<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Florya Gazetesi</title>
    <link>https://www.floryagazetesi.com</link>
    <description>interaktif haber portalı</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.floryagazetesi.com/rss/savunma" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2024. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Wed, 16 Sep 2026 13:53:26 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.floryagazetesi.com/rss/savunma"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Avrupa’nın 6. nesil savaş uçağı projesi çöktü]]></title>
      <link>https://www.floryagazetesi.com/avrupanin-6-nesil-savas-ucagi-projesi-coktu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.floryagazetesi.com/avrupanin-6-nesil-savas-ucagi-projesi-coktu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[The Guardian'ın haberine göre Fransa ve Almanya, liderlik kavgası ve tasarım uyuşmazlıkları nedeniyle ortak altıncı nesil savaş uçağı projesi FCAS'ı iptal etti. Fransa yola tek başına devam ederken ortaksız kalan Almanya'nın rakip Tempest projesine katılabileceği belirtiliyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Avrupa'da siyasi ve ekonomik kriz, her geçen gün etkisini hissettiriyor.</p>

<p>Dünyada savunma sanayiinde özellikle ABD, Çin ve Türkiye'nin başını çektiği bir dönüşüm yaşanıyor.</p>

<p>Ancak Avrupa; İHA ve savaş uçağı geliştirme konusunda çoğu ülkeden geri kaldı.</p>

<p>Bu kapsamda Avrupa ülkeleri, güçlerini birleştirerek ortaklaşa 6. nesil savaş uçağı oluşturmak istemişti.</p>

<p>Yaşanan son gelişme, Avrupa'da yaşanan krizin boyutunu gözler önüne serdi.</p>

<h2>PROJE İPTAL EDİLDİ</h2>

<p>Fransa ve Almanya, 2018 yılından bu yana ortaklaşa geliştirmeyi planladıkları 6. nesil savaş uçağı programı Geleceğin Muharebe Hava Sistemi'ni (FCAS) resmen iptal etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<h2>ORTAK ÜRETİM HEDEFLERİNE BÜYÜK DARBE</h2>

<p>Almanya Başbakanı Friedrich Merz ile Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un aldığı bu iptal kararı, İtalya eski Başbakanı Mario Draghi’nin Avrupa’nın ABD ve Çin karşısında rekabet edebilmesi için önerdiği "savunmada ortak üretim" hedefine büyük bir darbe indirdi.</p>

<p><img loading="lazy" src="https://imgcdn.ensonhaber.com/media/esh/2026/09/09/6aa0f798320b1809__w1200xh713.jpg?w=800" width="800" /></p>

<h2>LİDERLİK MÜCADELESİ</h2>

<p>İki ülke arasındaki ipler, projeye liderlik etme mücadelesi veren Fransız Dassault Aviation ile genel merkezi Almanya'da bulunan Airbus Savunma ve Uzay arasındaki yetki kavgaları nedeniyle koptu.</p>

<p></p>

<p>Ayrıca uçak gemisi filosu bulunan Fransa'nın deniz kuvvetlerine uygun daha hafif bir uçak istemesi, uçak gemisi olmayan Almanya ile askeri gereksinimlerin uyuşmamasına yol açtı.</p>

<h2>TARAFLAR BAŞKA ROTALARA YÖNELDİ</h2>

<p>Fransız motor üreticisi Safran’ın, Alman MTU Aero Engines ile ortak motor geliştirme çalışmasını sonlandırdığını açıklaması ise FCAS projesinin tabutuna çakılan son çivi oldu.</p>

<p></p>

<p>FCAS'ın çöküşünün ardından taraflar farklı rotalara yöneldi. Dassault Aviation CEO'su Éric Trappier, yeni nesil savaş uçağını Fransa olarak tek başlarına geliştirebileceklerini belirterek ilk gösterim uçağını en geç 2031'de havalandırmayı hedeflediklerini duyurdu.</p>

<p><img loading="lazy" src="https://imgcdn.ensonhaber.com/media/esh/2026/09/09/6aa0f7b76dbbe757__w1032xh738.jpg?w=800" width="800" /></p>

<h2>JAPONYA</h2>

<p>Sektör uzmanları, Fransa'nın bu hamlesinin tamamen sıfırdan bir uçak yerine, hayalet drone'larla birlikte çalışabilecek bir "Super Rafale" modeline dönüşebileceğini değerlendiriyor.</p>

<p>Projeden eli boş dönen Almanya için ise geriye tek bir seçenek kalmış görünüyor: İngiltere, İtalya ve Japonya'nın yürüttüğü rakip Küresel Muharebe Hava Programı'na (GCAP - Tempest) dahil olmak. Ancak Berlin'in bu projeye masada söz sahibi bir kurucu ortak olarak mı, yoksa üretim payı kısıtlı ikincil bir müşteri olarak mı kabul edileceği belirsizliğini koruyor.</p>

<p>Tempest'i geliştirmek için ortak şirket kuran İngiliz ve İtalyan yetkililer, Almanya'nın getireceği finansal güce sıcak baksalar da yeni bir ortağın bürokrasi yaratarak uçağın 2035'teki ilk uçuş hedefini geciktirmesinden çekiniyor.</p>

<p><img loading="lazy" src="https://imgcdn.ensonhaber.com/media/esh/2026/09/09/6aa0f9ca759f6295__w1200xh800.jpg?w=800" width="800" /></p>

<h2>NE OLMUŞTU?</h2>

<p>Mevcut tablo, 1980'lerde yaşanan bölünmeyi akıllara getiriyor.</p>

<p>O dönemde de Fransa ortak Avrupa uçağı konsorsiyumundan ayrılarak tek başına Rafale'ı üretmiş, aralarında Almanya ve İngiltere'nin de bulunduğu diğer ülkeler ise Eurofighter Typhoon yolunu seçmişti.</p>

<p>Savunma sanayii uzmanları, Avrupa'nın aynı anda Fransa, Almanya ve GCAP kaynaklı üç ayrı savaş uçağı programını ekonomik açıdan finanse edemeyeceği uyarısında bulunuyor.</p>

<p>Bir muharebe uçağının maliyetini amorti edebilmesi için gereken en az 600 adetlik sipariş hacminin bu şekilde bölünmesi, Avrupa savunma sanayiini dış pazarlarda ve ABD karşısında çok daha kırılgan hale getirebilir.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Savunma</category>
      <guid>https://www.floryagazetesi.com/avrupanin-6-nesil-savas-ucagi-projesi-coktu</guid>
      <pubDate>Wed, 09 Sep 2026 13:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://floryagazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/floryagazetesi-com/uploads/2026/09/6aa0f9ca759f6295-w1200xh800.webp" type="image/jpeg" length="96196"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[ASELSAN’ın GÜRZ’ü Sahaya İndi: Türk Hava Savunmasında Yeni Dönem]]></title>
      <link>https://www.floryagazetesi.com/israil-medyasi-gurze-hayran-kaldi-rus-pantsire-turk-cevabi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.floryagazetesi.com/israil-medyasi-gurze-hayran-kaldi-rus-pantsire-turk-cevabi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’nin çok katmanlı hava savunma mimarisinin yeni unsurlarından GÜRZ, ilk atışlı saha faaliyetini başarıyla tamamladı. ASELSAN tarafından geliştirilen sistem; radar, elektro-optik sensörler, 35 mm top ve farklı menzillerdeki füze seçeneklerini tek bir mobil platformda buluşturuyor. GÜRZ’ün ortaya koyduğu kabiliyetler yabancı savunma çevrelerinin de dikkatini çekerken, sistem Rus Pantsir ailesiyle karşılaştırılmaya başlandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Florya Gazetesi Haber Merkezi</strong></p>

<p>Türkiye’nin son yıllarda hız kazanan yerli ve millî hava savunma projelerine yeni bir halka daha eklendi. ASELSAN tarafından geliştirilen <strong>GÜRZ Hava Savunma Sistemi</strong>, 5 Eylül 2026 tarihinde gerçekleştirilen atışlı saha faaliyetini başarıyla tamamlayarak önemli bir aşamayı geride bıraktı.</p>

<p>ASELSAN tarafından açıklanan bilgilere göre sistem; radar ve elektro-optik unsurlarla hedef tespiti, hedefin sürekli takibi ve menzil doğruluğu gibi kritik aşamalarda yüksek başarı gösterdi. Test kapsamında GÜRZ’ün dört yüzlü AESA radar mimarisi, elektro-optik sistemleri ve haberleşme altyapısı birlikte sınandı. Faaliyette kullanılan GÖKSUR füzesinin de zorlu manevralar gerçekleştirerek planlanan uçuş profilini başarıyla takip ettiği bildirildi.</p>

<h2>Tek araçta çok katmanlı hava savunması</h2>

<p>GÜRZ’ü klasik yakın hava savunma sistemlerinden ayıran en önemli özelliklerden biri, farklı önleme araçlarını tek bir mobil platformda bir araya getirmesi.</p>

<p>Sistem; top, çok kısa ve kısa menzilli füze çözümleri, gelişmiş radarlar, elektro-optik algılayıcılar ve elektronik karşı tedbir unsurlarını bütünleşik şekilde kullanabilecek biçimde geliştiriliyor. ASELSAN’ın daha önce yayımladığı faaliyet raporlarında da GÜRZ’ün; çok kısa ve kısa menzilli füzeler, 35 mm top, elektronik karıştırma kabiliyeti ve gelişmiş radar sistemlerini aynı yapı üzerinde birleştiren çok maksatlı bir hava ve füze savunma sistemi olarak tasarlandığı belirtilmişti.</p>

<p>Bu yapı sayesinde GÜRZ’ün özellikle insansız hava araçları, dolaşan mühimmatlar, helikopterler, savaş uçakları ve seyir füzeleri gibi farklı karakterdeki hava tehditlerine karşı aynı platform üzerinden reaksiyon gösterebilmesi amaçlanıyor. Son saha faaliyetleri, bu bütünleşik mimarinin operasyonel doğrulama sürecinde önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.</p>

<h2>KORKUT tecrübesi GÜRZ’e taşındı</h2>

<p>Sistemin silah katmanında Türkiye’nin daha önce geliştirdiği hava savunma çözümlerinin önemli birikimleri bulunuyor.</p>

<p>GÜRZ’ün çeşitli konfigürasyonlarında <strong>35 mm top sistemi</strong>, çok kısa menzilli <strong>SUNGUR</strong> füzeleri ve kısa menzilli <strong>GÖKSUR</strong> ailesinin birlikte kullanılmasına yönelik bir mimari bulunuyor. Savunma alanındaki güncel kaynaklarda, son gösterilen konfigürasyonun dört SUNGUR ve dört GÖKSUR füzesini 35 mm top sistemiyle aynı platformda birleştirdiği belirtiliyor.</p>

<p>Bu yaklaşım, modern hava savunmasının temel problemlerinden birine cevap vermeyi amaçlıyor: Her hedefe pahalı bir füze kullanmak yerine, tehdidin tipine ve mesafesine göre en uygun önleyiciyi seçebilmek.</p>

<p>Örneğin düşük maliyetli bir İHA veya yakın mesafedeki bazı tehditlere karşı 35 mm top ve uygun mühimmat devreye girebilirken, daha uzak ya da yüksek süratli hedeflere karşı füze katmanı kullanılabiliyor. Böylece hava savunmasının hem ekonomik hem de taktik açıdan sürdürülebilir hale getirilmesi hedefleniyor.</p>

<h2>Dört yönlü radar ile kesintisiz gözetleme</h2>

<p>GÜRZ’ün dikkat çeken bir diğer özelliği ise sensör mimarisi.</p>

<p>Sistemde yer alan <strong>dört yüzlü AESA radar</strong>, platformun farklı yönlerden gelebilecek hava tehditlerini aynı anda takip edebilmesine yönelik önemli bir yetenek sunuyor. Elektro-optik sistemler ise radarın yanında ikinci bir tespit ve takip katmanı oluşturuyor.</p>

<p>5 Eylül’deki faaliyette radar ve optik sistemlerle hedef tespiti ve takibinin yüksek başarı oranıyla gerçekleştirildiği ASELSAN tarafından açıklandı.</p>

<p>Modern savaş alanında özellikle küçük radar kesit alanına sahip İHA’lar, kamikaze dronlar ve alçaktan uçan seyir füzeleri düşünüldüğünde, hava savunma sistemlerinin yalnızca güçlü silahlara değil, gelişmiş algılama ve takip kabiliyetlerine de sahip olması gerekiyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>GÜRZ’ün mimarisi bu nedenle yalnızca bir “füze aracı” veya “uçaksavar topu” olarak değil, kendi sensörleriyle hedefi tespit eden, sınıflandıran, takip eden ve uygun silahı seçebilen bütünleşik bir hava savunma platformu olarak şekilleniyor.</p>

<h2>“Pantsir’e Türk cevabı” değerlendirmesi</h2>

<p>GÜRZ’ün geliştirilmesi yabancı savunma çevrelerinde de yakından takip ediliyor.</p>

<p>Sistem özellikle Rusya’nın <strong>Pantsir</strong> ailesiyle benzer görev konsepti üzerinden karşılaştırılıyor. Her iki sistemde de top, füze ve radar unsurlarının mobil bir platform üzerinde birleştirilmesi dikkat çekiyor.</p>

<p>Ancak teknik açıdan “GÜRZ doğrudan Pantsir’in Türk kopyasıdır” şeklinde bir değerlendirme doğru olmaz. Türkiye’nin GÜRZ ile kendi radar, füze, elektro-optik, elektronik harp ve komuta-kontrol teknolojilerini aynı ekosistem içinde birleştirdiği görülüyor.</p>

<p>Savunma alanındaki güncel değerlendirmelerde GÜRZ, NATO standartlarıyla uyumlu ve yeni nesil sensör/önleyici mimarisine sahip bir Pantsir muadili olarak nitelendiriliyor.</p>

<p>Bu kıyaslama dahi Türkiye’nin hava savunma teknolojilerinde ulaştığı seviyeyi göstermesi açısından önem taşıyor.</p>

<h2>İHA savaşlarının ortaya çıkardığı yeni ihtiyaç</h2>

<p>Rusya-Ukrayna savaşı başta olmak üzere son yıllardaki çatışmalar, hava savunma anlayışını kökten değiştirdi.</p>

<p>Artık hava tehdidi yalnızca savaş uçaklarından veya balistik füzelerden oluşmuyor. Birkaç bin dolarlık küçük bir kamikaze İHA, milyonlarca dolarlık radar sistemlerini, mühimmat depolarını veya kritik altyapıyı hedef alabiliyor.</p>

<p>Bunun sonucunda orduların önünde yeni bir problem ortaya çıkıyor:</p>

<p>Ucuz bir hedefi milyon dolarlık bir hava savunma füzesiyle vurmak ne kadar sürdürülebilir?</p>

<p>GÜRZ gibi top ve farklı füze katmanlarını bir arada kullanan hibrit sistemler, tam da bu soruya cevap vermek üzere önem kazanıyor.</p>

<p>Tehdidin tipine göre 35 mm top, çok kısa menzilli füze veya daha gelişmiş bir önleyicinin devreye alınabilmesi, hava savunma sisteminin hem mühimmat ekonomisini hem de reaksiyon kapasitesini artırıyor.</p>

<h2>Hareket halindeki birliklere koruma</h2>

<p>GÜRZ’ün bir başka stratejik avantajı mobil yapısı.</p>

<p>Sabit hava savunma sistemleri önemli tesisleri korurken, zırhlı birliklerin ve mekanize unsurların ilerlemesi sırasında aynı korumanın hareket halinde sağlanması çok daha karmaşık bir problem oluşturuyor.</p>

<p>GÜRZ’ün 6x6 ve 8x8 araç mimarileriyle geliştirilmesi, sistemin sahadaki manevra birliklerine eşlik edebilmesi açısından önem taşıyor.</p>

<p>Savunma basınındaki güncel haberlerde Türk Kara ve Hava Kuvvetlerinin sistem için sipariş verdiği ve farklı araç konfigürasyonlarının planlandığı belirtiliyor. Bununla birlikte bu bilgiler konusunda resmî teslimat takvimi ve adetler açıklanmış değil.</p>

<h2>Çelik Kubbe’nin yakın savunma katmanı</h2>

<p>GÜRZ’ün asıl önemi Türkiye’nin oluşturduğu bütünleşik hava savunma mimarisi içinde daha net ortaya çıkıyor.</p>

<p>Türkiye bugün farklı irtifa ve menziller için geliştirilen <strong>KORKUT, SUNGUR, HİSAR, SİPER, GÖKSUR, GÖKBERK ve diğer sensör/komuta-kontrol sistemlerini</strong> birbirini tamamlayan bir yapı altında toplamaya çalışıyor.</p>

