İlim Bir Fetih Faaliyetidir

İLİM bir fetih eylemidir.
Bu sebeple zordur. Çilelidir.
Emek ister. Terlemeyi gerektirir.
Eller tatlı uykusunda nice rüyalar görürken ilimle meşgul olanlar zihninin kıvrımlarında azabın kıskacında dokur kendini.
İlmek ilmek…
Adım adım…

ESKİ bilgilerin yanlış çıkması bir kumandanın yaptığı taarruz denemelerinin inkisarla sonuçlanmasından farksızdır.
Çileden çıkartan bir çiledir.
Nice gayretlerinin ve harcadığı zamanların çöpe atılmasıyla eş değerdir.
Can yakması bundandır biraz da…

FETİH bir cesaret işidir.
Gözü kara olmayı zorunlu kılar.
Sonuca ulaştırmayan yöntemlerin tekrarlanmamasını icap ettirir.
Yılgınlığa düşenlerin ulaştığı bir netice değildir.
Zafer azmedenlerin armağanıdır.

ÇOĞU insan bu sebeplerle yeni şeyler öğrenmek istemez.
Yormaz kendini.
Sorgulamaya kapatır aklını…
Kolay olanı yani kendince güvendiği birilerinin söylemlerine teslim olmayı seçer.
Burası risk barındırmaz ona göre.
Konforludur.
Teslimiyet esastır. Sorgulamak yasaktır.

MALUMATIN aşılarak bilgiye ulaşılması, bu bilginin ciddi bir ceht ve maharet marifetiyle ilme tebdil edilmesi engebeli yokuşları aşmak gibidir.
Askerlerin pentatlon skalalarını andırır. Performans gerektirir.
Bu ise hiyerarşik bir sistemle ve disiplinle oluşturulan ciddi bir irade ile sağlanır.

EVET…
Bilgi bir fetih faaliyetidir.
Kendini fethetme eylemidir.
Kişi bu yolda kaygılarıyla yüzleşir. Kaçmaz. Bunlarla baş etmesi kendisini kaygılardan fethetmesidir.
Korkuları atlaması mecburi olan ciddi bir parkurdur. Bu da aynı şekilde önce tespit ardından kabul ve sonrasında yüzleşmeyi getirir.
Bu korkular arasında içine doğduğu ve gömülü bulunduğu öğretiler de vardır. Hiçbir araştırmaya yaslanmayan, dayanaktan yoksun, asılsız ön kabulleri iman haline getirmişse bu süründürür. Yüzü, gözü ve elbiseleri çamur içinde kalır.
Oluşturduğu veya hazır bulduğu sosyal çevreyle ters düşme ve ardından dışlanma tehdidi cesareti olmayanları yıldırır. Yalnızlaşmayı göze alamaz.
Neticede kendini fethedemez.

İÇİNDE sakladığı şüpheleri açığa çıkartmak istemez. Zira sarsan soruların altında kalmaktan çekinir. Oysa iman bunları yenmekle elde edilen bir güvendir.
İman güvenmek demektir. Çünkü kanıta dayalıdır. Vahiy esaslıdır.
Sorularla dirilenler ancak şüphelerinden arınabilirler.
Anlam arayışının anahtarı sahih sorulardır.
Fethin kapısı ilme taşıyan bu anahtardır.

FETHİN kapıları ihtilafların bitirilmesi ve yekvücut olarak düşmana saldırılmasıyla açılır.
Bir öyle bir böyle düşünmenin ortadan kaldırılmasıyla gerçekleşir.
Nifaka infak toplarının salınmasıyla olur.
Şirk tevhit topuzuyla dağıtılır.
Kibir tevazu havanlarıyla dövülür.
Tembellik, konfor belası, başkası yapsın ben yiyeyim gibi asalak tavırların bir balon gibi patlatılması için iğnenin batırılması kararlılığı lazımdır.

KENDİLİK bilinci buna benzer nice stratejik plan ve onu uygulama cesareti ve kudretiyle oluşur. Başka bir söyleyişle kendini ilimle fethetmenin tatlı bir sonucudur.
Buna insanlık haysiyetine erişmek de diyebiliriz.
Rabbimizin bahşettiği özgürlüğü kullanıp güçlü bir iradeyi ortaya koyarak yapılır.
Yani ferdiyete erişmekle mümkündür.
Başkalarının güdülediği bireyler olmaktan sıyrılıp ferdiyet kazanmak yeniden insanlık haysiyetine erişmektir.
Ancak…
İlla talep, illa talep…
Ya Selam.