BİST
2.443,77
ALTIN
976,05
DOLAR
16,78
STERLİN
20,29
EURO
17,50

Uzmanlar Prens Selman'ın ziyaretini değerlendirdi: Bütün İslam alemine örnek oldu

Suudi Veliaht Prens Muhammed bin Selman'ın Türkiye ziyaretini değerlendiren uzmanlar, bu ziyaretin diğer İslam ülkelerine örnek olması açısından çok önemli olduğu görüşünde.

22 Haziran 2022 Çarşamba 21:00
Uzmanlar Prens Selman'ın ziyaretini değerlendirdi: Bütün İslam alemine örnek oldu

Haber7 / Abdurrahman Koç

Türkiye-Suudi Arabistan ilişkilerinde yeni bir döneme girildi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman'ı Beştepe'de resmi törenle karşıladı.

2018'den beri ilk kez yapılan ziyaretle ilgili konuşan uzmanlar, hem iki ülke için hem de İslam dünyası adına çok önemli bir adım atıldığı görüşünde.

Haber7 olarak Türkiye-Suudi Arabistan normalleşmesini Yeditepe Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Cumhurbaşkanlığı Güvenlik Kurulu Üyesi Prof. Dr. Mesut Hakkı Caşın, Ahmet Yesevi Üniversitesi'nden Prof. Dr. Cengiz Tomar ve Sakarya Üniversitesi'nden Mehmet Rakipoğlu'na sorduk.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Prens Selman'ın görüşmesi sona erdiCumhurbaşkanı Erdoğan ile Prens Selman'ın görüşmesi sona erdi

"BÜTÜN İSLAM ALEMİNE ÖRNEK OLDU"

Ziyaretle ilgili konuşan Prof. Dr. Mesut Hakkı Caşın, "Türkiye ve Suudi Arabistan özellikle Cemal Kaşıkçı cinayetinden sonra ikili ilişkilerinde önemli bir kriz boyutunu atlatmıştır" dedi. Caşın, "Uluslararası ilişkilerde olması gereken iki kardeş devletin bu husumet ortamından çıkıp, özellikle Ortadoğu bölgesinde yaşanan savaşlar, istikrarsızlık ve kaos ortamıyla birlikte normalleşmenin bütün İslam alemine örnek olduğunu düşünüyorum" ifadelerini kullandı.

"MISIRLA İLGİLİ ÇOK ÖNEMLİ MÜJDELİ GELİŞMELER OLACAK"

"Prens Selman'ın Türkiye ziyareti sadece iki ülke arasındaki ilişkiler değil, kadim iki medeniyet, Arap-Türk medeniyetleri arasındaki dostluk ve kardeşliğin önemli bir simgesidir" diyen Caşın, şöyle devam etti:

"Nitekim Sayın Cumhurbaşkanının büyük bir törenle ağırlaması Türkiye'nin misafirlerine ne kadar önem verdiğinin bir göstergesidir. Ancak şunu belirtmekte fayda var, Türkiye'nin Suudi Arabistan ile normalleşmesi, dünya ilişkileri açısından bakıldığında Türkiye'nin Ortadoğu'daki misyonunun yeni bir kavramsal temele oturduğunu göstermektedir. Selman'ın önce Mısır'a sonra Türkiye'ye gelmesi, sonra Ürdün'e gidecek olması burada kurulması gereken ilişkilerin bütün İslam dünyasını kapsadığını düşünüyorum. Nitekim Türkiye ile Mısır arasında da önümüzdeki günlerde çok önemli müjdeli gelişmelerin dünyada ses getireceğini düşünüyorum. Ancak zamanlama açısından bakıldığında Sayın Prens'in Türkiye ziyaretinin Biden'ın ziyareti öncesi yapılması, bu ziyaretin iyi planlandığını gösteriyor"

"ASKERİ ALANDA DA BİR İTTİFAK GELİŞECEK"

"Bu iade-i ziyaret, Türkiye'nin bölgeye verdiği önemin kabulüdür" diyen Caşın, askeri olarak da bir ittifakın gelişeceğini dile getirdi. İkili görüşmelerde savunma bakanının yanı sıra savunma sanayii şirketlerinin de bulunduğunu ifade etti. Caşın, öre yandan iki ülke arasında ticaret, finansman, turizm başta olmak üzere tarım ve hayvancılık anallarında da yeni bir sürecin harekete geçeceği düşüncesini dile getirdi.

"SUUDİ ARABİSTAN'IN KADİM DOSTUNUN TÜRKİYE OLDUĞU ORTAYA ÇIKMIŞTIR"

Caşın, "Bir başka husus, aslında Suudi Arabistan şunu görmüştür; Özellikle son zamanlarda ABD'nin Afganistan'dan geri çekilmesi, ama en önemlisi Rusya-Ukrayna savaşındaki tutumu, ve Suudi Arabistan'ın bazı konularda yalnız bırakılması, Suudi Arabistan'ın tarihi ve kadim dostunun Türkiye olduğunu ortaya koymuştur. O bakımda bu gelişmenin iki ülkeden ziyade bütün İslam dünyası önünde yeni bir beyaz sayfa açacağını söyleyebilirim" değerlendirmesinde bulundu.