<p>ASELSAN’ın önceki faaliyet raporlarında da GÜRZ’ün Türkiye’nin bütünleşik hava ve füze savunma mimarisini tamamlayan sistemlerden biri olarak geliştirildiği görülüyor.</p>

<p>Bu çerçevede GÜRZ, özellikle yakın ve kısa menzil katmanında önemli bir boşluğu doldurabilecek nitelikte.</p>

<p>Uzun menzilli sistemler tehdidi mümkün olduğunca uzakta karşılamaya çalışırken, GÜRZ gibi sistemler hava savunma hattını aşmayı başaran hedeflere karşı son savunma katmanlarından birini oluşturuyor.</p>

<h2>Türkiye için teknolojik bir eşik</h2>

<p>Türkiye geçmişte hava savunma konusunda önemli ölçüde yabancı sistemlere bağımlı bir ülkeyken, bugün radarından elektro-optik sistemine, füzesinden 35 mm topuna kadar birçok kritik bileşeni kendi savunma sanayii bünyesinde geliştirebilecek seviyeye ulaştı.</p>

<p>GÜRZ’ü stratejik açıdan önemli hale getiren unsur da yalnızca yeni bir silah sisteminin ortaya çıkması değil.</p>

<p>Asıl önemli nokta; <strong>radar, füze, top, elektro-optik algılama, elektronik harp ve komuta-kontrol teknolojilerinin aynı millî mühendislik ekosistemi içerisinde bir araya getirilebilmesi.</strong></p>

<p>ASELSAN’ın 2024 faaliyet raporunda GÜRZ 200 ve GÜRZ 140’ı kapsayan çok maksatlı nokta hava savunma projesinin başlatıldığı açıklanmış; 2025 faaliyet raporunda ise üretim ve test çalışmalarının sürdüğü belirtilmişti. Eylül 2026’daki atışlı saha faaliyeti, projenin bu geliştirme sürecinden operasyonel doğrulamaya doğru ilerlediğini gösteriyor.</p>

<h2>“Gökyüzünde tehdit varsa, karşısında GÜRZ”</h2>

<p>ASELSAN, başarılı saha faaliyetinin ardından yaptığı paylaşımda sistemin görev anlayışını şu ifadeyle özetledi:</p>

<p><strong>“Gökyüzünde tehdit varsa, karşısında GÜRZ.”</strong></p>

<p>Şirket, yakın hava savunma çözümünü tek araçta bir araya getiren GÜRZ’ün farklı hava tehditlerine karşı önemli bir kabiliyet sağlayacağını belirtiyor.</p>

<p>GÜRZ’ün bundan sonraki aşamasında gerçekleştirilecek ilave testler, seri üretim ve envantere giriş takvimi yakından takip edilecek.</p>

<p>Ancak 5 Eylül 2026’daki başarılı atışlı faaliyet şimdiden önemli bir gerçeği ortaya koymuş durumda:</p>

<p><strong>Türkiye artık yalnızca hava savunma sistemi satın alan değil; kendi radarını, füzesini, topunu ve komuta-kontrol altyapısını geliştirerek dünya ölçeğinde bütünleşik hava savunma sistemleri ortaya koyabilen ülkeler arasında yer alma hedefinde önemli bir aşamaya ulaşmış durumda.</strong></p>

<p><strong>Florya Gazetesi Haber Merkezi</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Güncel, Savunma</category>
      <guid>https://www.floryagazetesi.com/israil-medyasi-gurze-hayran-kaldi-rus-pantsire-turk-cevabi</guid>
      <pubDate>Wed, 09 Sep 2026 13:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://floryagazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/floryagazetesi-com/uploads/2026/09/6aa0c4a141d32672-w751xh595.webp" type="image/jpeg" length="80049"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Eski Yunan komutandan itiraf: Türkiye’nin bölgesel ağırlığı artıyor]]></title>
      <link>https://www.floryagazetesi.com/eski-yunan-komutandan-itiraf-turkiyenin-bolgesel-agirligi-artiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.floryagazetesi.com/eski-yunan-komutandan-itiraf-turkiyenin-bolgesel-agirligi-artiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eski Yunanistan Kara Kuvvetleri Komutanı Ziazias; Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasındaki savunma işbirliğinin Ankara’nın etki alanını Doğu Akdeniz’den Körfez’e kadar genişlettiğini vurguladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Eski Yunanistan Kara Kuvvetleri Komutanı Ziazias, Yunan savunma sitesi Militaire.gr’de yayımlanan açıklamasında, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasındaki savunma işbirliğini değerlendirdi.</p>

<h2>"TÜRKİYE BÖLGENİN 'GÜVENLİK SAĞLAYICISI' KONUMUNDA"</h2>

<p>Konstantinos Ziazias, söz konusu işbirliğinin, Türkiye’nin gelişmiş savunma sanayisi ve NATO tecrübesini, Suudi Arabistan’ın ekonomik ve enerji gücünü ve Pakistan’ın askeri kapasitesini bir araya getirdiğini belirtti.</p>

<p>Türkiye’nin bu işbirliği sayesinde jeopolitik rolünü ve bölgesel ağırlığını artırmayı hedeflediğini vurgulayan Ziazias, Türkiye'nin, Doğu Akdeniz’den Basra Körfezi ve Hint Okyanusu’na uzanan daha geniş bir stratejik işbirliği ağı kurduğunu ifade etti.</p>

<p>Ziazias, Türkiye’nin aynı zamanda Suudi Arabistan gibi güvenlik ihtiyacı bulunan ülkeler açısından potansiyel bir güvenlik sağlayıcısı konumuna yükseldiğini aktardı.</p>

<p></p>

<p><img loading="lazy" src="https://imgcdn.ensonhaber.com/media/esh/2026/09/02/6a976e616db49622__w864xh486.jpg?w=800" width="800" /></p>

<h2>"TÜRKİYE'NİN PAZARLIK GÜCÜ ATİNA'NIN HESAPLARINI BOZDU"</h2>

<p>Ankara’nın savunma sanayisi ihracatını artırmayı ve Suudi sermayesine erişimini genişletmeyi amaçladığını kaydeden Ziazias, Türkiye’nin söz konusu anlaşmayla daha geniş hareket alanı ve daha yüksek pazarlık gücü kazandığını, bunun Yunanistan’ın bölgedeki stratejik hesaplarını da etkilediğini dile getirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p>Konstantinos Ziazias, Ankara ile Riyad arasındaki yakınlaşmanın İsrail’in bölgedeki planlarını da etkileyebileceğine işaret ederek, Suudi Arabistan’ın Türkiye ile savunma işbirliğinin İsrail-Suudi Arabistan yakınlaşmasını zorlaştırabileceğine dikkati çekti.</p>

<p><img loading="lazy" src="https://imgcdn.ensonhaber.com/media/esh/2026/09/02/6a976e8030eb6309__w1200xh785.jpg?w=800" width="800" /></p>

<h2>"TÜRKİYE'NİN ŞEKİLLENDİRDİĞİ DENGELERİ İZLEMEK ZORUNDAYIZ"</h2>

<p>Gelişmelerin Yunanistan’ın Suudi Arabistan’a ilişkin önceki stratejik yaklaşımını yeniden değerlendirmesini gerektirdiğini aktaran Ziazias, Atina’nın bölgede Türkiye’nin şekillendirdiği yeni dengeleri dikkate almak zorunda kaldığını kaydetti.</p>

<p>Ziazias, Yunanistan’ın buna aşırı tepki yerine uzun vadeli stratejiyle karşılık vermesi gerektiğini vurgulayarak, Atina’nın ABD, Fransa, İsrail, GKRY, Mısır ve Körfez ülkeleriyle ilişkilerini güçlendirmesi gerektiğini söyledi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Savunma</category>
      <guid>https://www.floryagazetesi.com/eski-yunan-komutandan-itiraf-turkiyenin-bolgesel-agirligi-artiyor</guid>
      <pubDate>Wed, 02 Sep 2026 05:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://floryagazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/floryagazetesi-com/uploads/2026/09/6a976ec6879bd418.webp" type="image/jpeg" length="98941"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yeni nesil seyir füzesi ÇAKIR, atış testlerini tam isabetle tamamladı]]></title>
      <link>https://www.floryagazetesi.com/yeni-nesil-seyir-fuzesi-cakir-atis-testlerini-tam-isabetle-tamamladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.floryagazetesi.com/yeni-nesil-seyir-fuzesi-cakir-atis-testlerini-tam-isabetle-tamamladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ROKETSAN tarafından milli imkanlarla üretilen Yeni Nesil Seyir Füzesi ÇAKIR’ın atış testleri başarıyla gerçekleştirildi. Atışla birlikte farklı platformlara entegre edilebilme özelliği taşıyan yerli ve milli savunma sanayi ürününün çok yakında TSK'nın envanterine katılması bekleniyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türk Savunma Sanayisinde sevindirici gelişmeler yaşanmaya devam ediyor.</p>

<p>Hemen hemen her gün yeni bir ürün Türk Silahlı Kuvvetleri'nin envanterine kazandırılıyor.</p>

<p>Bunun yanı sıra uzman ekiplerle gerçekleştirilen test çalışmaları da hatasız tamamlanıyor.</p>

<h2>ÇAKIR, TAM İSABET SAĞLADI</h2>

<p>Son haber ise ROKETSAN tarafından milli imkanlarla üretilen yeni nesil seyir füzesi ÇAKIR'dan geldi.</p>

<p>ROKETSAN'dan yapılan açıklamaya göre ÇAKIR Seyir Füzesi, farklı günlerde gerçekleştirilen iki atışlı testinde karadan ateşlenerek hem kara hedefini hem de deniz hedefini üzerindeki Yeni Nesil IIR Arayıcı Başlığı ile tam isabetle vurdu.</p>

<p></p>

<p><img loading="lazy" src="https://imgcdn.ensonhaber.com/media/esh/2026/08/27/6a907134a9a28500__w1200xh640.jpg?w=800" width="800" /></p>

<h2>YENİ YAKIT SİSTEMİ ÇALIŞIYOR</h2>

<p>ÇAKIR bu testlerde aynı zamanda yeni yakıt sistemi ile uzatılmış menzilini de başarıyla test etti.</p>

<p>SİHA platformlarından sonra kara araçlarından da ateşlenen ÇAKIR deniz hedeflerinin yanı sıra kara hedeflerine karşı etkinliğini göstermeyi başardı.</p>

<p><img loading="lazy" src="https://imgcdn.ensonhaber.com/media/esh/2026/08/27/6a90713b6d36a934__w1200xh736.jpg?w=800" width="800" /></p>

<h2>BİRDEN FAZLA PLATFORMA ENTEGRE EDİLEBİLİR</h2>

<p>ÇAKIR, atışla birlikte farklı platformlara entegre edilebilme konusundaki kabiliyetini bir kez daha ispat etti.</p>

<p>Düşük görünürlük ve yüksek hedef vuruş hassasiyetine sahip yeni nesil seyir füzesi ÇAKIR, navigasyon uygulamaları sayesinde de farklı hedef tiplerinde, her türlü hava şartında kullanılabiliyor.</p>

<p></p>

<p><img loading="lazy" src="https://imgcdn.ensonhaber.com/media/esh/2026/08/27/6a90713f3d3cf240__w1200xh698.jpg?w=800" width="800" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>HEDEF GÜNCELLEME VE GÖREV İPTAL ÖZELLİĞİ</h2>

<p>Karşı tedbirlere dayanıklılığının yanı sıra yeniden saldırı yeteneğine sahip olan ÇAKIR Seyir Füzesi bunun yanında veri bağı ile hedef güncelleme ve görev iptal kabiliyetlerini bünyesinde barındırıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Savunma</category>
      <guid>https://www.floryagazetesi.com/yeni-nesil-seyir-fuzesi-cakir-atis-testlerini-tam-isabetle-tamamladi</guid>
      <pubDate>Fri, 28 Aug 2026 12:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://floryagazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/floryagazetesi-com/uploads/2026/08/6a907134a9a28500-w1200xh640.webp" type="image/jpeg" length="85578"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Atina’da Türkiye paniği: 12 mil tehdidini yeniden masaya koydular]]></title>
      <link>https://www.floryagazetesi.com/atinada-turkiye-panigi-12-mil-tehdidini-yeniden-masaya-koydular</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.floryagazetesi.com/atinada-turkiye-panigi-12-mil-tehdidini-yeniden-masaya-koydular" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ankara’nın Ege ve Doğu Akdeniz hamleleri Yunanistan’ı harekete geçirdi. Atina diplomatik temasları dondurma ve Türkiye’yi AB üzerinden sıkıştırma seçeneklerini değerlendiriyor. İşte Atina'nın Ankara'ya karşı izleyeceği skandal yol haritası]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Türkiye’nin Ege ve Doğu Akdeniz’de deniz alanlarına ilişkin attığı son adımlar, Yunanistan’da yeni bir strateji tartışmasını beraberinde getirdi.</strong> Atina’nın diplomatik temasları sınırlandırma, Türkiye’yi Avrupa Birliği gündeminde sıkıştırma ve Girit’in güneyinde karasularını 12 deniz miline çıkarma seçeneklerini değerlendirdiği öne sürülüyor. Ancak Ankara açısından mesele yalnızca iki ülke arasındaki diplomatik rekabetten ibaret değil; Ege’de deniz ulaşımı, deniz yetki alanları, enerji güvenliği ve Türkiye’nin açık denizlere erişimi gibi stratejik başlıkları doğrudan ilgilendiriyor.</p>

<h2>Ankara neden deniz milli parkları ilan etti?</h2>

<p>Türkiye, Ağustos 2026'da Fethiye-Kaş açıkları ile Kuzey Ege'deki belirli deniz alanlarını Deniz Milli Parkı ilan etti. Ankara açısından söz konusu düzenlemeler çevrenin korunması ve deniz ekosistemlerinin yönetimi çerçevesinde değerlendiriliyor.</p>

<p>Ancak konu, Ege ve Doğu Akdeniz'deki mevcut deniz yetki alanları anlaşmazlıklarından bağımsız değil. Yunanistan, Türkiye'nin ilan ettiği bazı alanların kendi kıta sahanlığı ve deniz yetki alanı iddialarıyla kesiştiğini savunurken, Ankara ise Yunanistan'ın deniz alanlarında tek taraflı tasarruflarda bulunmasına uzun süredir karşı çıkıyor.</p>

<p>Burada dikkat çekici nokta, Türkiye'nin hamlesinin Atina'nın 2025 yılında Ege ve İyon Denizi'nde deniz milli parkları oluşturma girişimlerinden sonra gelmiş olmasıdır. Ankara o dönemde de Ege ve Doğu Akdeniz gibi kapalı veya yarı kapalı denizlerde tek taraflı uygulamalardan kaçınılması gerektiği mesajını vermişti.</p>

<p>Dolayısıyla Ankara'nın son adımı, Yunanistan'ın deniz çevresine ilişkin uygulamalarına verilen <strong>stratejik ve hukuki bir karşılık</strong> olarak da okunuyor.</p>

<h2>Türkiye açısından asıl mesele: Deniz yetki alanları</h2>

<p>Türkiye'nin bakış açısından Ege ve Doğu Akdeniz'deki temel sorun, yalnızca karasularının genişliği değil.</p>

<p>Adalar, kıta sahanlığı, münhasır ekonomik bölge, deniz yetki alanlarının sınırlandırılması, enerji kaynakları ve deniz ulaşımının serbestliği birbirine bağlı başlıklar oluşturuyor.</p>

<p>Ankara, Yunanistan'ın Ege'deki bazı adaları esas alarak Türkiye'nin deniz alanlarını daraltacak bir yaklaşım benimsemesine karşı çıkıyor. Türkiye'nin temel argümanı, Ege'nin kendine özgü coğrafi yapısının ve iki ülkenin karşılıklı kıyılarının dikkate alınması gerektiği yönünde.</p>

<p>Bu nedenle Ankara açısından konu, yalnızca hukuki bir anlaşmazlık değil, aynı zamanda <strong>Türkiye'nin denizlere açılımını ve ekonomik-stratejik hareket alanını doğrudan ilgilendiren bir güvenlik meselesi</strong> olarak görülüyor.</p>

<h2>12 mil neden Türkiye açısından kritik?</h2>

<p>Yunanistan'ın karasularını 12 deniz miline çıkarma ihtimali, Türkiye açısından en hassas başlıklardan biri.</p>

<p>Türkiye Büyük Millet Meclisi, 8 Haziran 1995'te Yunanistan'ın Ege'de karasularını tek taraflı olarak 12 mile çıkarmasını savaş nedeni sayacağını ilan etmişti. Bu karar, Türk-Yunan ilişkilerinde “casus belli” olarak bilinen politikanın temelini oluşturdu.</p>

