Jeffrey Epstein dosyasında sosyal medyaya kontrollü şekilde sızdırılan video ve görseller, kamuoyunda her geçen gün daha büyük bir sarsıntı ve dehşeti içinde barındırıyor.
Ortaya çıkan her yeni parça, olayın vahametini ve perde arkasındaki karanlık ilişkiler ağını biraz daha açığa çıkarıyor.
İzleyenlerin ve takip edenlerin yüreği bu görüntülere artık dayanmıyor.
Paylaşımların bilinçli zamanlaması ve seçilen içerikler, bunun rastlantı değil, planlı ve yönlendirilmiş bir ifşa süreci olduğunu açıkça gözler önüne seriyor.
Medeniyetler beşiği olarak adlandırılan İsviçre’nin tam göbeğinde yer alan bir çeşme, bu karanlığın sembolik bir yansıması gibi duruyor.
Bu çeşmede temsil edilen figür, bebek ve çocuk eti yiyen bir adam. İnsanlığa örnek olduğu iddia edilen bir coğrafyada, böylesine vahşi ve insanlık dışı bir figürün şehir merkezinde sergilenmesi, basit bir sanat ya da mitoloji tartışması olamaz.
Peki Jeffrey Epstein dosyasında öne çıkanlar ne?
İşkence, ensest ilişkiler, pedofili, çocuk istismarı ve bebek eti yiyen insanlar. Tüm bu başlıklar yan yana geldiğinde ortaya çıkan tablo tesadüflerle açıklanamaz. Bu figürü ülkenin göbeğine dikenler kimler, neyi simgeliyorlar, neyi normalleştirmeye çalışıyorlar ve hangi karanlık düzeni gözlerden saklıyorlar?
Bu artık yalnızca bir skandal dosyası değil. Bu, güç, sapkınlık ve cezasızlıkla beslenen bir yapının insanlığın vicdanına meydan okumasıdır. Ve asıl korkutucu olan, tüm bunların gözümüzün önünde, adım adım normalleştirilmeye çalışılmasıdır.
Kaynak: Muhammet Binici