olduğu bir ülke bu durumda kabul ediliyor.

Şu an Türkiye’de bu rakam 1323 litre.

2050 yılında şu an 112 milyar metreküp olan su miktarının 85 milyar metreküpe düşmesi bekleniyor.

O zaman su ihtiyacı ise 90 milyar metreküp olacak.

En şanslı bölgemiz Doğu Karadeniz olacak. Kısmen Batı Karadeniz, biraz İstanbul ve Akdeniz’in Batısı, Muğla ile Antalya arası su miktarı bakımından durumu iyi sayılabilecek bölgeler arasında yer alıyor.”

YERİNDE TARIM, KENT TARIMI VS…

“Türkiye’de yaş meyve sebze tüketiminin %25’ini İstanbul yapıyor.

İstanbul’a 76 ilden sevkiyat yapılıyor. Van’dan, Kars’tan da geliyor, Yalova’dan da. 270 bin kamyon bunun için tam 140 milyon kilometre yol kat ediyor.

Yola çıkan domates 4 gün sonra neredeyse salça haline dönüşüyor.

Biz istiyoruz ki, insanları doğduğu yerde doyuralım. İstanbul’da Çatalca, Silivri ile Beykoz Şile gibi bölgelerde üretim yapılırsa buradaki ürünler 1 saat içinde İstanbul’un her yerine ulaşır. Bu nedenle kent tarımını destekliyoruz.”

ET VE SÜT FİYATLARINDA DURUM NASIL?

“Biz ülke olarak kendine yeten ülkelerden biriyiz. Özellikle stratejik ürünler açısından bu böyle.

Süt ve et konusu bu iki konu son günlerde kendini biraz daha fazla hissettiriyor.

Normalde bir kilo etin üreticiye olan maliyeti 115 lira. Bu, uzunca bir dönem bu maliyetlerin altında satılmaya sebebiyet verdi.

Şu anda aslında bir denge oluştu ve bu denge bizim 14 Ekim itibarıyla süte uyguladığımız bir düzenleme oldu. Bir kilo sütün Süt Konseyi tarafından açıklanan sıcak sütün fiyatı 8,5 liradır.

Soğuk süt ve lojistik fiyatı buna dahil değildir. Bu sıcak sütün bir litresinin fiyatı, 50 kuruşta süte verilen pirimdir dedik. Şu anda piyasada 10,5, 11, 12 liraya denk geliyor.

SANAYİCİYE ÇAĞRI: SÜTTEN STOK YAPIP FIRSATÇILIĞA DÖNÜŞTÜRMEK KABUL EDİLEMEZ

“10 tane buz dolabını dizip de orada sütü saklamanız mümkün değil. Burada sanayicilerimize biraz iş düşüyor.

Onların bunu tahrik ettiklerini, bunların fiyatlarını kendilerinin belirlemeye çalıştıklarını biz gördük ve zamanında da onları uyardık. Bu yaptığınız doğru değil, Ulusal Süt Konseyi’nin açıkladığı fiyatı esas alın dedik. Ama onlar adeta yarışa girdiler ve bu yarış doğal olarak sütün fiyatının yukarı çıkmasına neden oldu.

Şimdi de hem kendi aralarında anlaşamadıkları için, bir fiyat indirimine gidemedikleri için, siz sütün fiyatını artırın diyorlar. Biz niye artıralım.

Biz bunu yaptık zamanında. O zaman gereken ilgiyi göstermediler.

“ET FİYATLARIYLA İLGİLİ BİR NORMALLEŞME DÖNEMİNİ BEKLİYORUZ”

“Etle ilgili bir normalleşme dönemini bekliyoruz.

Ramazan ayı dolayısıyla ete ilgi biraz artar. Fakat biz geçen yıl Ramazan ayında gördük. Et konusunda öyle büyük bir iştahın olmadığını. Dolayısıyla şu anda ‘bulunurluk’ konusu bizi ilgilendiriyor. Ne ette, ne sütte bir eksiğimiz yok. Gerekirse de gerekli tedbirler de alınır. Yani biz üreticimizi hiçbir şekilde mağdur etmedik, etmeyiz, edemeyiz. Böyle bir tavrımız asla olmaz.

TARIM CEBİMDE UYGULAMASI

“Çiftçi Kayıt Sistemi (ÇKS) ile çiftçi ne ekecek? Nereye ekecek bunları beyan ediyor. Destekler buna göre veriliyor.

2 milyon 182 bin 079 kişi başvurdu. Geçen yılın 6 bin üzerinde bu rakam.

Önceki uygulama Muhtar-Aza belgesi, Ziraat Odası Çiftçi Belgesi, Diğer belgelerle bu işlemler 1 haftayı buluyordu. Şimdi tarım cebimde uygulaması ile bu iş iki dakikada yapılabiliyor.”

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner60

banner64

banner49

banner63