<p>Ankara'nın itirazının temelinde Ege'nin coğrafi yapısı bulunuyor. Türkiye açısından 12 millik uygulamanın Ege'de uluslararası deniz alanlarını ciddi ölçüde daraltacağı ve Türk deniz ulaşımının hareket alanını kısıtlayabileceği düşünülüyor.</p>

<p>Türk kaynaklarında yapılan bazı hesaplamalara göre Yunanistan'ın Ege'de karasularını 12 mile çıkarması halinde Yunanistan'ın egemenlik alanı Ege'nin yaklaşık yüzde 72'sine ulaşabilecek. Bu nedenle Ankara, konuyu doğrudan ulusal güvenlik ve deniz ulaşımı açısından değerlendiriyor.</p>

<h2>Girit'in güneyinde 12 mil farklı mı?</h2>

<p>Atina'nın gündeme getirdiği seçeneğin <strong>Girit'in güneyi</strong> olması ayrıca dikkat çekiyor.</p>

<p>Yunanistan'ın Girit'in güneyindeki karasularını genişletmesi, Ege'deki 12 mil tartışmasından coğrafi olarak farklı bir alanı ilgilendiriyor. Ancak Ankara açısından mesele, Yunanistan'ın tek taraflı karasuyu genişletmesinin Doğu Akdeniz'deki deniz yetki alanları tartışmasıyla birleşmesi nedeniyle önem taşıyor.</p>

<p>Yunanistan Dışişleri Bakanı Yorgos Gerapetritis daha önce ülkesinin karasularını genişletme planlarını sürdürdüğünü açıklamıştı. Reuters da Ocak 2026'da Atina'nın Ege'yi de kapsayabilecek yeni genişleme planlarını duyurduğunu bildirmişti.</p>

<p>Bu nedenle Girit'in güneyinde atılacak bir adım, Ankara tarafından yalnızca Girit çevresindeki teknik bir düzenleme olarak değil, <strong>Yunanistan'ın deniz yetki alanlarını kademeli biçimde genişletme stratejisinin parçası</strong> olarak değerlendirilebilir.</p>

<h2>AB kartı Ankara açısından ne ifade ediyor?</h2>

<p>Atina'nın Türkiye'yi Avrupa Birliği platformlarında sıkıştırma ihtimali de Ankara açısından önemli.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Türkiye ile Yunanistan arasındaki sorunların AB-Türkiye ilişkilerine taşınması halinde Gümrük Birliği'nin güncellenmesi, vize serbestisi ve Türkiye'nin Avrupa savunma ve enerji projelerine katılımı gibi başlıklar doğrudan etkilenebilir.</p>

<p>Bu durum Türkiye açısından, ikili bir Ege anlaşmazlığının daha geniş bir <strong>Türkiye-AB siyasi pazarlığına dönüştürülmesi</strong> riskini beraberinde getiriyor.</p>

<p>Ankara'nın muhtemel yaklaşımı ise Ege ve Doğu Akdeniz'deki sorunların doğrudan iki ülke arasındaki diplomatik kanallarda ele alınması ve üçüncü tarafların siyasi baskı unsuru haline getirilmemesi olacaktır.</p>

<h2>Enerji ve Doğu Akdeniz boyutu</h2>

<p>Türkiye açısından Doğu Akdeniz'in önemi yalnızca deniz sınırlarıyla sınırlı değil.</p>

<p>Bölgedeki doğal gaz kaynakları, enerji nakil hatları, elektrik bağlantıları ve denizaltı kabloları da deniz yetki alanlarıyla doğrudan bağlantılı.</p>

<p>Türkiye, özellikle Kıbrıs çevresindeki enerji faaliyetlerinde KKTC'nin haklarının göz ardı edilmesine karşı çıkıyor. Yunanistan ile Güney Kıbrıs Rum Yönetimi arasındaki enerji bağlantısı projeleri de bu nedenle Ankara tarafından yakından takip ediliyor.</p>

<p>Bu çerçevede Türkiye'nin deniz parkları ve diğer deniz düzenlemeleri, çevre politikası boyutunun yanında <strong>Doğu Akdeniz'deki stratejik varlığını görünür kılan bir araç</strong> olarak da değerlendiriliyor.</p>

<h2>Ankara'nın elindeki en önemli koz: Dengeli caydırıcılık</h2>

<p>Türkiye açısından önümüzdeki dönemde temel mesele, caydırıcılık ile diplomatik diyaloğun birlikte yürütülmesi olacak.</p>

<p>Son yıllarda Ankara ve Atina arasında doğrudan temasların artırılması, Ege'deki tansiyonun belirli ölçüde düşmesini sağlamıştı. Ancak deniz parkları, enerji projeleri, deniz yetki alanları ve 12 mil tartışması bu sürecin ne kadar kırılgan olduğunu yeniden gösteriyor.</p>

<p>Türkiye açısından en güçlü strateji, <strong>sahadaki denizcilik ve savunma kapasitesini korurken diplomatik kanalları açık tutmak</strong> olabilir.</p>

<p>Çünkü Ege'de kalıcı bir çözüm, yalnızca askeri güç dengesiyle değil; uluslararası hukuk, karşılıklı anlaşmalar, kıyıların coğrafi özellikleri ve iki ülkenin güvenlik kaygılarının birlikte değerlendirilmesiyle mümkün olabilir.</p>

<h2>Ege'de yeni bir satranç tahtası</h2>

<p>Yunanistan'ın Girit'in güneyinde 12 mil seçeneğini yeniden gündeme getirmesi, Türkiye açısından dikkatle izlenmesi gereken bir gelişme.</p>

<p>Ancak Ankara'nın son deniz milli parkı hamleleri de tek başına değerlendirilemez. Türkiye'nin yaklaşımı; Ege'de deniz ulaşımının serbestliği, Doğu Akdeniz'deki enerji güvenliği, KKTC'nin hakları ve Türkiye'nin deniz yetki alanlarının korunması hedefleriyle birlikte okunmalıdır.</p>

<p>Önümüzdeki dönemde asıl belirleyici unsur, <strong>Atina'nın 12 mil konusunda fiili bir adım atıp atmayacağı ve Ankara'nın buna nasıl karşılık vereceği</strong> olacak.</p>

<p><strong>Kaynaklar:</strong> Reuters, Le Monde, Anadolu Ajansı, Kathimerini, Türkiye ve Yunanistan'ın ilgili resmi açıklamaları.</p>

<p><strong>Florya Gazetesi Haber Merkezi</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Savunma</category>
      <guid>https://www.floryagazetesi.com/atinada-turkiye-panigi-12-mil-tehdidini-yeniden-masaya-koydular</guid>
      <pubDate>Tue, 25 Aug 2026 12:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://floryagazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/floryagazetesi-com/uploads/2026/08/5ev-u-y-1787642337-7461.webp" type="image/jpeg" length="67701"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Rus Korgeneral Alaudinov’dan İsrail’e sert uyarı]]></title>
      <link>https://www.floryagazetesi.com/rus-korgeneral-alaudinovdan-israile-sert-uyari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.floryagazetesi.com/rus-korgeneral-alaudinovdan-israile-sert-uyari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İdlib'deki Ebu Zuhur Askeri Üssü'nü bombalayarak gerilimi tırmandıran İsrail'e Rus Korgeneral Apti Alaudinov'dan sert tepki geldi. İsrail'in ABD ve NATO'yu savaşa çekmeye çalıştığını belirten Alaudinov, "İsrail gücünü olduğundan fazla değerlendiriyor. Bu saldırganlık sonunda bir devlet olarak varlığına son verecek" ifadelerini kullandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h1>Rus Korgeneral Alaudinov’dan İsrail’e sert uyarı: “Bu saldırganlık devlet olarak varlığını sona erdirebilir”</h1>

<p><strong>Ortadoğu’da İsrail’in Suriye’deki askeri operasyonları ve İran merkezli savaşın bölgesel bir çatışmaya dönüşme riski tartışılırken, Rusya’dan dikkat çeken bir değerlendirme geldi. Rus Korgeneral Apti Alaudinov, İsrail’in çatışmayı genişleterek ABD ve NATO’yu daha doğrudan bir savaşın içine çekmeye çalıştığını savundu.</strong></p>

<p>Rus askeri yetkililerinden Korgeneral Apti Alaudinov, İsrail’in Ortadoğu’daki operasyonlarının yalnızca İran’la sınırlı kalmayabileceği ve çatışmanın daha geniş bir bölgesel savaşa dönüşebileceği değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p>Alaudinov’un açıklamalarında, İsrail’in savaşın kapsamını genişletmesinin ABD ve NATO ülkelerini çatışmanın içine çekme ihtimalini artırdığı görüşü öne çıktı.</p>

<p>Rus basınında daha önce yayımlanan açıklamalarında da Alaudinov, İsrail’in İran’ı savaşa çekmeye çalıştığını savunmuştu. 2024 yılında RIA Novosti’ye yaptığı açıklamada İsrail’in İran’ı çatışmaya dahil etmeye çalıştığını söyleyen Alaudinov, benzer bir yöntemin Ukrayna tarafından Belarus konusunda uygulandığını ileri sürmüştü.</p>

<h3>EBU ZUHUR SALDIRISI TÜRKİYE’NİN GÜVENLİK KAYGILARINI ARTIRDI</h3>

<p>İsrail’in Suriye’deki son operasyonu ise Ankara’nın güvenlik kaygılarını yeniden gündeme taşıdı.</p>

<p>İsrail savaş uçakları <strong>18 Ağustos’ta Suriye’nin İdlib vilayetindeki Ebu Zuhur Askeri Hava Üssü’ne hava saldırısı düzenledi.</strong> Anadolu Ajansı'nın Rusça servisinde yer alan habere göre saldırıda hava üssünün pistinin ve hangardaki terk edilmiş bir yapının hedef alındığı bildirildi. Yerel kaynaklar saldırıların dört ila sekiz arasında olduğunu aktardı.</p>

<p>Türkiye Dışişleri Bakanlığı ise saldırıyı sert biçimde kınayarak İsrail’in Suriye’nin altyapısına ve askeri kapasitesine yönelik saldırılarının ülkenin egemenliği ve toprak bütünlüğünü ihlal ettiğini belirtti. Ankara ayrıca uluslararası topluma İsrail’in Suriye’ye yönelik saldırılarının durdurulması çağrısında bulundu.</p>

<p>Ürdün, Katar, Kuveyt ve Suudi Arabistan da Ebu Zuhur saldırısını kınayan ülkeler arasında yer aldı. Açıklamalarda saldırının Suriye'nin egemenliğini ihlal ettiği ve bölgedeki gerilimi daha geniş bir çatışma sarmalına sürükleyebileceği uyarısı yapıldı.</p>

<h3>MOSKOVA'DAN “SAVAŞIN GENİŞLEMESİ” UYARISI</h3>

<p>Alaudinov’un değerlendirmeleri, Moskova’nın İsrail-İran çatışmasının bölgesel sınırları aşabileceğine yönelik kaygılarıyla örtüşüyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Rus askeri yetkili, daha önce İsrail’in İran’ı savaşa çekme girişimlerine dikkat çekmiş ve çatışmanın farklı ülkeleri içine alması halinde NATO’nun da doğrudan taraf haline gelebileceğini savunmuştu. RIA Novosti'nin aktardığı açıklamada Alaudinov, İsrail’in İran’ı savaşa çekmeye çalıştığını ifade etmişti.</p>

<p>Alaudinov’un yaklaşımına göre temel risk, İsrail ile İran arasındaki çatışmanın kontrol dışına çıkarak ABD ve NATO ülkelerinin doğrudan müdahil olduğu daha geniş bir savaşa dönüşmesi.</p>

<h3>TÜRKİYE CEPHESİNDE DİKKAT ÇEKEN GELİŞME</h3>

<p>İsrail’in İdlib’deki Ebu Zuhur saldırısı, Türkiye açısından ayrıca önem taşıyor. Hava üssünün İdlib’de bulunması ve Türkiye sınırına yakın bir bölgede gerçekleşen İsrail operasyonu, Ankara ile Tel Aviv arasındaki Suriye merkezli güvenlik geriliminde yeni bir başlık oluşturdu.</p>

<p>Türkiye, Suriye'nin toprak bütünlüğünün korunmasını ve bölgedeki istikrarsızlığın daha fazla derinleşmemesini savunuyor. İsrail'in Suriye'deki operasyonlarının kapsamının genişlemesi ise Türkiye'nin Suriye sahasındaki güvenlik hesaplarını doğrudan etkileyebilecek gelişmeler arasında bulunuyor.</p>

<p>Türkiye Dışişleri Bakanlığı'nın son dönemde İsrail'in Suriye'deki operasyonlarıyla ilgili peş peşe açıklamalar yayımlaması da Ankara'nın konuyu yakından takip ettiğini gösteriyor. Bakanlığın 2026 yılı içerisinde İsrail'in Suriye'ye yönelik saldırılarına ilişkin çeşitli açıklamalar yaptığı görülüyor.</p>

<h3>“TÜRKİYE İRAN DEĞİL”</h3>

<p>İsrail'deki güvenlik çevrelerinde de Türkiye'nin askeri kapasitesine ilişkin tartışmalar devam ediyor.</p>

<p>Türkiye'nin NATO üyeliği, geniş insan gücü, gelişmiş hava kuvvetleri, insansız hava araçları, füze sistemleri ve savunma sanayisindeki ilerlemesi, Ankara ile Tel Aviv arasında doğrudan bir çatışmanın İsrail açısından ciddi sonuçlar doğurabileceği değerlendirmelerine neden oluyor.</p>

<p>Bu nedenle Türkiye ile İsrail arasında Suriye sahasında yaşanabilecek olası bir askeri gerilimin, İran dosyasından farklı bir stratejik denklem oluşturacağı belirtiliyor.</p>

<p>Ancak İsrailli uzmanlara atfedilen bazı ifadelerin tamamı için güvenilir birincil kaynaklara bu aşamada ulaşılamadığı için, söz konusu değerlendirmelerin kesin ifadelerle aktarılması yerine <strong>İsrail basınında ve güvenlik çevrelerinde dile getirilen görüşler</strong> olarak ele alınması gerekiyor.</p>

<h3>BÖLGESEL GERİLİMİN YENİ MERKEZİ SURİYE</h3>

<p>İsrail'in Ebu Zuhur saldırısı, Suriye'nin yalnızca İsrail-İran rekabetinin değil, Türkiye-İsrail güvenlik denklemindeki gelişmelerin de önemli sahalarından biri haline geldiğini gösteriyor.</p>

<p>Şam yönetiminin egemenlik alanının yeniden şekillendiği bir dönemde İsrail'in Suriye'deki askeri operasyonlarını sürdürmesi, Ankara'nın güvenlik politikaları açısından yeni riskler oluşturuyor.</p>

<p>Rusya açısından ise temel endişe, Ortadoğu'daki çatışmanın kontrol edilemez biçimde büyümesi ve ABD'nin yanı sıra NATO ülkelerinin de farklı gerekçelerle çatışmaya dahil olması.</p>

<p>Alaudinov'un açıklamalarındaki en dikkat çekici nokta da bu: <strong>İsrail'in askeri üstünlüğüne güvenerek çatışmayı genişletmesinin, beklenmedik biçimde kendi güvenliğini daha büyük bir tehditle karşı karşıya bırakabileceği iddiası.</strong></p>

<p>Ortadoğu'daki savaşın İran, İsrail, ABD ve bölge ülkeleri arasındaki mevcut sınırları aşması halinde Türkiye'nin de Suriye'deki gelişmeler nedeniyle doğrudan güvenlik denkleminde daha önemli bir konuma gelmesi bekleniyor.</p>

<p>Böyle bir tabloda Ebu Zuhur saldırısı, yalnızca Suriye'deki terk edilmiş bir askeri hava üssüne yönelik operasyon olmaktan çıkarak <strong>İsrail'in Suriye'deki askeri faaliyetlerinin Türkiye'nin güvenlik alanına ne kadar yaklaştığını gösteren yeni bir gelişme</strong> olarak değerlendiriliyor.</p>

<p><strong>Kaynaklar:</strong> TASS, RIA Novosti, Anadolu Ajansı, Rusya merkezli açık kaynaklı haber ve açıklamalar.</p>

<p><strong>Florya Gazetesi Haber Merkezi</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Savunma</category>
      <guid>https://www.floryagazetesi.com/rus-korgeneral-alaudinovdan-israile-sert-uyari</guid>
      <pubDate>Thu, 20 Aug 2026 16:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://floryagazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/floryagazetesi-com/uploads/2026/08/rusyadan-israile-tarihi-uyari-bu-gidisle-yok-c4a99ff410-amp.webp" type="image/jpeg" length="52824"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Milli Teknoloji Hamlesi Mavi Vatan’a İndi: TEKNOFEST Mavi Vatan Başlıyor]]></title>
      <link>https://www.floryagazetesi.com/milli-teknoloji-hamlesi-mavi-vatana-indi-teknofest-mavi-vatan-basliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.floryagazetesi.com/milli-teknoloji-hamlesi-mavi-vatana-indi-teknofest-mavi-vatan-basliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Mavi Vatan'ın caydırıcı gücü ve yerli savunma sanayiinin en yeni sistemleri Kocaeli'de vitrine çıkıyor. 4 gün sürecek teknoloji şöleni Teknofest Mavi Vatan, yarın Gölcük Tersanesi'nde başlıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>KOCAELİ – Florya Gazetesi</strong></p>