HAC KONTENJANI VE ÜRÜN AMBARGOSUNUN KALDIRILMASI

Caşın, "İkinci husus, bundan sonraki ilişkilerde, özellikle Suudi Arabistan'ın hem hac meselesinde Türkiye'ye daha fazla kota ayırması, hem de Türkiye'ye uygulanan ticari ambargonun kaldırılmasıyla Türk ürünlerinin Suudi Arabistan pazarında daha fazla yer edeceğini düşünmekteyim" dedi.

TÜRKİYE-SUUDİ ARABİSTAN-MISIR-PAKİSTAN ASKERİ İŞBİRLİĞİ

"Diğer taraftan da çok önemli bir husus; Türkiye-Suudi Arabistan arasındaki askeri öğrencilerin akademik seviyesinde kurmay mekteplerinde değişim öğrencisi olarak eğitim almaları, Türkiye ile Suudi Arabistan arasındaki askeri işbirliğinin, buna Mısır ve Pakistan'da dahil olmak üzere yeni bir çizginin bir şekilde mühürlendiğini söylemek gerekir."

"Türkiye, Yavuz Sultan Selim Han'dan bu yana Suud milletine, Arap milletine daime saygı duymuştur" diyen Caşın, "Ve biz kendimizi daima Mekke'nin hizmetçisi olarak tanımlamışızdır. Batılı ülkelerin söylediği gibi Osmanlı yeniden geliyor, bizi taassub altına alacak değil. Türkiye'nin işte, emekte, savunma başta olmak üzere ticarette bütün Müslüman devletlerle ortaklık işbirliği ve ortak pazar geliştirilmesi konusunda çok önemli örnek teşkil ettiğini düşünüyorum" diye konuştu.

RAKİPOĞLU: BİDEN'DAN ÖNCE TÜRKİYE'YE GELMESİ ÇOK ÖNEMLİ

Ziyaretin önemini üç farklı noktadan değerlendiren Mehmet Rakipoğlu ise, şunları aktardı:

"Birincisi normalde Muhammed bin Selman Yunanistan ve Güney Kıbrıs'ı da kapsayan bir tur yapacaktı ve bu kapsamda Türkiye'ye gelecekti. Bu ziyaret ertelenmişti. Daha sonra sürpriz bir şekilde bu ziyareti gerçekleştireceğini açıkladı ve Yunanistan, Güney Kıbrıs ziyaretini erteledi. Türkiye-Yunanistan gerilimini düşününce, Türkiye ile ilişkilerin normalleşmesi adına önemli bir adım olarak görünüyor.

İkinci nokta; Biden'ın önümüzdeki ay Suudi Arabistan ziyareti olacak. Ondan önce Muhammed bin Selman'ın Türkiye'ye gelmesi, gerek Suud gerek Türkiye'nin ABD ile sorun yaşadığını düşününce, iki ülkenin de aslında ABD'ye karşı işbirliğine gittiğini söyleyebilirim. ABD'ye tam karşıtlık değil de ABD'de dönen rahatsızlığı işbirliğiyle bertaraf edebilirler. 

Üçüncü nokta; gerek önce Mısır'dan sonra Ürdün ziyaretleri kapsamında, üçüncü turda Türkiye'ye gelmesi, Türkiye'yi bölgedeki önemli aktörlerden biri olarak gördüğünü söyleyebiliriz"

"SUUDİ ARABİSTAN, TÜRKİYE'DEN ULUSAL SAVUNMA KAPASİTESİNİ ARTIRMASINI BEKLİYOR"

"Bayraktarlar, Libya, Suriye, Azerbaycan ve Ukrayna meselesi sonrası Türkiye'nin askeri gücü Arap ülkeleri açısından iyice kanıtlandı" diyen Rakipoğlu, "Şimdi Suudi Arabistan'a gerek İran, gerek de El Kaide gibi unsurların tehditleri artarak devam ediyor. Bu anlamda ABD'den gerekli desteği alamıyorlar. Güvenlik boşluğu var. Türkiye ile işbirliği ile bunu doldurmak istiyorlar. Türk askerinin konuşlanması çok zor ama Bayraktar satışı mümkün. Ama bence Suudi Arabistan'ın Türkiye'den asıl bekleyeceği şey ulusal savunma kapasitesinin artırılması noktasında fabrika inşaatı bence Suudi Arabistan talep eder. Silah üretim, füze üretimi noktasında Türkiye'deki teknolojiden yararlanmak isteyebilirler" diye konuştu.

