Savunma

Mavi Vatan’ın “Çelik Kubbe”si ASFAT’a Emanet: TF-2000 ve MİLDEN Projelerinde Kritik Eşik

İSTANBUL – Türk savunma sanayisinin lokomotif kuruluşlarından ASFAT, deniz, kara ve hava platformlarında yürüttüğü projelerle dikkat çekiyor. Kurumun Genel Müdürü Mustafa İlbaş, TF-2000 hava savunma muhribi ve Milli Denizaltı (MİLDEN) projelerinde gelinen son aşamayı açıklarken, 2026 yılı için ihracat odaklı yeni bir strateji benimsediklerini duyurdu.

ASFAT’ın, Milli Savunma Bakanlığı bünyesinde faaliyet gösteren 27 askeri fabrika ve 10 tersaneyi kapsayan geniş bir üretim ekosistemine sahip olduğu belirtilirken, kurumun son yıllarda hem üretim hem de ihracatta önemli başarılar elde ettiği vurgulandı.

Denizde “Çelik Kubbe”: TF-2000 Projesi İlerliyor

Savunma Sanayi İcra Komitesi tarafından ASFAT’a verilen en kritik projelerden biri olan TF-2000 kapsamında çalışmaların takvime uygun ilerlediği açıklandı. Yaklaşık 150 metre uzunluğundaki bu platformun, İstanbul Tersanesi’nde blok kızağa koyma aşamasına yaklaştığı bildirildi.

TF-2000’in, ASELSAN ve ROKETSAN başta olmak üzere yerli savunma sanayi kuruluşlarının geliştirdiği sistemlerle donatılacağı ifade edildi. Balistik füzelere karşı savunma dahil olmak üzere geniş bir hava savunma kapasitesine sahip olacak geminin, Türk Deniz Kuvvetleri’ne yüksek caydırıcılık kazandırması bekleniyor.

MİLDEN ile Sualtında Yeni Dönem

ASFAT’ın bir diğer stratejik projesi olan MİLDEN kapsamında Faz-1 sürecinin başladığı açıklandı. Gölcük Tersanesi’nde inşa edilecek olan denizaltının, havadan bağımsız tahrik (AIP) ve hibrit enerji sistemleriyle donatılacağı belirtildi.

2032 hedefiyle yürütülen proje sayesinde Türkiye’nin su altı harekât kabiliyetinin önemli ölçüde artacağı ve dışa bağımlılığın azalacağı değerlendiriliyor.

İhracatta Yeni Dönem: 2026 “Satış ve Pazarlama Yılı”

ASFAT’ın son dönemdeki en dikkat çekici başarılarından biri, Romanya’ya gerçekleştirilen MİLGEM korvet ihracatı oldu. Bu satış, Türkiye’nin NATO ve AB üyesi bir ülkeye ilk kez savaş gemisi ihraç etmesi açısından önem taşıyor.

Ayrıca Pakistan ile yürütülen korvet projeleri kapsamında teslim edilen platformların bölgesel caydırıcılığa katkı sağladığı ifade edildi. ASFAT’ın yalnızca ürün satışı değil, bakım, onarım ve teknik destek hizmetleriyle de “çözüm ortağı” olarak konumlandığı vurgulandı.

2026 yılının “Satış ve Pazarlama Yılı” ilan edildiğini belirten İlbaş, Şili’den Ürdün’e kadar yaklaşık 30 ülke ile temas halinde olduklarını ve “kazan-kazan” modeliyle teknoloji transferi dahil geniş kapsamlı iş birlikleri hedeflediklerini söyledi.

Kara ve Havada da Güçlü Varlık

ASFAT’ın faaliyetleri denizle sınırlı kalmıyor. Kara platformlarında 8x8 obüs sistemleri ve MEMATT gibi insansız sistemler öne çıkarken, hava tarafında Airbus A400M Atlas bakım-onarım projeleriyle Türkiye’nin bölgesel bir merkez haline geldiği ifade ediliyor.

Uzmanlar, ASFAT’ın entegre üretim ve sürdürülebilirlik yaklaşımıyla Türk Silahlı Kuvvetleri’nin operasyonel kabiliyetini artırırken, aynı zamanda Türkiye’yi küresel savunma ihracatında daha güçlü bir konuma taşıdığını belirtiyor.

Kaynaklar: Reuters, BBC, Haber7, Savunma Sanayii Başkanlığı açıklamaları

Florya Gazetesi Haber Merkezi