<p>Türkiye’nin <strong>Milli Teknoloji Hamlesi</strong>, bu kez rotasını denizlere çeviriyor. Türkiye’nin denizcilik odaklı ilk teknoloji festivali <strong>TEKNOFEST Mavi Vatan</strong>, yarın Gölcük Tersanesi’nde kapılarını açıyor.</p>

<p>Dört gün boyunca devam edecek festivalde, Türkiye’nin yerli ve milli savunma sanayisinin denizlerde ulaştığı teknolojik kabiliyetler sergilenecek. Etkinlikte Türk Donanması’nın stratejik platformlarının yanı sıra insansız sistemler, deniz mühimmatları, elektronik harp ve otonom su altı teknolojileri ziyaretçilerin karşısına çıkacak.</p>

<h3>TÜRK DONANMASININ GURUR KAYNAKLARI SERGİLENECEK</h3>

<p>Festivalin en dikkat çekici bölümlerinden birini Türk Deniz Kuvvetlerinin vurucu unsurları oluşturacak.</p>

<p>STM’nin ana yükleniciliğini üstlendiği Türkiye’nin ilk milli fırkateyni <strong>TCG İstanbul</strong> ile <strong>TCG Burgazada korveti</strong>, Gölcük’te ziyaretçileri ağırlayacak.</p>

<p>Denizaltı teknolojilerine ilgi duyan ziyaretçiler ise <strong>TCG Hızırreis</strong> ve <strong>TCG Sakarya</strong> denizaltılarını yakından görme fırsatı bulacak.</p>

<p>Türk Silahlı Kuvvetlerinin seçkin unsurlarından <strong>SAT ve SAS komandoları</strong> da özel yetenek gösterileriyle festival programında yer alacak.</p>

<h3>SAVUNMA SANAYİSİ DENİZDEKİ TEKNOLOJİLERİNİ SERGİLEYECEK</h3>

<p>Festival, Türkiye’nin önde gelen savunma sanayisi kuruluşlarını da bir araya getirecek.</p>

<p><strong>MKE</strong>, milli deniz topu <strong>DENİZHAN</strong>, kamikaze insansız deniz aracı <strong>PİRANA</strong>, akıllı dip mayını <strong>MALAMAN</strong> ve <strong>BALKIN</strong> karşı tedbir mühimmatını ziyaretçilere sunacak.</p>

<p><strong>HAVELSAN</strong> ise BARKAN, BAHA, BOZBEY ve BULUT sistemlerinin yanı sıra yeni bir insansız deniz aracının ilk tanıtımını gerçekleştirecek.</p>

<p><strong>ASFAT</strong>, Türkiye’nin milli denizaltı projesi <strong>MİLDEN</strong> ile AS 4000 fırkateyninin modellerini ilk kez bu festival kapsamında sergileyecek.</p>

<p><strong>ASELSAN</strong> da Çelik Kubbe unsurları, yeni deniz sistemleri ve çeşitli tesis projelerine ilişkin etkinliklerle festivalde yer alacak.</p>

<p>Otonom su altı araçları <strong>KILIÇ</strong> ve <strong>DERİNGÖZ</strong> de ilk kez kamuoyunun karşısına çıkacak. <strong>ROKETSAN</strong> ise deniz platformlarında kullanılmak üzere geliştirilen mühimmat ve roket sistemlerini sergileyecek.</p>

<h3>GENÇ MÜHENDİSLER SU ALTINDA YARIŞACAK</h3>

<p>TEKNOFEST Mavi Vatan yalnızca savunma sanayisi ürünlerinin sergilendiği bir organizasyon olmayacak.</p>

<p>Genç mühendisler, <strong>insansız su altı sistemleri</strong> ve <strong>su altı roket yarışmalarında</strong> yeteneklerini ortaya koyacak. Yarışmalarla gençlerin su altı teknolojileri, otonom sistemler ve mühendislik alanlarında yeni projeler geliştirmeleri teşvik edilecek.</p>

<h3>TÜRKİYE’NİN MAVİ VATAN VİZYONU SAHAYA YANSIYACAK</h3>

<p>Gölcük Tersanesi’nde başlayacak festival, Türkiye’nin denizcilik teknolojilerinde ulaştığı seviyeyi geniş kitlelere göstermeyi amaçlıyor.</p>

<p>Türk savaş gemilerinden denizaltılara, insansız deniz araçlarından otonom su altı sistemlerine kadar geniş bir teknoloji yelpazesinin sergileneceği <strong>TEKNOFEST Mavi Vatan</strong>, 23 Ağustos Pazar gününe kadar ziyaretçilerini ağırlayacak.</p>

<p>Festival, Türkiye’nin savunma sanayisinde karada ve havada elde ettiği teknolojik kazanımların ardından <strong>Mavi Vatan’daki yerli ve milli teknoloji vizyonunu</strong> da gözler önüne serecek.</p>

<p><strong>Kaynaklar:</strong> TEKNOFEST, Türk Deniz Kuvvetleri, Savunma Sanayii Başkanlığı</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Florya Gazetesi Haber Merkezi</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Savunma</category>
      <guid>https://www.floryagazetesi.com/milli-teknoloji-hamlesi-mavi-vatana-indi-teknofest-mavi-vatan-basliyor</guid>
      <pubDate>Wed, 19 Aug 2026 09:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://floryagazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/floryagazetesi-com/uploads/2026/08/6a85462e475c9948-w750xh422.webp" type="image/jpeg" length="96604"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türkiye’nin F-35 Yolunda S-400 Mesaisi: Moskova’nın Tavrı da Mercek Altında]]></title>
      <link>https://www.floryagazetesi.com/turkiyenin-f-35-yolunda-s-400-mesaisi-moskovanin-tavri-da-mercek-altinda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.floryagazetesi.com/turkiyenin-f-35-yolunda-s-400-mesaisi-moskovanin-tavri-da-mercek-altinda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Rusya'nın, Türkiye'nin F-35 savaş uçaklarını alabilmek için S-400 savunma sistemlerini BAE'ye satma fikrine sıcak baktığı iddia edildi. BAE'nin NATO üyesi olmaması ve Moskova ile ilişkilerinin iyi olması buna sebep gösterildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h1><strong>ANKARA – Florya Gazetesi</strong></h1>

<p>Türkiye’nin yeniden F-35 savaş uçağı programına dönme hedefi, Ankara-Washington hattındaki görüşmeler kadar Moskova’nın S-400 sistemlerinin geleceğine ilişkin tutumunu da gündeme taşıdı.</p>

<p>Rusya’nın önde gelen gazetelerinden <strong>Kommersant</strong>, Türkiye’nin 2019 yılında Rusya’dan satın aldığı S-400 hava savunma sistemlerinin geleceğine ilişkin değerlendirmesinde, Ankara’nın atacağı olası adımların Moskova tarafından da yakından takip edildiğine dikkat çekti.</p>

<h3>S-400’LERİN ÜÇÜNCÜ ÜLKEYE DEVRİ GÜNDEMDE</h3>

<p>Kommersant’ın değerlendirmesinde, Türkiye’nin Rusya’dan aldığı S-400 sistemleri veya bunlara ait unsurlar üzerinde yapılabilecek satış ve devir işlemlerinde Rusya’nın onayının gündeme gelebileceği belirtildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Haberde, Türkiye’nin Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ile anlaşmaya varması durumunda Moskova’nın böyle bir satışa karşı çıkmasının düşük ihtimal olduğu değerlendirmesine yer verildi.</p>

<p>Bu yaklaşımın arkasında ise BAE’nin NATO üyesi olmaması ve Moskova ile Abu Dabi arasında S-400’lerin Türkiye’deki kullanımına benzer ölçekte bir stratejik gerilim bulunmaması gösterildi.</p>

<h3>WASHINGTON’DAKİ ENGELİN MERKEZİNDE S-400 VAR</h3>

<p>Türkiye’nin F-35 programına yeniden dahil olabilmesinin önündeki en önemli başlıklardan biri ise S-400 meselesi olmaya devam ediyor.</p>

<p>ABD Dışişleri Bakanlığı’nın 22 Temmuz tarihli Kongre yazışmasına göre Ankara’nın F-35 programına dönüşünün önündeki temel hukuki engeller arasında Rus yapımı S-400 sistemlerinin Türkiye’de bulunması yer alıyor. ABD tarafı, Türkiye’nin sistemi tamamen elinden çıkarması ve gelecekte benzer bir alım yapmayacağına ilişkin güvence vermesi gerektiğini bildiriyor.</p>

<p>Böylece Ankara açısından ortaya iki yönlü bir diplomasi tablosu çıkıyor: Türkiye bir yandan Washington ile F-35 dosyasını ilerletmeye çalışırken, diğer yandan S-400’lerin geleceğine ilişkin olası seçeneklerin Moskova ile ilişkiler üzerindeki etkisini de hesaba katmak durumunda.</p>

<h3>ERDOĞAN: “TRUMP’IN VERDİĞİ SÖZÜ YERİNE GETİRMESİNİ BEKLİYORUZ”</h3>

<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da F-35 konusunda ABD Başkanı Donald Trump ile yürütülen temaslara ilişkin beklentisini açık şekilde dile getirdi.</p>

<p>Trump, Temmuz ayında Ankara’da düzenlenen NATO Zirvesi sırasında Türkiye’ye F-35 satışını değerlendireceğini açıklamış, ancak kararın henüz kesinleşmediğini belirtmişti.</p>

<p>Erdoğan ise Türkiye’nin F-35 konusunda ABD’den olumlu bir adım beklediğini ifade etti. Trump yönetimi de daha önce Türkiye’nin F-35 programına dönüş ihtimalini değerlendirdiğini açıklamıştı.</p>

<h3>TÜRKİYE’NİN ÖNÜNDE ZORLU BİR DİPLOMATİK DENGE VAR</h3>

<p>Ankara açısından S-400 meselesi yalnızca bir hava savunma sistemi tartışması olmaktan çıkmış durumda. Konu, Türkiye-ABD savunma ilişkileri, NATO içindeki dengeler ve Türkiye-Rusya ilişkileri bakımından çok daha geniş bir stratejik çerçeveye sahip.</p>

<p>Türkiye’nin F-35 programına dönüşü için S-400 konusunda atılabilecek herhangi bir adımın Washington tarafından olduğu kadar Moskova tarafından da dikkatle izlenmesi bekleniyor.</p>

<p>Önümüzdeki süreçte Ankara’nın S-400 sistemlerinin muhafazası, üçüncü bir ülkeye devri veya farklı bir formülle geleceğinin belirlenmesi konusunda nasıl bir yol izleyeceği, F-35 dosyasının seyrinde belirleyici başlıklardan biri olabilir.</p>

<p><strong>Kaynaklar:</strong> Kommersant, Al Jazeera, ABD Dışişleri Bakanlığı açıklamaları</p>

<p><strong>Florya Gazetesi Haber Merkezi</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Savunma</category>
      <guid>https://www.floryagazetesi.com/turkiyenin-f-35-yolunda-s-400-mesaisi-moskovanin-tavri-da-mercek-altinda</guid>
      <pubDate>Wed, 19 Aug 2026 08:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://floryagazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/floryagazetesi-com/uploads/2026/08/rusya-turk-s-400lerinin-satisi-icin-baeyi-isaret-etti-1783828769-7613.webp" type="image/jpeg" length="33338"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Alper Gezeravcı albaylıktan tuğgeneralliğe terfi etti]]></title>
      <link>https://www.floryagazetesi.com/alper-gezeravci-albayliktan-tuggenerallige-terfi-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.floryagazetesi.com/alper-gezeravci-albayliktan-tuggenerallige-terfi-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yüksek Askeri Şura (YAŞ) kararlarıyla 25 general ve amiral bir üst rütbeye, 69 albay ise general ve amiralliğe yükseltildi. Türkiye'nin ilk insanlı uzay misyonunu başarıyla tamamlayarak tarihe geçen ve Türk Hava Kuvvetleri Uzay Komutanlığı bünyesinde görev yapan Hava Pilot Albay Alper Gezeravcı, alınan kararlar kapsamında tuğgeneralliğe terfi etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p></p>

<p></p>

<ul>
 <li>
 <p>Türkiye'nin ilk astronotu Alper Gezeravcı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında gerçekleştirilen Yüksek Askeri Şura (YAŞ) toplantısında alınan karar doğrultusunda tuğgeneralliğe terfi etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

 <p>YAŞ kararları kapsamında Türk Silahlı Kuvvetleri'nde 25 general ve amiral bir üst rütbeye yükseltilirken, 69 albay da general ve amiral rütbesine terfi ettirildi. Terfi eden isimler arasında, Türkiye'nin uzay tarihine adını yazdıran Hava Pilot Alper Gezeravcı da yer aldı.</p>

 <h2>Uzay Görevinden Tuğgeneralliğe</h2>

 <p>1979 yılında Mersin'de doğan Alper Gezeravcı, Hava Harp Okulu Elektronik Mühendisliği Bölümü'nden mezun oldu. Daha sonra ABD Hava Kuvvetleri Teknoloji Enstitüsü'nde yüksek lisans eğitimini tamamlayan Gezeravcı, Türk Hava Kuvvetleri bünyesinde 15 yılı aşkın süre F-16 pilotu olarak görev yaptı.</p>

 <p>19 Ocak 2024 tarihinde Axiom Space tarafından gerçekleştirilen <strong>Axiom Mission 3 (Ax-3)</strong> göreviyle Uluslararası Uzay İstasyonu'na (ISS) giden Gezeravcı, Türkiye'nin ilk astronotu unvanını kazandı. Görev süresince Türk bilim insanları tarafından hazırlanan 13 bilimsel deney gerçekleştirildi.</p>

 <p>Uzay görevinin ardından Türk Hava Kuvvetleri Uzay Komutanlığı emrine atanan Gezeravcı, aynı zamanda Türkiye Uzay Ajansı Yönetim Kurulu Üyesi olarak görevini sürdürdü. Son YAŞ kararıyla birlikte askeri kariyerine <strong>Tuğgeneral</strong> rütbesiyle devam edecek.</p>

 <h2>İletişim Başkanlığı'ndan Tebrik Mesajı</h2>

 <p>YAŞ toplantısının ardından yapılan resmi açıklamada şu ifadeler yer aldı:</p>

 <blockquote>
 <p>"Bir üst rütbeye yükselen, görev süreleri uzatılan general, amiral ve albayların yeni rütbe ve görevlerinin milletimize, devletimize, Silahlı Kuvvetlerimize ve ailelerine hayırlı olmasını dileriz. Büyük bir özveri ve onurla görev sürelerini tamamlayarak emekliye ayrılacak olan general, amiral ve albaylara hizmetlerinden dolayı teşekkür eder, hayatlarının yeni dönemlerinde kendilerine ve ailelerine mutluluklar dileriz."</p>
 </blockquote>

 <p>Alper Gezeravcı'nın tuğgeneralliğe yükselmesi, Türkiye'nin uzay alanındaki başarılarının askeri kariyerle birleştiği önemli bir gelişme olarak değerlendiriliyor.</p>

 <hr />
 <p><strong>Kaynaklar:</strong> Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı, Millî Savunma Bakanlığı, Türkiye Uzay Ajansı (TUA)</p>

 <p><strong>Florya Gazetesi Haber Merkezi</strong></p>
 </li>
</ul></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Savunma</category>
      <guid>https://www.floryagazetesi.com/alper-gezeravci-albayliktan-tuggenerallige-terfi-etti</guid>
      <pubDate>Tue, 04 Aug 2026 23:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://floryagazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/floryagazetesi-com/uploads/2026/08/alper-gezeravci-albayliktan-tuggenerallige-terfi-51c1b481d1-amp.jpg" type="image/jpeg" length="60969"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Trump'a soğuk duş! Çin'den savaşın seyrini değiştirecek hamle geldi]]></title>
      <link>https://www.floryagazetesi.com/trumpa-soguk-dus-cinden-savasin-seyrini-degistirecek-hamle-geldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.floryagazetesi.com/trumpa-soguk-dus-cinden-savasin-seyrini-degistirecek-hamle-geldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İran, hava savunma sistemlerini güçlendirmek amacıyla Çin'den 300 ila 400 adet omuzdan ateşlenen taşınabilir hava savunma sistemi satın almak için anlaşma yaptı. İlk sevkiyatların birkaç hafta içinde başlaması beklenirken, füzelerin savaş uçakları, helikopterler ve İHA'lara karşı kullanılacağı belirtildi. Öte yandan Çin Dışişleri Bakanlığı, söz konusu silah satışına ilişkin iddiaların gerçeği yansıtmadığını açıkladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><a href="https://www.haberler.com/iran/" rel="nofollow" title="İran Haberleri, İran Haberi, İran Haber"><strong>İran</strong></a>'ın, hava savunma altyapısını yeniden güçlendirmek amacıyla Çin üretimi omuzdan ateşlenen güdümlü roketler satın alacağı öne sürüldü. Reuters'ın konuya yakın üç kaynağa dayandırdığı haberine göre, Tahran yönetimi 60 ila 70 milyon dolar değerindeki anlaşma kapsamında 300 ila 400 adet taşınabilir hava savunma sistemi (MANPADS) tedarik edecek.</p>

