BİST
1,910.41
ALTIN
786.58
DOLAR
13.72
STERLİN
18.23
EURO
15.57

Kesin olarak yenildi denilen DEAŞ geri mi dönüyor?

Yaklaşık iki yıl önce ABD destekli güçlerin ilerlemesiyle Bağuz DEAŞ'ın düştüğü yer olmuştu. Ancak uzmanlar, sahada yenilen terör örgütü militanlarının çekildikleri hücrelerde tekrar güçlenebileceği uyarısında bulunuyor

18 Ekim 2021 Pazartesi 14:13
Kesin olarak yenildi denilen DEAŞ geri mi dönüyor?

Haber7 / Abdurrahman Koç

 

Tarih 23 Mart 2019... ABD'nin desteklediği birlikler, Suriye'de terör örgütü DEAŞ'ın yerleşik olarak bulunduğu son nokta olan Bağuz'u ele geçirdi ve örgütün 5 yıllık 'hilafeti' sonlandı.

O tarihten itibaren tüm dünya örgütün kesin olarak yenildiğine ikna olmuştu.

Ancak son aylarda, kanlı terör örgütü DEAŞ'ın Suriye, Irak, Afganistan ve Afrika'da gerçekleştirdiği saldırılar yeniden artış gösterince akıllara "DEAŞ geri mi dönüyor" soruları geldi.

Afganistan'da üst üste iki cuma gerçekleştirilen intihar saldırılarında toplamda 180 kişi hayatını kaybetti.

Saldırıyı "Horasan DEAŞ'ı" adlı terör örgütü üstlendi.

Afganistan'daki cami saldırısını DEAŞ üstlendiAfganistan'daki cami saldırısını DEAŞ üstlendi

Ortadoğu uzun zamandır terör örgütü El-Kaide başta olmak üzere radikal örgütlerle mücadele ediyor. 

2011'de başlayan Arap Bahar süreciyle birlikte DEAŞ'la birlikte radikal örgütlerin varlığında artış yaşandı.

Birçok "süper gücün" katılımıyla kurulan uluslararası koalisyonlar, peşinden gelen operasyonlar örgüte ağır darbeler verdi.

Örgütün lideri ve sözde 'halifesi' Ebu Bekir El-Bağdadi, ABD'nin gerçekleştirdiği operasyonda 27 Ekim 2019'da öldürüldü.

Ancak her ne kadar örgüt yenilmiş gibi gözükse de uyuyan hücrelerin harekete geçmesi beklenildiği gibi uzun sürmedi.

DEAŞ'ın ağır kayıplar verdiği doğruydu ancak kalan militanları buharlaşmadı. 

Sadece hücre yapılanması içinde ve fırsat bulduklarında diğer örgütlerin içinde kendilerini kaybettiler.

DEAŞ, güçlerini yeniden konumlandırmak, savaşçılarına ve destekçilerine yeniden enerji kazandıran şiddet eylemlerini körüklemek için Suriye ve Irak'taki güvenlik açıklarını giderek daha çok kullanıyor.

IRAK VE SURİYE'DE VARLIĞINI KORUYOR

Uluslararası koalisyon tarafından elde edilen bulgulara göre DEAŞ militanları ve casusları Suriye'nin büyük çoğunluğunda serbestçe dolaşıyor ve ortamı, terör örgütünün avantajına olacak biçimde şekillendiriyor.

Ocak ve nisan aylarında Bağdat'ta düzenlenen saldırılar, Iraklı yetkililerin yoğun terörle mücadele baskılarına rağmen örgütün direniş gösterdiğine işaret ediyor.

Birleşmiş Milletler (BM) tarafından yayınlanan bir raporda, DEAŞ için "köklü bir direnişe evrildiği, kendine emniyetli bölgeler edinmek için yerel güvenlik açıklarından yararlandığı ve örgütle mücadele operasyonlarını yürüten güçleri hedef aldığı" ifade ediliyor.

BM üyesi ülkelerin istihbarat daireleri, Bağdat'ta saldırılar düzenleme becerisinin yanı sıra DEAŞ'ın Diyala, Selahattin ve Kerkük vilayetlerinde ağırlığını yeniden ortaya koymaya başladığının görüldüğünü, militanların bu bölgeleri birbirine bağlayan yollarda bir dizi saldırı düzenlediğini kaydediyor.

Bazı uzmanları, sınırlı da olsa DEAŞ'ın Irak'ta sahada kendini göstermeye başlayabileceği görüşünde.

Stratejik ve Uluslararası Çalışmalar Merkezi Fahri Başkanı Anthone H. Cordesman, 9 Eylül tarihli makalesinde, DEAŞ tehdidinin devam ettiğini yazdı.

"ABD'NİN ÇABASI ZAYIFLARSA..."

"ABD belirli bir harekete karşı büyük bir askeri ilerleme kaydetse bile, grup ya toparlanır ya da yerine yeni bir terörizm biçimi ortaya çıkar. ABD, terörü ortadan kaldırmak için stratejik ortaklarıyla birlikte çalışabilir, ancak bu terörizmin kalıcı bir yenilgisi değildir. Daha da kötüsü, ABD'nin çabası zayıflarsa, terörizm ve aşırılığın geri dönme olasılığı çok yüksek"

HORASAN DEAŞ'I

Afganistan'da son iki haftadır onlarca kişinin hayatını kaybettiği cami saldırılarını üstlenen Horasan DEAŞ'ı ülkede kendini göstermeye devam ediyor.