SURİYE OPERASYONU

Rakipoğlu, Suriye'ye yönelik operasyona ilişkin, "Bu ziyaretle birlikte Türkiye'nin de Suriye'de oprasyonu gündemde. Bu ziyaretle birlikte Suudi Arabistan ve BAE'nin 'Suriye'nin toprak bütünlüğüne' yönelik söylemlerinin törpüleneceği, üst perdeden karşılıklı gerilimi artıran söylemlerini kenara bırakacaklarını beklemek daha mümkün"

"YATIRIMCI VE TURİST BEKLENİYOR"

Rakipoğlu, şöyle devam etti:

"Ziyaret öncesi Türkiye'ye yönelik ambargo vardı. Hem seyahat yasağı, hem de Türk ürünleri oralarda bekletiliyordu. Bu kaldırıldı. Bu çok önemli bir gelişme. Nitekim Türkiye bu yaz Körfez'den turist ve yatırımcı istiyor. Bu  yasağın kalkmasıyla birlikte Suudi Arabistan'dan Türkiye'ye yatırımcı ve turist gelmesi bekleniyor. SWAP anlaşmaları, vergilendirmelerin kaldırılması noktasında birçok anlaşma yapılabilir. Başka alanlarda da medya, kültür eğitim noktasında da anlaşmalar yapılabilir"

"TİCARET HACMİNİN 15 MİLYAR DOLARA ÇIKMASI GEREKİYOR"

"Şu an ticaret hacmi 5 milyar dolar civarında. Bunun en az 15 milyar dolar civarına çıkarılması gerekiyor. BAE'nin nüfusu az olmasına rağmen Türkiye ile 10-15 milyar dolar civarında ticaret var. Suudi Arabistan'ın nüfusu 30 milyon, BAE'nin üç katı. Yani bu sayının en az 15 olması gerekiyor"

"SUUDİ ARABİSTAN, HUSİLERE KARŞI TÜRKİYE'DEN YARDIM İSTEYEBİLİR"

"Yemen'den gelen Husi tehdidinin bertaraf edilmesi noktasında Suudi Arabistan Türkiye'den yardım talep edebilir. Özellikle Bayraktar'ların kullanılması noktasında. Husilerin de Türkiye'ye karşı faaliyetleri artmış durumda. En son Türkiye'nin bir anıtı vardı Yemen'de onu yıktılar. Türkiye'nin Suriye operasyonu İran'ı tedirgin ettiği için İran Türkiye'nin yakınlaşmasına ket vurmaya çalışabilir. İran, Türkiye'nin gerek BAE ile, gerek İsrail'le gerek Suud'la normalleşmesinden çok rahatsız. Bunu gerek medyasında gerekse bölgesel faaliyetlerinde görebiliyoruz. Mesela Irak'ta tehditkar açıklamalar yapıyor"

CENGİZ TOMAR: TÜRKİYE TÜM ARAP ÜLKELERİYLE İLİŞKİLERİNİ DÜZELTMİŞ OLUYOR

Prof. Dr. Cengiz Tomar, ziyaretin iki ülke açısından reel politiğe dönüş olduğunu söyledi.

"İki ülke açısından reel politiğe dönüş. 2013 öncesine dönüş. Arap Baharı sürecinde iki ülke ters düşmüştü. Şimdi ABD yönetiminin değiştiği bir ortamda konjöktür de değişti. Ortadoğu'da da konsolidasyon sağladı. Şimdi iki ülke de reel politiğe dönüyor. Artık her iki ülke de realiteyi kabul etmiş durumda Ortadoğu'da. 

Türkiye Arap dünyasıyla yalnız kalmıştı. İlişkiler tamamen bozulmuştu hemen hemen. O anlamda Türkiye Arap ülkeleriyle ilişkilerini düzeltmiş oluyor. Bunun hem ekonomik, hem de bundan sonraki süreçlerde Suriye, Yemen, İsrail Filistin meselelerinde iki ülke konuşabilecek duruma geliyor"

"TÜRKİYE VE ARAP ÜLKELERİ KONUŞABİLECEK DÜZEYE GELDİ"

Genel olarak Suudi Arabistan-ABD ilişkileri çok olmadı. İran meselesi de var. Bayraktar silah alımlarında Türkiye ile o manada ilişki kurulabilir. Çünkü Bayraktar da kendini kanıtladı. Ama Türkiye verir mi vermez mi belli olmaz. Çünkü o siyasi bir mesele. 
Bölge açısından olumlu bir gelişme. Çünkü bölge ülkeleri kendi aralarında kavga edip konuşmayınca bu sefer emperyalist güçler geliyor. Rusya, ABD gibi ülkeler. En azından Türkiye ve bu ülkeler konuşabilecek düzeye geldiler.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner60

banner64

banner49

banner63