<h3>REUTERS: İLK SEVKİYATLAR BİRKAÇ HAFTA İÇİNDE BAŞLAYACAK</h3>

<p>Habere göre <a href="https://www.haberler.com/iran/" rel="nofollow" title="İran Haberleri, İran Haberi, İran Haber"><strong>İran</strong></a>, anlaşma kapsamında teslimatları birkaç hafta içinde almaya başlayacak. Satın almanın, ABD ve İsrail'in son saldırılarında zarar gören füze, İHA ve hava savunma altyapısındaki eksikleri gidermeyi amaçladığı belirtildi.</p>

<p><img height="200" src="https://foto.haberler.com/haber/2026/07/29/trumpa-soguk-dus-cinden-savasi-20097145-4334_1_m.jpg" width="300" /></p>

<h3>QW-12 VE FN-16 FÜZELERİ TEDARİK EDİLECEK</h3>

<p>Kaynaklar, anlaşmanın Çin yapımı QW-12 ve FN-16 füzelerini içeren 300 ila 400 adet taşınabilir hava savunma sistemini kapsadığını aktardı. İddiaya göre anlaşma, İran ile Çinli tedarikçi arasında aracılık yapan Hong Kong merkezli Zhongqing Baoshang International Investment şirketi üzerinden imzalandı.</p>

<p>Reuters'a konuşan kaynaklar, anlaşmanın yapıldığını ancak teslimat takvimi, miktarlar ve uygulamaya ilişkin ayrıntıların değişebileceğini ifade etti.</p>

<p><img height="200" src="https://foto.haberler.com/haber/2026/07/29/trumpa-soguk-dus-cinden-savasi-20097145-2051_1_m.jpg" width="300" /></p>

<h3>ÇİN'DEN YALANLAMA</h3>

<p>İddiaların ardından açıklama yapan Çin Dışişleri Bakanlığı, haberlerin "tamamen asılsız" olduğunu belirtti. Bakanlık, Pekin yönetiminin çatışmaların sona erdirilmesi ve barışın sağlanması yönündeki tutumunu sürdürdüğünü açıkladı.</p>

<p>Pakistan ordusunun halkla ilişkiler birimi ISPR de Çin'den İran'a hava savunma silahlarının Pakistan üzerinden sevk edildiği yönündeki iddiaları kesin bir dille yalanladı.</p>

<h3>İLK SEVKİYATLARIN HAVA YOLUYLA YAPILMASI BEKLENİYOR</h3>

<p>Reuters'ın haberine göre ilk sevkiyatların Çin'in Urumçi kentinden hava yoluyla başlayarak Pakistan üzerinden İran'a ulaştırılması planlanıyor. Batılı istihbarat kaynakları ile İranlı bir yetkili ise Tahran'ın askeri sevkiyatları daha gizli gerçekleştirebilmek amacıyla kara yolu seçeneklerini de değerlendirdiğini öne sürdü.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img height="200" src="https://foto.haberler.com/haber/2026/07/29/trumpa-soguk-dus-cinden-savasi-20097145-4668_1_m.jpg" width="300" /></p>

<h3>ALÇAK İRTİFA HEDEFLERİNE KARŞI KULLANILIYOR</h3>

<p>İran'ın tedarik etmeyi planladığı QW-12 ve FN-16 sistemleri; alçaktan uçan savaş uçakları, helikopterler ve insansız hava araçlarına karşı kullanılan kızılötesi güdümlü taşınabilir hava savunma sistemleri arasında yer alıyor.</p>

<p>Askeri uzmanlara göre bu sistemler, küçük ekipler tarafından kısa sürede konuşlandırılabilmeleri ve kolay taşınabilmeleri sayesinde askeri tesisler ile kritik enerji altyapısının korunmasında önemli avantaj sağlıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Savunma</category>
      <guid>https://www.floryagazetesi.com/trumpa-soguk-dus-cinden-savasin-seyrini-degistirecek-hamle-geldi</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Jul 2026 12:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://floryagazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/floryagazetesi-com/uploads/2026/07/trumpa-soguk-dus-cinden-savasin-seyrini-20097145-6621-amp.jpg" type="image/jpeg" length="72494"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Moskova Semalarında 390'dan Fazla İHA: Savaş Rusya'nın İç Kesimlerine Taşınıyor]]></title>
      <link>https://www.floryagazetesi.com/moskova-semalarinda-390dan-fazla-iha-savas-rusyanin-ic-kesimlerine-tasiniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.floryagazetesi.com/moskova-semalarinda-390dan-fazla-iha-savas-rusyanin-ic-kesimlerine-tasiniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[MOSKOVA – Rusya ile Ukrayna arasındaki savaşta cephe hattının ötesine uzanan insansız hava aracı (İHA) operasyonları yeni bir eşiğe ulaştı. Moskova Belediye Başkanı Sergey Sobyanin, pazartesi gece saatlerinden salı sabahına kadar 390'dan fazla Ukrayna İHA'sının Moskova bölgesine yöneldiğini, bunlardan 81'inin başkente ulaşmadan önce hava savunma sistemleri tarafından düşürüldüğünü açıkladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Saldırılar, Rusya'nın başkent çevresinde şimdiye kadar görülen en yoğun İHA operasyonlarından biri olarak değerlendirilirken, Moskova ve çevresindeki birçok yerleşim yerinde alarm durumuna geçildi.</p>

<h2>Çekhov'da Sivil Yerleşim Hedef Oldu</h2>

<p>Saldırının en dikkat çekici noktalarından biri, Moskova'nın yaklaşık 70 kilometre güneyindeki <strong>Çekhov</strong> kenti oldu.</p>

<p>Moskova Bölge Valisi <strong>Andrey Vorobyov</strong>, bir apartmana İHA isabet ettiğini, üst katlarda yangın çıktığını ve çok sayıda dairenin ağır hasar alarak kullanılamaz hale geldiğini açıkladı. Yangın kısa sürede kontrol altına alınırken, bölge güvenlik çemberine alındı.</p>

<p>Çekhov Belediye Başkanı <strong>Mihail Sobakin</strong>, ilk belirlemelere göre olayda can kaybı yaşanmadığını, bina sakinlerinin tahliye edildiğini ve hasar tespit çalışmalarının sürdüğünü bildirdi.</p>

<p>Saldırı görüntüleri, sosyal medyada kısa sürede geniş yankı uyandırdı.</p>

<h2>Moskova Çevresinde Geniş Çaplı Alarm</h2>

<p>Rus yetkililere göre saldırılar yalnızca Çekhov ile sınırlı kalmadı.</p>

<p><strong>Podolsk, Domodedovo, Kolomna</strong> ve Moskova bölgesindeki birçok yerleşim yeri de İHA saldırılarının hedefi oldu. Rus hava savunma birlikleri onlarca hedefi etkisiz hale getirdiklerini açıklarken, bazı bölgelerde uçuş güvenliği tedbirleri artırıldı ve kritik altyapılar çevresinde ek güvenlik önlemleri alındı.</p>

<p>Askerî gözlemcilere göre saldırıların geniş bir alana yayılması, Ukrayna'nın uzun menzilli İHA kabiliyetini artırdığını ve Rus hava savunmasının sürekli baskı altında tutulmaya çalışıldığını gösteriyor.</p>

<h2>"Savaş Rusya'ya Geri Döndü" Mesajı</h2>

<p>Saldırıların ardından Ukrayna yanlısı sosyal medya hesaplarında yayımlanan görüntülerde, <strong>"Savaş, Zelenskiy'nin söz verdiği gibi Rusya'ya geri döndü."</strong> ifadeleri dikkat çekti.</p>

<p>Ukrayna hükümeti ise operasyon hakkında resmî bir açıklama yapmadı.</p>

<p>Savaşın başlamasından bu yana Ukrayna, özellikle son bir yıl içinde Rusya'nın iç bölgelerindeki hava üsleri, mühimmat depoları, enerji tesisleri ve lojistik merkezlerini hedef alan uzun menzilli İHA operasyonlarını önemli ölçüde artırdı.</p>

<h2>Karşılıklı Saldırılar Yeni Bir Aşamaya Geçiyor</h2>

<p>Rusya da son haftalarda Ukrayna'nın Kiev, Harkiv, Odesa, Dnipro ve diğer büyük şehirlerine yönelik yoğun füze ve kamikaze İHA saldırıları düzenliyor.</p>

<p>Her iki taraf da artık yalnızca cephedeki birlikleri değil; komuta merkezleri, enerji altyapısı, hava üsleri, mühimmat depoları ve lojistik ağları hedef alan derin operasyonlar gerçekleştiriyor.</p>

<p>Bu tablo, savaşın klasik cephe çatışmasının ötesine geçerek stratejik derinlikte yürütülen bir yıpratma savaşına dönüştüğünü ortaya koyuyor.</p>

<h2>Uzmanlar Ne Diyor?</h2>

<p>Uluslararası güvenlik uzmanlarına göre son saldırılar üç önemli sonucu beraberinde getiriyor:</p>

<ul>
 <li><strong>Birincisi</strong>, Ukrayna'nın Rusya'nın iç bölgelerine ulaşabilen uzun menzilli İHA kapasitesi sürekli gelişiyor.</li>
 <li><strong>İkincisi</strong>, Rus hava savunma sistemleri çok sayıda hedefi etkisiz hale getirse de, yüzlerce İHA'nın aynı anda kullanılması savunma sistemleri üzerinde ciddi baskı oluşturuyor.</li>
 <li><strong>Üçüncüsü</strong>, savaşın psikolojik boyutu giderek önem kazanıyor. Moskova gibi daha önce görece güvenli kabul edilen bölgelerin hedef alınması, Rus kamuoyunda savaşın etkilerinin doğrudan hissedilmesine neden oluyor.</li>
</ul>

<p>Analistler, karşılıklı saldırıların artmasının diplomatik çözüm ihtimalini kısa vadede daha da zorlaştırabileceği görüşünde birleşiyor.</p>

<h2>Bölgesel ve Küresel Etkiler</h2>

<p>Moskova çevresine yönelik yoğun İHA saldırıları yalnızca Rusya'nın iç güvenliğini değil, Avrupa'nın güvenlik mimarisini de yakından ilgilendiriyor.</p>

<p>NATO ülkeleri, savaşın yeni aşamasını dikkatle takip ederken; hava savunma sistemleri, elektronik harp teknolojileri ve insansız sistemler modern savaşın belirleyici unsurları olarak öne çıkıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Uzmanlara göre Rusya-Ukrayna savaşı, artık yalnızca iki ülke arasındaki konvansiyonel bir çatışma olmaktan çıkarak, yeni nesil teknolojilerin ve asimetrik harp yöntemlerinin sahada test edildiği küresel ölçekte bir güvenlik krizine dönüşmüş durumda.</p>

<hr />
<h3>Kaynaklar</h3>

<ul>
 <li>Reuters</li>
 <li>BBC News</li>
 <li>Associated Press (AP)</li>
 <li>Rusya Savunma Bakanlığı</li>
 <li>Moskova Belediyesi</li>
 <li>Moskova Bölge Valiliği</li>
 <li>Institute for the Study of War (ISW)</li>
</ul>

<p><strong>Florya Gazetesi Haber Merkezi</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Savunma</category>
      <guid>https://www.floryagazetesi.com/moskova-semalarinda-390dan-fazla-iha-savas-rusyanin-ic-kesimlerine-tasiniyor</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Jul 2026 10:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://floryagazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/floryagazetesi-com/uploads/2026/07/savasta-bir-ilk-baskenti-390dan-fazla-iha-ile-20093339-7611-amp.webp" type="image/jpeg" length="72148"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Çin'den Yeni Nükleer Denizaltı Hamlesi: Hint-Pasifik'te Sessiz Güç]]></title>
      <link>https://www.floryagazetesi.com/cinden-yeni-nukleer-denizalti-hamlesi-hint-pasifikte-sessiz-guc</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.floryagazetesi.com/cinden-yeni-nukleer-denizalti-hamlesi-hint-pasifikte-sessiz-guc" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uydu görüntülerinde ilk kez ortaya çıkan Çin'in yeni saldırı denizaltısı, kuyruksuz X-form tasarımı ve düşük akustik iziyle dikkat çekti. Daha sessiz hareket ederek radarlardan ve sonarlardan kaçması hedeflenen platform ABD'yi tedirgin etti]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<ul>
 <li>
 <p><strong>Florya Gazetesi | Savunma Analiz</strong></p>

 <p>Çin, Hint-Pasifik bölgesindeki deniz gücünü artırmaya yönelik modernizasyon çalışmalarına hız kesmeden devam ediyor. Şanghay'daki <strong>Jiangnan Tersanesi</strong>'nde inşa edildiği uydu görüntüleriyle ortaya çıkan yeni saldırı denizaltısı, Pekin'in deniz kuvvetlerini daha sessiz, daha hızlı ve daha etkili platformlarla güçlendirme stratejisinin son halkası olarak değerlendiriliyor.</p>

 <p>ABD merkezli ticari uydu şirketi <strong>BlackSky</strong> tarafından Mayıs ayında çekilen ve uluslararası savunma çevrelerinde geniş yankı uyandıran görüntüler, Çin'in geliştirdiği yeni denizaltının mevcut <strong>Type 093 (Shang sınıfı)</strong> nükleer saldırı denizaltısının geliştirilmiş modeli ya da tamamen yeni bir sınıfa ait olabileceğine işaret ediyor.</p>

 <hr />
 <h2>Uydu Görüntüleri Yeni Nesil Tasarımı Ortaya Koydu</h2>

 <p>Savunma analistlerine göre yaklaşık <strong>120 metre uzunluğunda</strong> ve <strong>10 metre genişliğinde</strong> olduğu değerlendirilen denizaltı, önceki Shang sınıfına göre önemli tasarım farklılıkları taşıyor.</p>

 <p>Öne çıkan yenilikler şunlar:</p>
 </li>
 <li>Daha küçük kule (sail) yapısı</li>
 <li>Daha kısa gövde</li>
 <li>Daha düşük hidrodinamik sürtünme</li>
 <li>Azaltılmış akustik iz</li>
 <li>Daha yüksek su altı sürati</li>
 <li>Daha verimli enerji kullanımı</li>
</ul>

<p></p>

<p><strong>Florya Gazetesi Haber Merkezi</strong></p>

<p>alanlarında önemli yatırımlar yaptı.</p>

<p>Japon <strong>Asahi</strong> gazetesinin derlediği verilere göre Çin, <strong>2021-2025</strong> yılları arasında yaklaşık <strong>79 bin ton deplasmana sahip 10 yeni denizaltıyı</strong> hizmete aldı.</p>

<p>Bu gelişmeler, ABD, Japonya, Avustralya ve AUKUS ortaklığı tarafından yakından takip ediliyor.</p>

<hr />
<h1>Uzman Değerlendirmesi</h1>

<p>Savunma uzmanları, yeni platformun teknik özelliklerinin henüz resmî olarak doğrulanmadığını vurguluyor. Ancak mevcut görüntüler, Çin'in yalnızca denizaltı sayısını artırmadığını; aynı zamanda düşük görünürlüklü, daha sessiz ve yüksek performanslı platformlara yöneldiğini gösteriyor.</p>

<p>Bunun, Hint-Pasifik'teki stratejik rekabeti daha da yoğunlaştırabileceği ve bölgedeki deniz güvenliği dengelerini etkileyebileceği değerlendiriliyor.</p>

<hr />
<h3>Kaynaklar</h3>

<p>BlackSky uydu görüntü analizleri South China Morning Post Defense News (ABD) Naval News (ABD) The War Zone (ABD) Global Times (Çin) Asahi Shimbun (Japonya)</p>

<p>Uzmanlara göre özellikle kule yapısındaki küçülme, su altında oluşan türbülansı azaltarak denizaltının pasif sonar sistemleri tarafından tespit edilmesini oldukça zorlaştırıyor.</p>