Horasan DEAŞ'ı, 2015'in ocak ayında DEAŞ'ın Irak ve Suriye'de en güçlü olduğu dönemde kuruldu.

Terör örgütünde hem Afgan hem de Pakistanlı militanlar ve örgütlerini yeterince radikal görmeyen Taliban üyeleri yer alıyor.

DEAŞ militanları şimdi, yeni gelen Taliban hükümeti için büyük bir güvenlik sorununu temsil ediyor, Taliban liderliğinin Batı istihbarat teşkilatlarıyla ortak olarak paylaştığı bir şey.

Taliban militanlarını "mürted" olarak değerlendiriyor ve İslam hukuku yorumlarına göre öldürmelerini meşru kılıyor.

ABD'NİN DİKKATİ "HORASAN"IN ÜZERİNDE

ABD'nin terörle mücadele alanındaki üst düzey yetkilileri, 22 Eylül'de Kongre'de katıldıkları oturumda, DEAŞ ve Taliban'ın bölgesel ağlarını genişletmeye odaklandığını, ancak DEAŞ'ın Afganistan'daki Horasan kolu için durumun değiştiğine işaret eden bazı bulgular söz konusu olduğunu söyledi.

ABD'ye yönelik tehditlerin ele alındığı oturumda konuşan Ulusal Terörle Mücadele Merkezi Başkanı Christine Abizaid, "Ben IŞİD'in Horasan kolundan endişeleniyorum. 26 Ağustos'taki saldırıdan sonra edindikleri kötü şöhretin eriştiği boyut beni kaygılandırıyor" dedi.

ABD askeri yetkilileri, DEAŞ'ın Horasan kolunun Afganistan çapındaki hücrelerde en az 2 bin savaşçısı olduğuna inanıyor.

Haber7'ye konuşan Süreç Analiz Direktörü Murat Sofuoğlu, örgütün 2019 yılında yenildikten sonra hücrelere çekildiğini ve militanların farklı bölgelere dağıldığını söyledi.

"DEAŞ, Irak, Suriye, Türkiye ve diğer ülkelerde hücre yapılanmasına devam ediyor" diyen Sofuoğlu, Afganistan'daki durumu ise şöyle değerlendirdi:

"Afganistan'da farklı bir durum var. Orada bir vilayeti, bir şehri yönetemiyorlar. Ama bazı vilayetlerde, bazı dağlık bölgelerde kırsal hakimiyetleri var. Bir de köy ve kırsal alanda etkili oldukları yerler var. Bunlar o alanlarda özellikle Taliban'ın iktidara gelmesinden önceki süreçte de Taliban'la da çok ciddi savaş yaşadılar. Ve Amerikalılar da burada Taliban'ı destekledi açıkçası. Onun sonucunda Irak ve Suriye'de yaşananların benzeri Afganistan'da da oldu DEAŞ için" 

Murat Sofuoğlu"NE IRAK, NE ESED GÜÇLÜ HALK DESTEĞİNE SAHİP DEĞİL"

Sofuoğlu, DEAŞ'ın Irak ve Suriye'de tekrar canlanabileceği uyarısında bulunarak, şunları aktardı:

"Ne Irak merkezi hükümeti, ne Esed yönetimi güçlü halk desteğine sahip yapılar değiller. Olmadıkları için özellikle Sünni alan üzerinde DEAŞ tekrar bir şeyleri ortaya çıkartabilir. Afganistan'da ise farklı bir durum var. Taliban'ın halk desteği ayrı tartışılır ama Taliban silahlı bir güç. Taliban'ın ordusu biraz farklı. Kırsal alanda da kentlerde de hakimiyet alanı geliştirmiş güçler. Burada Taliban açısından şöyle bir dezavantaj var. Karşılıklı olarak benzer bir ideolojik yapı var. Suriye'de biz seküler bir hükümetiz diyorlar. Irak'ta biz Şii domine bir hükümet. Ama şimdi Taliban seküler değiliz diyorlar"

DEAŞ'ın Şii camilerini alarak Taliban'a İran öfkesini körüklemeye çalıştığını belirten Sofuoğlu, şöyle devam etti:

"Çünkü İran neden engellemiyorsunuz diye çıkışacak. Şu an İran'la bir anlaşması var Taliban'ın ama kırılgan, kaygan bir anlaşma. DEAŞ'da o zayıf noktadan saldırıyor"

DEAŞ militanlarının Irak ve Suriye'den Afganistan'a geçme ihtimalinin yüksek olduğunu söyleyen Sofuoğlu, "Ancak bu militanların hangi kanaldan gittiğini söylemek zor. İran'dan zor gözüküyor. Pakistan üzerinden yapabilirler ama Pakistan açısından bakarsak Taliban'ı destekleyen bir ülke olarak DEAŞ militanlarına köprü olacağını düşünmüyorum" ifadelerini kullanıyor.

KAYNAK: HABER7

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner60

banner64

banner49

banner63