<hr />
<h2>Yeni Bir Denizaltı Sınıfı mı?</h2>

<p>ABD merkezli araştırma kuruluşları ve Asya'daki savunma uzmanları görüntüler üzerinde incelemelerini sürdürüyor.</p>

<p><strong>Perceptum</strong> araştırma şirketinin kurucusu <strong>Timothy Heath</strong>, <i>South China Morning Post</i> gazetesine yaptığı değerlendirmede şunları söyledi:</p>

<blockquote>
<p>"Bu platform mevcut Type 093'ün basit bir modernizasyonundan çok tamamen yeni bir tasarıma benziyor."</p>
</blockquote>

<p>Denizaltının nükleer tahrikli olup olmadığı ise mevcut uydu görüntülerinden kesin olarak anlaşılamıyor.</p>

<hr />
<h1>ABD Basını: "Çin Denizaltı Sessizliğini Artırıyor"</h1>

<p>ABD basınında konu geniş yer buldu.</p>

<p><strong>Defense News</strong>, Çin'in yeni platformunun özellikle ABD Donanmasının Pasifik'teki denizaltı üstünlüğüne karşı geliştirildiğini yazarken, yeni tasarımın akustik izinin azaltılmasının ABD'nin denizaltı takip sistemleri açısından yeni zorluklar oluşturabileceğini değerlendirdi.</p>

<p><strong>Naval News</strong> analizinde ise yeni denizaltının yalnızca platform olarak değil, Çin'in denizaltı üretim kapasitesinin ulaştığı seviyeyi göstermesi bakımından da önemli olduğu ifade edildi. Haberde Jiangnan Tersanesi'nin son yıllarda üretim hızını ciddi biçimde artırdığına dikkat çekildi.</p>

<p><strong>The War Zone</strong> ise Çin'in özellikle Tayvan çevresi ve Güney Çin Denizi'nde caydırıcılığını artırmayı hedeflediğini belirterek, sessiz çalışan yeni nesil denizaltıların ABD'nin P-8 Poseidon deniz karakol uçakları ve su altı sensör ağlarına karşı avantaj sağlayabileceğini yazdı.</p>

<hr />
<h1>Çin Basını: "Ulusal Savunmanın Doğal Gelişimi"</h1>

<p>Çin basınında ise konu daha farklı bir çerçevede ele alındı.</p>

<p><strong>South China Morning Post</strong>, uzman görüşlerine yer vererek yeni platformun Çin donanmasının modernizasyon programının önemli bir parçası olduğunu aktardı.</p>

<p>Devlet destekli <strong>Global Times</strong>, Çin'in savunma modernizasyonunun herhangi bir ülkeye yönelik olmadığını, ülkenin egemenlik haklarını ve deniz güvenliğini korumayı amaçladığını vurguladı.</p>

<p>Çinli askeri yorumcular, özellikle Hint-Pasifik'te artan ABD askeri varlığı karşısında donanmanın teknolojik olarak güncellenmesinin "kaçınılmaz" olduğunu savunuyor.</p>

<hr />
<h1>Hint-Pasifik'te Artan Rekabet</h1>

<p>Son yıllarda Çin;</p>

<p>uçak gemileri, nükleer denizaltılar, hipersonik silahlar, insansız deniz sistemleri, uzun menzilli füze kapasitesi Çinli yetkililer ise yeni denizaltının varlığına ilişkin henüz resmi bir açıklama yapmadı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img src="https://i12.haber7.net//haber/haber7/photos/2026/31/nXNuM_1785136556_5865.jpg" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Savunma</category>
      <guid>https://www.floryagazetesi.com/cinden-yeni-nukleer-denizalti-hamlesi-hint-pasifikte-sessiz-guc</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Jul 2026 11:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://floryagazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/floryagazetesi-com/uploads/2026/07/dd520efe-38b4-4349-a74d-3040a83f9fb1.png" type="image/jpeg" length="68506"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[S-400 Denkleminde Yeni Dönem: Türkiye Jeopolitiğin En Kritik Kavşağında]]></title>
      <link>https://www.floryagazetesi.com/s-400-denkleminde-yeni-donem-turkiye-jeopolitigin-en-kritik-kavsaginda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.floryagazetesi.com/s-400-denkleminde-yeni-donem-turkiye-jeopolitigin-en-kritik-kavsaginda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uluslararası siyasette bazı silah sistemleri vardır ki teknik özelliklerinden çok temsil ettikleri stratejik anlamla gündeme gelir. Türkiye'nin 2017 yılında Rusya ile imzaladığı S-400 hava savunma sistemi anlaşması da bunlardan biridir.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Aradan geçen yıllar içinde S-400 yalnızca bir füze savunma sistemi olmaktan çıktı; NATO'nun güvenlik mimarisini, ABD-Türkiye ilişkilerini, Rusya'nın bölgesel nüfuzunu ve Avrupa'nın savunma dengelerini etkileyen çok katmanlı bir jeopolitik dosyaya dönüştü.</p>

<p>Bugün uluslararası basında yeniden aynı soru soruluyor:</p>

<p><strong>Ankara yeni bir sayfa mı açıyor?</strong></p>

<p>Son haftalarda Wall Street Journal, Reuters ve diğer uluslararası yayın organlarında yer alan haberler; Ankara ile Washington arasında S-400 krizinin çözümüne yönelik yeni diplomatik temasların sürdüğünü öne sürüyor. Resmî makamlar bu iddiaları doğrulamasa da kulislerde konuşulan senaryoların artması bile dosyanın yeniden hareketlendiğini gösteriyor.</p>

<p>Ancak asıl mesele S-400 değildir.</p>

<p>Asıl mesele, Türkiye'nin değişen dünya düzeninde kendisini hangi güvenlik ekseninde konumlandıracağıdır.</p>

<h2>S-400 Krizi Nasıl Bu Noktaya Geldi?</h2>

<p>Türkiye uzun yıllar boyunca Patriot hava savunma sistemini satın almak istedi. Ankara, özellikle balistik füze tehdidinin arttığı dönemde ABD ile müzakereler yürüttü. Ancak teknoloji paylaşımı, ortak üretim ve fiyat konularında anlaşma sağlanamadı.</p>

<p>Bunun üzerine Türkiye, 2017 yılında Rusya ile yaklaşık 2,5 milyar dolar değerinde S-400 anlaşmasını imzaladı.</p>

<p>Washington bu kararı NATO açısından ciddi bir güvenlik riski olarak değerlendirdi.</p>

<p>ABD'nin temel argümanı şuydu:</p>

<p>Rus yapımı radar sistemlerinin F-35 savaş uçaklarının elektronik izlerini analiz edebilme ihtimali, NATO'nun en gelişmiş hava platformlarından birinin güvenliğini tehlikeye atabilir.</p>

<p>Türkiye ise farklı bir tez savundu.</p>

<p>Ankara'ya göre S-400 sistemi NATO ağına bağlanmayacak, tamamen bağımsız çalışacak ve herhangi bir bilgi paylaşımı gerçekleşmeyecekti.</p>

<p>İşte iki taraf arasındaki görüş ayrılığı bugün hâlâ çözülebilmiş değildir.</p>

<h2>Washington'ın Bakışı</h2>

<p>Reuters'ın diplomatik kaynaklara dayandırdığı haberlerde ABD yönetiminin son dönemde Türkiye ile savunma ilişkilerini yeniden geliştirmeye daha istekli olduğu görülüyor.</p>

<p>F-16 satış sürecinin ilerlemesi, savunma sanayi alanındaki temasların artması ve iki ülke arasında üst düzey görüşmelerin yoğunlaşması bunun göstergeleri arasında sayılıyor.</p>

<p>Ancak ABD Kongresi içerisinde Türkiye konusunda görüş birliği bulunmuyor.</p>

<p>Özellikle CAATSA yaptırımlarının kaldırılması ve F-35 programına dönüş konusunda Kongre'deki bazı üyeler hâlâ ciddi çekinceler taşıyor.</p>

<p>Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan bu konuda Trump ile bire bir görüşmesi neticesinde Trump Türkiye'ye F-35 verilmesi konusunda bir karar vereceklerini belirtirken, Erdoğan 5 uçağın sözünü aldıklarını ifade etti. CAATSA yaptırımlarının kalkacağına dair de sinyaller verildi.</p>

<h2>Moskova'nın Sessiz Hesabı</h2>

<p>Bu anlaşma, Soğuk Savaş sonrası ilk kez bir NATO ülkesinin Rus yapımı stratejik hava savunma sistemi satın alması anlamına geliyordu.</p>

<p>Bu nedenle Kremlin'in konuya yalnızca ekonomik değil, siyasi prestij açısından da baktığı değerlendiriliyor.</p>

<p>Carnegie Europe uzmanlarına göre Türkiye ile Rusya arasındaki ilişki artık klasik müttefiklik veya klasik rekabet tanımlarıyla açıklanamıyor.</p>

<p>İki ülke Suriye'de rakip olabiliyor.</p>

<p>Karadeniz'de farklı pozisyonlar alabiliyor.</p>

<p>Ancak enerji, doğal gaz, turizm, tahıl koridoru ve savunma alanlarında iş birliğini sürdürebiliyor.</p>

<p>NATO Neden Bu Dosyayı Yakından İzliyor?</p>

<p>Londra merkezli RUSI ve Chatham House analizlerinde dikkat çekilen ortak nokta şudur:</p>

<p>Türkiye, NATO'nun güney kanadındaki en kritik askeri güçlerden biridir.</p>

<p>Karadeniz'in güvenliği...</p>

<p>Doğu Akdeniz...</p>

<p>Orta Doğu...</p>

<p>Kafkasya...</p>

<p>Balkanlar...</p>

<p>Bu geniş coğrafyada Türkiye'nin rolü hiçbir NATO ülkesi tarafından göz ardı edilemiyor.</p>

<p>Özellikle Rusya-Ukrayna savaşından sonra Türkiye'nin stratejik önemi daha da arttı.</p>

<p>İsveç'in üyelik süreci...</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Karadeniz Tahıl Koridoru...</p>

<p>Esir değişimleri...</p>

<p>Montrö Sözleşmesi'nin uygulanması...</p>

<p>Bütün bu başlıklarda Ankara'nın oynadığı rol, Batılı başkentlerde dikkatle takip ediliyor.</p>

<h2>Masadaki Dört Senaryo</h2>

<p>Uluslararası analizler bugün dört temel ihtimal üzerinde yoğunlaşıyor.</p>

<p>İlk ihtimal mevcut durumun korunmasıdır.</p>

<p>Yani S-400 sistemleri Türkiye'de kalır.</p>

<p>Yaptırımlar devam etse bile Türkiye kendi projelerini öne alarak yoluna devam eder.</p>

<p>İkinci ihtimal sistemlerin aktif kullanılmaması veya depoda tutulmasıdır.</p>

<p>Bu formül zaman zaman diplomatik çevrelerde dile getirilse de bugüne kadar resmiyet kazanmadı.</p>

<p>Üçüncü senaryo son günlerde en fazla konuşulan başlık.</p>

<p>Sistemlerin üçüncü bir ülkeye devredilmesi.</p>

<p>Bazı uluslararası medya kuruluşları Birleşik Arap Emirlikleri gibi ülkelerin isimlerini gündeme getirse de bu konuda doğrulanmış resmî bir açıklama bulunmuyor.</p>

<p>Üstelik böyle bir adımın Rusya'nın onayı olmadan gerçekleşmesi hukuki açıdan da oldukça tartışmalı olduğundan Rusya ile görüşmeler devam etmekte olduğunu anlıyoruz.</p>

<p>Dördüncü ve en kapsamlı senaryo ise Ankara ile Washington arasında geniş kapsamlı yeni bir savunma mutabakatı yapılmasıdır.</p>

<p>Bu durumda yalnızca S-400 değil;</p>

<p>F-35,</p>

<p>F-16,</p>

<p>Eurofighter,</p>

<p>hava savunma sistemleri,</p>

<p>savunma sanayi ortaklıkları</p>

<p>ve NATO içindeki yeni iş birliği modelleri aynı paketin parçaları hâline gelebilir.</p>

<h2>Türkiye'nin Stratejik Denge Politikası</h2>

<p>CSIS uzmanlarının dikkat çektiği en önemli nokta ise Türkiye'nin son yıllarda uyguladığı çok yönlü dış politika anlayışıdır.</p>

<p>Ankara artık yalnızca Batı veya yalnızca Doğu ekseninde hareket etmiyor.</p>

<p>ABD ile NATO müttefikliğini sürdürüyor.</p>

<p>Avrupa Birliği ile ekonomik ilişkilerini koruyor.</p>

<p>Rusya ile enerji ve ticaret ortaklığını devam ettiriyor.</p>

<p>Türk Devletleri Teşkilatı'nı güçlendiriyor.</p>

<p>Aynı zamanda Körfez ülkeleriyle yeni güvenlik ortaklıkları kuruyor.</p>

<p>Bu nedenle S-400 dosyası aslında Türkiye'nin çok kutuplu dış politika modelinin en görünür sembolü hâline gelmiş durumda.</p>

<h2>Yeni Dünya Düzeninde Türkiye</h2>

<p>Günümüz uluslararası sistemi artık Soğuk Savaş dönemindeki gibi iki kutuplu değil.</p>

<p>ABD ile Çin arasındaki rekabet...</p>

<p>Rusya'nın güvenlik politikaları...</p>

<p>Avrupa'nın savunma arayışları...</p>

<p>Orta Doğu'daki yeni ittifaklar...</p>

<p>Bütün bunlar orta ölçekli güçlere daha fazla diplomatik hareket alanı oluşturuyor.</p>

<p>Türkiye de bu ülkeler arasında en dikkat çeken örneklerden biri olarak görülüyor.</p>

<p>Ancak genişleyen hareket alanı aynı zamanda daha karmaşık kararlar anlamına geliyor.</p>

<p>Ankara'nın vereceği her karar artık yalnızca Washington'u veya Moskova'yı değil;</p>

<p>Brüksel'i, Berlin'i, Londra'yı, Kiev'i, Bakü'yü, ve hatta Pekin'i bile yakından ilgilendiriyor.</p>

<p>S-400 dosyası, teknik bir savunma sistemi tartışmasının çok ötesine geçmiş durumda. Türkiye'nin savunma sanayindeki gelişmeleri dikkate alındığında kendi güvenliğini koruyacak düzeyde ve her geçen gün gelişmeler tüm hızı ile devam etmekte. </p>

<p>Bugün konuşulan konu yalnızca bir füze sistemi değildir.</p>

<p>Konuşulan;</p>

<p>Türkiye'nin NATO içindeki geleceği,</p>

<p>Rusya ile stratejik ilişkilerinin yönü,</p>

<p>ABD ile yeniden güven inşa edilip edilemeyeceği,</p>

<p>Avrupa güvenlik mimarisinin nasıl şekilleneceği</p>

<p>ve yeni dünya düzeninde Ankara'nın hangi rolü üstleneceğidir.</p>

<p>Önümüzdeki aylarda hangi senaryonun gerçekleşeceği henüz bilinmiyor.</p>

<p>Ancak görünen gerçek şudur:</p>

<p>S-400 meselesi çözüldüğünde yalnızca bir savunma krizi sona ermeyecek; Türkiye'nin önümüzdeki on yılına yön verecek yeni bir jeopolitik sayfa da açılmış olacak.</p>

<hr />
<p><strong>Kaynaklar:</strong> Reuters, BBC News, <i>The Wall Street Journal</i>, Chatham House, Center for Strategic and International Studies (CSIS), Carnegie Europe, Royal United Services Institute (RUSI), NATO açıklamaları, ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon), Türkiye Cumhuriyeti Millî Savunma Bakanlığı.</p>

<p><strong>Florya Gazetesi Haber Merkezi</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Savunma</category>
      <guid>https://www.floryagazetesi.com/s-400-denkleminde-yeni-donem-turkiye-jeopolitigin-en-kritik-kavsaginda</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 15:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://floryagazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/floryagazetesi-com/uploads/2026/07/6-dz19-1783430754-6052.webp" type="image/jpeg" length="71485"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Son dakika: İran'dan şoke eden ABD kararı! Savaşta başa dönüş]]></title>
      <link>https://www.floryagazetesi.com/son-dakika-irandan-soke-eden-abd-karari-savasta-basa-donus</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.floryagazetesi.com/son-dakika-irandan-soke-eden-abd-karari-savasta-basa-donus" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazım Garibabadi, ülkesinin, ABD ile imzalanan mutabakat zaptındaki yükümlülüklerini askıya aldığını belirtti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>aribabadi, İran devlet televizyonuna ülkesinin mutabakat zaptına ilişkin tutumunu açıkladı.</p>

<p>ABD’nin, mutabakat zaptındaki tüm taahhütlerini ihlal ettiğini ve tüm maddeleri askıya aldığını söyleyen Garibabadi, ülkesinin de mutabakat zaptındaki yükümlülüklerini askıya aldığını ve uygulamadığını belirtti.</p>

<p>Garibabadi ayrıca, mevcut durumda ülkenin savunulmasına odaklandıklarını vurguladı.<br />
<br />
ABD’nin, yine müzakere aşamasında saldırılarına başladığını aktaran Garibabadi, ABD’nin bir kez daha saldırgan tutumun bir sonuç getirmeyeceğini anladığını ve gerekli cevabı aldığını savundu.</p>

<p></p>

<p>Savaşın sona ereceğine dair bir işaret görünmezken, <strong>İranlı bir müzakereci Tahran'ın ABD ile olan geçici anlaşma kapsamındaki taahhütlerini askıya aldığını</strong> açıkladı.</p>

<p><strong>ABD menşeli <a href="https://www.haber7.com/" rel="nofollow" target="_blank" title="Haber">haber</a> ajansı Associated Press'in aktarımına göre, bu taahhütler arasında nükleer anlaşma da bulunuyor.</strong></p>

<p>Daha önce <strong><a href="https://www.haber7.com/dunya" rel="nofollow" target="_blank" title="Dünya Haberleri">dünya</a>daki ham petrolün beşte birinin taşındığı</strong> <strong>Hürmüz Boğazı</strong> üzerindeki çatışmalar, bu kritik su yolunun kontrolüne odaklanarak şiddetlendi.</p>

<p>Genişleyen saldırılar, <strong>içme suyu sağlayan tuzdan arındırma tesisleri de dahil olmak üzere sivilleri ve sivil altyapıyı</strong> tehdit ederken, küresel <a href="https://ekonomi.haber7.com/" rel="nofollow" target="_blank" title="Ekonomi">ekonomi</a> yeniden alarma geçti.</p>

<p><strong>ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM) </strong>cumartesi günü erken saatlerde yaptığı açıklamada, üst üste 7. gece düzenlenen saldırıların hedeflerini şu ifadelerle duyurdu:</p>

<p><strong>"Gözlem alanları, askeri lojistik altyapısı, yeraltı silah depoları ve denizcilik kapasiteleri vurulmuştur."</strong></p>

<h3><strong>'KARŞILIK VERMEYE HAZIR OLUN'</strong></h3>

<p>Kuveyt makamları ve Kuveyt Petrol Şirketi'nin verilerine göre, cumartesi günkü İran saldırılarının en belirgin hasarı Kuveyt'te yaşandı.</p>

<p>Bir su arıtma tesisi ve bir petrol tesisi vurulurken, yetkililer tam konum vermekten kaçındı.</p>

<p>Petrol tesisindeki saldırıda çok sayıda kişi yaralandı ve arıtma tesisinde çıkan yangın bazı güç üretim ünitelerinin devre dışı kalmasına neden oldu.</p>

<p>İçme suyunun yüzde 90'ını bu yöntemle sağlayan çöl ülkesinde, arıtma tesislerine yönelik iki gün içindeki ikinci saldırı gerçekleşti.</p>

<p><img alt="İran'ın İsfahan kentinde düzenlenen protestolardan bir görüntü." src="https://i12.haber7.net//haber/haber7/photos/2026/29/SYwF3_1784390080_0885.jpg" />İran'ın İsfahan kentinde düzenlenen protestolardan bir görüntü.</p>

<p>Kuveyt İtfaiye Teşkilatı, İran saldırılarının yol açtığı diğer iki yangına müdahale eden çok sayıda itfaiyeci ve bir işçinin yaralandığını bildirdi.</p>

<p>Kuveyt, füze tehditleri nedeniyle hava sahasını kısa süreliğine kapatırken, Kuveyt Havayolları başkente gidiş ve dönüş uçuşlarının çoğunu yeniden planladığını duyurdu.</p>

<p>Öte yandan Irak, Erbil kenti üzerinde saldırı dronlarını düşürdüğünü bildirdi. Ürdün resmi haber ajansı Petra, krallığın hava savunma sistemlerinin İran füzelerini imha ettiğini duyururken, Bahreyn ve Suudi Arabistan hükümetleri gün boyunca hava saldırısı sirenlerinin çaldığını aktardı.</p>

<p>Bölgedeki gerilim tırmanırken, İran İslam Devrimi Muhafızları Ordusu, ABD güçlerine ev sahipliği yapan ülkelere yönelik uyarısının dozunu artırarak devlet televizyonu üzerinden şu mesajı verdi:</p>

<p><strong>"ABD güçlerine ev sahipliği yapan ülkeler, buna eşdeğer bir karşılık almaya hazır olmalıdır."</strong></p>

<p>İran devlet televizyonu, ABD hava saldırılarının İran'ın güneyindeki Hürmüzgan eyaletinde bir elektrik ve su arıtma tesisini vurduğunu bildirdi.</p>

<p>Resmi haber ajansı IRNA, Bonji su arıtma tesisinin yıkıldığını, yaklaşık 10 bin kişinin su kaynağının kesildiğini ve stratejik Keşm Adası'ndaki bir başka tesisin hasar gördüğünü aktardı.</p>

<p>İran resmi haber ajansına göre, gece saatlerinde düzenlenen saldırılarda iki tünel ve bir köprü hasar görürken, İran'ın ana limanı Bender Abbas'a giden otoyollardan birinde ulaşım aksadı.</p>

<p>IRNA, cumartesi günü Bender Abbas güzergahındaki bir köprü de dahil olmak üzere toplam üç köprünün vurulduğunu bildirdi.</p>

<p>İran, cuma günü Enerji Bakanlığı'nın yaptığı bir çağrı ile ABD hava saldırıları sırasında yaşanan tahribatı ilk kez kabul etti:</p>

<p><strong>"Aşırı sıcaklar yaşayan güney eyaletlerindeki halkımızdan, güç altyapısına yönelik saldırılar nedeniyle daha az elektrik kullanmalarını talep ediyoruz."</strong></p>

<p>İranlı yetkililer, cuma günü bir köprüye düzenlenen saldırıda ölen sekiz kişi de dahil olmak üzere, son üç haftadaki ABD saldırılarında en az 50 kişinin öldüğünü ve 500'den fazla kişinin yaralandığını açıkladı.</p>

<p>ABD'li yetkililer ise pazartesi gününden bu yana 10 ordu askeri ve üç donanma denizcisi olmak üzere 13 ABD personelinin daha yaralandığını doğruladı ancak detay vermedi.</p>

<p>Savaşın başından bu yana 14 ABD askeri personeli hayatını kaybetti, 427'si ise yaralandı.</p>

<p>İran, 28 Şubat'ta ABD ve İsrail saldırılarıyla başlayan savaşın ardından boğazı gemi trafiğine fiilen kapattı. Bu durum petrol fiyatlarının fırlamasına neden olurken, Tahran'a müzakerelerde önemli bir koz sağladı.</p>

<p>Uluslararası denizcilik takip verilerine göre, boğazdan geçişler son üç haftanın en düşük seviyesine geriledi.</p>

<p>Dünyanın on yıllardır uluslararası bir su yolu olarak kabul etmesine rağmen İran, son günlerde gemilere ateş açarak pozisyonunu savundu:</p>

<p><strong>"Hürmüz Boğazı üzerinde tek kontrol sahibi İran olmalıdır ve buradan geçen gemiler Tahran'a geçiş ücreti ödemek zorundadır."</strong></p>

<p>ABD Başkanı Donald Trump, İran'ı boğazdaki baskısını gevşetmeye zorlamak için elektrik santrallerini ve köprüleri hedef alma tehditlerini yineledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>ABD, geçtiğimiz hafta İran'ın ham petrol sevkiyatını durdurmak amacıyla İran limanlarına yönelik deniz ablukasını yeniden uygulamaya koydu.</p>

<p>Bölgedeki enerjinin giderek artan bir kısmı boru hatları üzerinden taşınsa da, bu miktar deniz taşımacılığındaki düşüşü telafi etmeye yetmiyor.</p>

<p>Savaş başlamadan önce ABD, nükleer programı konusunda İran ile görüşmeler yürütüyordu.</p>

<p>Trump'ın şu anda savaşı sona erdirmesi ve seçim kampanyası döneminde karşı çıktığı türden uzun süreli bir Orta Doğu çatışmasından kaçınması yönünde siyasi bir baskıyla karşı karşıya olduğu belirtiliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Dünya, Savunma</category>
      <guid>https://www.floryagazetesi.com/son-dakika-irandan-soke-eden-abd-karari-savasta-basa-donus</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Jul 2026 19:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://floryagazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/floryagazetesi-com/uploads/2026/07/r-r0ew-1784379023-5414.webp" type="image/jpeg" length="25792"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Trump: “İran Görüşmelere Devam Etmek İstedi, Kabul Ettik; Ateşkes Sona Erdi]]></title>
      <link>https://www.floryagazetesi.com/trump-iran-gorusmelere-devam-etmek-istedi-kabul-ettik-ateskes-sona-erdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.floryagazetesi.com/trump-iran-gorusmelere-devam-etmek-istedi-kabul-ettik-ateskes-sona-erdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD Başkanı Donald Trump, İran’ın müzakereleri sürdürme talebini kabul ettiklerini ancak Washington’ın Tahran’a mevcut ateşkes düzenlemesinin sona erdiğini açık biçimde bildirdiğini söyledi. Açıklama, Katar’ın arabuluculuk girişimleri ve Hürmüz Boğazı’ndaki güvenlik geriliminin sürdüğü bir dönemde geldi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ABD Başkanı Donald Trump, İran ile yürütülen diplomatik temaslara ilişkin yaptığı açıklamada, Tahran’ın görüşmelere devam edilmesini istediğini, ABD’nin bu talebe olumlu yaklaştığını belirtti. Trump, buna karşın daha önce yürürlükte olan ateşkes düzenlemesinin sona erdiğinin İran tarafına iletildiğini ifade etti.</p>

<p>Trump’ın açıklaması, ABD ile İran arasındaki gerilimin yeniden yükseldiği bir süreçte yapıldı. Reuters’ın haberine göre Trump, İran’ın görüşmelere devam edilmesini talep ettiğini, Washington’ın da buna onay verdiğini söyledi. Ancak ABD Başkanı, iki ülke arasındaki geçici ateşkesin artık geçerli olmadığını vurguladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bölgede diplomatik temasların tamamen kopmaması için Katar’ın da devreye girdiği bildirildi. Katar’ın, ABD ile koordinasyon içinde İranlı yetkililerle görüşmek üzere Tahran’a bir heyet gönderdiği; bu temasların gerilimin düşürülmesi, karşılıklı mesajların iletilmesi ve daha geniş kapsamlı müzakereler için zemin oluşturulması amacı taşıdığı aktarıldı.</p>

<p>Diplomatik gündemin önemli başlıkları arasında Hürmüz Boğazı’ndaki deniz trafiğinin güvenliği, bölgedeki askerî hareketliliğin sınırlandırılması, karşılıklı saldırıların durdurulması ve geçici anlaşmanın geleceği bulunuyor. Daha önce Doha’da yapılan dolaylı görüşmelerde de kalıcı barış anlaşmasından çok, deniz ulaşımı ve güvenlik düzenlemeleri üzerinde durulduğu bildirilmişti.</p>

<p>Reuters’ın değerlendirmesine göre Trump’ın ateşkesin sona erdiğine yönelik açıklamaları, yalnızca diplomatik bir kopuş anlamına gelmeyebilir. Washington ile Tahran arasındaki karşılıklı askerî baskının, müzakere masasında daha güçlü şartlar elde etmeye yönelik bir stratejinin parçası olabileceği de değerlendiriliyor.</p>

<p>Taraflardan gelecek yeni açıklamalar, Katar’ın arabuluculuk girişiminin sonuçları ve Hürmüz Boğazı’ndaki gelişmeler, ABD-İran hattındaki krizin seyrini belirleyecek temel unsurlar arasında görülüyor.</p>

<p><strong>Kaynaklar:</strong> Reuters, Axios, Al Jazeera, Le Monde, uluslararası ajans haberleri.</p>

<p><strong>Florya Gazetesi Haber Merkezi</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Savunma</category>
      <guid>https://www.floryagazetesi.com/trump-iran-gorusmelere-devam-etmek-istedi-kabul-ettik-ateskes-sona-erdi</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Jul 2026 19:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://floryagazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/floryagazetesi-com/uploads/2026/07/abd-80den-fazla-askeri-hedefi-vurdu-irandan-20029407-1600-amp-1.jpg" type="image/jpeg" length="33494"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bakan Fidan: CAATSA konusunda uygun adımları atıyoruz, kısa sürede neticeye ulaşacağız]]></title>
      <link>https://www.floryagazetesi.com/bakan-fidan-caatsa-konusunda-uygun-adimlari-atiyoruz-kisa-surede-neticeye-ulasacagiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.floryagazetesi.com/bakan-fidan-caatsa-konusunda-uygun-adimlari-atiyoruz-kisa-surede-neticeye-ulasacagiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Türkiye ile ABD arasındaki ilişkilerde CAATSA yaptırımlarının kaldırılması ve F-35 sürecinin yeniden ele alınması için çalışmalar yürütüldüğünü belirtti. Fidan, NATO’nun yeni döneminde savunma sanayii ekosisteminin ittifakın temel unsurlarından biri hâline geldiğini söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<ul>
 <li>
 <p>Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, katıldığı bir televizyon programında NATO Zirvesi, Türkiye-ABD ilişkileri, savunma sanayii, İran-ABD gerilimi ve Rusya-Ukrayna savaşı hakkında değerlendirmelerde bulundu.</p>

 <p>Fidan, NATO Zirvesi’nin hem organizasyon hem de alınan kararlar bakımından önemli sonuçlar doğurduğunu ifade etti. İttifak içinde uzun süredir tartışılan “külfet paylaşımı” anlayışının, yalnızca siyasi bir kavram olmaktan çıkarak uygulamaya dönük bir politika hâline geldiğini söyledi.</p>

 <p>Bakan Fidan, savunma sanayiinin NATO açısından artık destekleyici bir unsur değil, doğrudan stratejik bir ana unsur olarak değerlendirildiğini belirtti. Tedarik zincirlerinin korunması, mühimmat üretimi, lojistik kapasite ve savunma teknolojilerinin geliştirilmesinin ittifakın geleceğinde belirleyici olacağını kaydetti.</p>

 <p>Türkiye’nin hava savunma sistemleri, füze teknolojileri, insansız hava araçları, sürü dronları ve siber güvenlik alanlarında önemli kabiliyetler geliştirdiğini vurgulayan Fidan, Türk savunma sanayiinin NATO içindeki ortak üretim ve tedarik mekanizmalarında daha etkin rol alabileceğini ifade etti.</p>

 <p>Türkiye ile ABD arasındaki ilişkilere de değinen Fidan, iki ülke liderinin görüşmelerinde mevcut sorunların çözülmesi ve ilişkilerin her alanda geliştirilmesi yönünde irade ortaya koyduğunu söyledi.</p>

 <p>CAATSA yaptırımları ve F-35 sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Fidan, Türkiye’nin müttefikleriyle ilişkilerinde yaptırımların bulunmaması gerektiğini belirtti. Fidan, “CAATSA bunlardan biri. F-35’le ilgili konu da bunlardan biri. Bu irade burada olduğu sürece iki liderde de biz bakanlıklar olarak bunları çözme konusunda uygun adımları atıyoruz. İnşallah yakında bir neticeye ulaşacağız” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

 <p>Fidan ayrıca F-110 motorlarıyla ilgili ABD Kongresi’ndeki yasal bildirim sürecinin tamamlandığını belirterek, sürecin Türkiye açısından olumlu sonuçlanmasını beklediklerini kaydetti.</p>

 <p>ABD-İran hattındaki gerilime ilişkin de konuşan Fidan, Hürmüz Boğazı’ndaki deniz geçişleri konusunda taraflar arasında farklı yorumlar bulunduğunu söyledi. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ile yaptığı görüşmede, çatışmaların yayılma ihtimali ve boğazdaki seyrüsefer düzenlemelerinin ele alındığını belirtti.</p>

 <p>Fidan, İran ve Umman arasında yapılması planlanan görüşmelerin Hürmüz Boğazı’ndaki geçiş düzenlemelerine ilişkin anlaşmazlığın giderilmesine katkı sağlayabileceğini ifade etti.</p>

 <p>Rusya-Ukrayna savaşının Karadeniz güvenliği, deniz ticareti ve bölgesel istikrar açısından Türkiye’yi doğrudan etkilediğini vurgulayan Fidan, Ankara’nın her iki tarafla da iletişim kanallarını açık tuttuğunu belirtti. Türkiye’nin savaşın sona erdirilmesine yönelik diplomatik çabalarını sürdürdüğünü kaydetti.</p>

 <p><strong>Kaynaklar:</strong> Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın televizyon programındaki açıklamaları, uluslararası ajans haberleri.</p>

 <p><strong>Florya Gazetesi Haber Merkezi</strong></p>
 </li>
</ul></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Savunma</category>
      <guid>https://www.floryagazetesi.com/bakan-fidan-caatsa-konusunda-uygun-adimlari-atiyoruz-kisa-surede-neticeye-ulasacagiz</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Jul 2026 19:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://floryagazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/floryagazetesi-com/uploads/2026/07/bakan-fidan-caatsa-konusunda-uygun-adimlari-20039334-1091-amp.webp" type="image/jpeg" length="84483"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[NATO Zirvesi öncesi kritik adım: Fransa'dan Türkiye'ye SAMP/T satışında yeşil ışık]]></title>
      <link>https://www.floryagazetesi.com/nato-zirvesi-oncesi-kritik-adim-fransadan-turkiyeye-sampt-satisinda-yesil-isik</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.floryagazetesi.com/nato-zirvesi-oncesi-kritik-adim-fransadan-turkiyeye-sampt-satisinda-yesil-isik" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Fransa'nın, yıllardır mesafeli durduğu Türkiye'ye SAMP/T hava savunma sistemi satışına ilişkin tutumunu yumuşattığı öne sürüldü. NATO öncesinde yaşanan değişikliğin ardından taraflar arasındaki görüşmelerin erken aşamada olduğu belirtildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p></p>

<ul>
 <li>Fransa'nın Türkiye'ye SAMP/T hava savunma sistemi satışına yönelik tutumunun, Cumhurbaşkanı Macron ile Başbakan Meloni'nin görüşmesinin ardından değiştiği öne sürüldü.</li>
 <li>NATO Zirvesi öncesinde Fransa'nın Türkiye ile olan temaslarının daha olumlu bir hale geldiği, ancak müzakerelerin henüz erken aşamada olduğu belirtildi.</li>
 <li>Fransa ve İtalya tarafından geliştirilen SAMP/T sistemi, NATO ülkeleri tarafından kullanılan en gelişmiş hava savunma sistemleri arasında yer alıyor ve Türkiye bu sistemle ilgili uzun süredir görüşmeler yürütüyor.</li>
</ul>

<p>Fransa'nın, Türkiye'ye SAMP/T hava savunma sistemi satışına yönelik yaklaşımında değişikliğe gittiği öne sürüldü.</p>

<p>Reuters'ın konuya yakın beş kaynağın verdiği bilgiye göre, Fransa'nın yıllardır sürdürdüğü çekincelerini azaltması, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile İtalya Başbakanı Giorgia Meloni'nin 25 Haziran'da gerçekleştirdiği görüşmenin ardından yaşandı.</p>

<p><img src="https://i12.haber7.net//haber/haber7/photos/2026/28/gxc7b_1783340379_4573.jpg" /></p>

<p><strong>NATO ZİRVESİ ÖNCESİ DİKKAT ÇEKEN ADIM</strong></p>

<p>Tutum değişikliğinin, 7-8 Temmuz'da Ankara'da düzenlenecek NATO Zirvesi öncesinde gelmesi dikkat çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kaynaklar, Türkiye ile yürütülen temasların henüz erken aşamada olduğunu belirtirken, daha önce satış konusunda net bir irade ortaya koymayan Fransa'nın artık daha olumlu bir yaklaşım sergilediğini ifade etti.</p>

<p>Konuya ilişkin bilgi sahibi kaynaklardan biri, olası satış sürecine ilişkin, <strong>"Daha önce yeterince açık değillerdi, artık öyleler."</strong> değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p><img src="https://i12.haber7.net//haber/haber7/photos/2026/28/HvQTu_1783340357_4666.jpg" /></p>

<p><strong>GÖRÜŞMELER SÜRÜYOR</strong></p>

<p>Kaynaklara göre taraflar arasındaki müzakereler henüz başlangıç aşamasında bulunuyor ve olası bir anlaşmaya ilişkin nihai karar verilmiş değil.</p>

<p>Fransa ve İtalya tarafından ortak geliştirilen SAMP/T sistemi, uzun menzilli hava ve füze savunma kabiliyetiyle NATO ülkelerinin kullandığı en gelişmiş hava savunma sistemleri arasında gösteriliyor. Türkiye, hava savunma kapasitesini güçlendirme hedefi doğrultusunda uzun süredir bu sistemle ilgili görüşmeler yürütüyor.</p>

<p><img src="https://i12.haber7.net//haber/haber7/photos/2026/28/N3SIx_1783340427_0926.jpg" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Savunma</category>
      <guid>https://www.floryagazetesi.com/nato-zirvesi-oncesi-kritik-adim-fransadan-turkiyeye-sampt-satisinda-yesil-isik</guid>
      <pubDate>Mon, 06 Jul 2026 19:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://floryagazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/floryagazetesi-com/uploads/2026/07/n3-s-ix-1783340427-0926.webp" type="image/jpeg" length="23191"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Avrupa ülkesinden İsrail'e ret! Soykırım silahlarına izin yok]]></title>
      <link>https://www.floryagazetesi.com/avrupa-ulkesinden-israile-ret-soykirim-silahlarina-izin-yok</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.floryagazetesi.com/avrupa-ulkesinden-israile-ret-soykirim-silahlarina-izin-yok" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Fransa, savunma ve güvenlik endüstrisi alanında önde gelen uluslararası etkinliklerden biri olan Paris Eurosatory 2026 Fuarı'nda, soykırım silahlarını sergilemesine izin vermeme kararını İsrail'e bildirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>srail Savunma Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, Bakanlığın Paris Eurosatory 2026 Fuarı'na katılamayacağı ve stant açamayacağı belirtildi.</p>

<p><strong>İSRAİL'İN STANT AÇMASI VE SALDIRI SİSTEMLERİNİ SERGİLEMESİ YASAKLANDI</strong></p>

<p>Açıklamada, Fransız hükümetinin aldığı karar doğrultusunda, haziran sonunda düzenlenecek Paris Eurosatory 2026 Fuarı'na, İsrail hükümet temsilcilerinin katılımının, İsrail'in stant açmasının ve saldırı sistemlerini sergilemesinin yasaklandığı aktarıldı.</p>

<p>İsrail'in söz konusu fuarda sadece hava savunma sistemlerini sergilemesine izin verileceğine işaret edilen açıklamada, bunun siyasi ve ticari bir karar olduğu savunuldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>FRANSA, İSRAİL'İN KATILIMINI DAHA ÖNCE DE REDDETMİŞTİ</strong></h3>

<p>Fransa, İsrail'in Paris Eurosatory 2024 Fuarı'na da katılımına izin vermemiş, fuarın ana organizatörü Coges Events, <em><strong>"hükümet yetkililerinin kararıyla, 2024 Eurosatory Fuar Salonu'nda hiçbir İsrail savunma endüstrisi standının olmayacağını"</strong></em> ifade etmişti.</p>

<p>Fransız hükümeti, 2025'te düzenlenen Paris Havacılık Fuarı'nda ise saldırı amaçlı silah sistemlerini kaldırmayı reddeden İsrailli firmaların ürünlerini siyah bir perde ile örterek bu tür silahların sergilenmesini engellemişti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Savunma</category>
      <guid>https://www.floryagazetesi.com/avrupa-ulkesinden-israile-ret-soykirim-silahlarina-izin-yok</guid>
      <pubDate>Tue, 02 Jun 2026 12:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://floryagazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/floryagazetesi-com/uploads/2026/06/lz-v6v-1780360855-1837.webp" type="image/jpeg" length="67457"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[HÜRJET'ten İstanbul'un fethi için gösteri uçuşu]]></title>
      <link>https://www.floryagazetesi.com/hurjetten-istanbulun-fethi-icin-gosteri-ucusu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.floryagazetesi.com/hurjetten-istanbulun-fethi-icin-gosteri-ucusu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[HÜRJET, İstanbul'un fethinin yıldönümü için İstanbul Boğazı üzerinde gösteri uçuşu yaptı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul'un fethinin 573'üncü yıldönümü için birçok farklı kutlama düzenleniyor.</p>

<p>Fethin yıldönümü için savunma sanayii alanındaki gelişmeleri yansıtan kutlamalar da yapılıyor.</p>

<p>Türkiye'nin savunma sanayii alanındaki başarıları, 1453 vizyonunun da devam ettiğinin en önemli göstergesi.</p>

<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da İstanbul'un fethini kutlamak için AK Parti İstanbul İl Başkanlığı tarafından Haliç Kongre Merkezi'nde düzenlenen programa katıldı.</p>

<h3>HÜRJET'TEN GÖSTERİ UÇUŞU</h3>

<p>Türk Havacılık ve Uzay Sanayii (TUSAŞ) tarafından geliştirilen HÜRJET, İstanbul'un fethinin yıldönümünü kutlamak için İstanbul Boğazı üzerinde gösteri uçuşu yaptı.</p>

<p>Türkiye'nin ilk jet motorlu eğitim ve hafif taarruz uçağı olan HÜRJET'in gösterisi sosyal medyada büyük ilgi gördü.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img loading="lazy" src="https://imgcdn.ensonhaber.com/media/esh/2026/05/29/6a199703a9689789__w1200xh824.jpg?w=800" width="800" /></p>

<h3>"AYNI KARARLILIKLA YAŞAMAYA DEVAM EDİYOR"</h3>

<p>TUSAŞ'ın X hesabından da HÜRJET'in gösteri uçuşundan anların olduğu bir video paylaşıldı.</p>

<p>Paylaşımda şu mesaj yer aldı:</p>

<p><strong><em>"İstanbul’un Fethi’nin 573. yılı kutlu olsun! Tarihin akışını değiştiren o büyük zaferin mirası, asırlardır aynı inanç ve kararlılıkla yaşamaya devam ediyor.</em></strong></p>

<p><strong><em>Çağ açıp çağ kapatan eşsiz zaferin mimarı Fatih Sultan Mehmet Han’ı ve fetihte bulunan tüm aziz şehitlerimizi rahmetle anıyoruz."</em></strong></p>

<p>Mn Gemilerikaradan yürütenFatih’in torunlarıİstanbul semalarındamilli savaş uçaklarınıuçuruyor</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Savunma</category>
      <guid>https://www.floryagazetesi.com/hurjetten-istanbulun-fethi-icin-gosteri-ucusu</guid>
      <pubDate>Sat, 30 May 2026 00:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://floryagazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/floryagazetesi-com/uploads/2026/05/6a19a0097927d732-1.webp" type="image/jpeg" length="47286"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türkiye’nin Deniz Yetki Alanları Hamlesi Yunan ve İsrail Basınında Gündem Oldu]]></title>
      <link>https://www.floryagazetesi.com/turkiyenin-deniz-yetki-alanlari-hamlesi-yunan-ve-israil-basininda-gundem-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.floryagazetesi.com/turkiyenin-deniz-yetki-alanlari-hamlesi-yunan-ve-israil-basininda-gundem-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ankara’nın deniz yetki alanlarına ilişkin yeni yasal düzenleme hazırlığı, Doğu Akdeniz ve Ege’de dengeleri yeniden tartışmaya açtı. Yunanistan ve İsrail basını, Türkiye’nin atacağı adımın enerji, güvenlik ve egemenlik alanlarında bölgesel sonuçlar doğuracağını yazarken, uzmanlar sürecin Türkiye açısından yalnızca diplomatik değil, aynı zamanda milli bir mesele olduğuna dikkat çekiyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye’nin deniz yetki alanlarındaki egemenlik haklarını güçlendirmeye ve uluslararası sularda uygulanacak hukuki standartları yeniden tanımlamaya yönelik kapsamlı bir yasa hazırlığında olduğu yönündeki haberler, Yunanistan ve İsrail medyasında geniş yankı uyandırdı.</p>

<p>Yunanistan merkezli <a href="https://www.ekathimerini.com/?utm_source=chatgpt.com" rel="noopener" target="_blank">Kathimerini</a>, <a href="https://www.protothema.gr/?utm_source=chatgpt.com" rel="noopener" target="_blank">Proto Thema</a> ve <a href="https://www.pentapostagma.gr/?utm_source=chatgpt.com" rel="noopener" target="_blank">Pentapostagma</a> gibi yayın organları, Ankara’nın yeni düzenleme ile Ege ve Doğu Akdeniz’deki deniz yetki alanlarını daha güçlü hukuki zemine oturtmayı hedeflediğini öne sürdü.</p>

<p>Yunan basınında yer alan analizlerde, Türkiye’nin hazırladığı düzenlemenin özellikle balıkçılık faaliyetleri, denizaltı madenciliği, enerji sondajları, deniz çevresi yönetimi ve deniz parkları kurulması gibi alanlarda Ankara’ya önemli stratejik avantajlar sağlayabileceği ifade edildi. Bazı yorumlarda ise Türkiye’nin, Doğu Akdeniz’deki enerji paylaşımı ve deniz yetki alanları konusunda “kendisi dışlanarak oluşturulacak hiçbir denklemi kabul etmeyeceği” mesajını verdiği savunuldu.</p>

<p>Proto Thema’nın değerlendirmesinde, Ankara’nın özellikle Libya ile imzaladığı deniz yetki anlaşmasının ardından Doğu Akdeniz’de daha aktif ve kalıcı bir strateji izlediği belirtilirken, yeni yasal çerçevenin bu yaklaşımın devamı niteliğinde olduğu aktarıldı.</p>

<p>İsrail merkezli <a href="https://www.maariv.co.il/?utm_source=chatgpt.com" rel="noopener" target="_blank">Maariv</a> gazetesi ise Türkiye’nin bu hamlesini, Yunanistan-Güney Kıbrıs-İsrail enerji eksenine verilmiş güçlü bir jeopolitik cevap olarak değerlendirdi. Haberde, Ankara’nın Doğu Akdeniz’deki enerji rezervleri üzerindeki gelişmeleri uzun süredir dikkatle takip ettiği ve yeni düzenlemenin Türkiye’nin bölgesel deniz stratejisini kurumsallaştırabileceği ifade edildi.</p>

<p>Maariv’de yayımlanan analizde, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan yönetiminin bu adımla “Ege ve Akdeniz’de Türkiye olmadan kalıcı enerji ve güvenlik düzeni kurulamayacağı” mesajını verdiği ileri sürüldü. İsrail basınında ayrıca Türkiye’nin son yıllarda geliştirdiği deniz savunma teknolojileri, insansız deniz araçları, milli savaş gemileri ve “Mavi Vatan” doktrinine yapılan yatırımların bölgesel dengeleri etkilediğine dikkat çekildi.</p>

<p>Uzmanlara göre Türkiye’nin deniz yetki alanlarına ilişkin hazırladığı hukuki altyapı yalnızca enerji arama faaliyetleriyle sınırlı değil. Sürecin; ekonomik bağımsızlık, enerji güvenliği, deniz ticaret yollarının korunması, mavi ekonomi ve jeostratejik caydırıcılık açısından uzun vadeli sonuçlar doğurabileceği değerlendiriliyor.</p>

<p>Türk güvenlik ve deniz hukuku çevrelerinde ise konu, doğrudan milli egemenlik meselesi olarak ele alınıyor. Özellikle Doğu Akdeniz’de son yıllarda yoğunlaşan enerji rekabeti, uluslararası şirketlerin faaliyetleri ve bölgesel ittifakların şekillenmesi nedeniyle Türkiye’nin hukuki ve askeri kapasitesini güçlendirmesinin stratejik önem taşıdığı ifade ediliyor.</p>

<p>Akademisyenler, Türkiye’nin deniz yetki alanlarına ilişkin tezlerinin uluslararası hukuk çerçevesinde daha görünür hale getirilmesi gerektiğini savunurken, enerji bağımsızlığı ve deniz güvenliğinin gelecek yıllarda devletlerin en kritik milli güvenlik başlıklarından biri olacağına dikkat çekiyor.</p>

<p>ABD ve Avrupa Birliği çevrelerinden ise taraflara diyalog çağrıları gelmeye devam ediyor. Washington yönetimi, Türkiye ve Yunanistan arasında Ege ve Doğu Akdeniz’deki anlaşmazlıkların diplomatik kanallar aracılığıyla çözülmesi gerektiğini vurguluyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Kaynaklar:</strong> Kathimerini, Proto Thema, Pentapostagma, Maariv, Reuters, Anadolu Ajansı (AA)</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Savunma</category>
      <guid>https://www.floryagazetesi.com/turkiyenin-deniz-yetki-alanlari-hamlesi-yunan-ve-israil-basininda-gundem-oldu</guid>
      <pubDate>Sat, 16 May 2026 09:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://floryagazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/floryagazetesi-com/uploads/2026/05/6a07ec8b94fab856-w1200xh1036.webp" type="image/jpeg" length="32622"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
