- ABD ile İran arasındaki karşılıklı saldırılar, petrol sevkiyatında uzun süreli kesintiler yaşanacağı korkusunu artırarak küresel enerji piyasalarını etkiledi.
- Brent petrolün varil fiyatı, 100 dolar seviyesini aştı ve 24 Temmuz'dan bu yana en yüksek seviyesine çıktı.
- Goldman Sachs, ABD-İran çatışmalarındaki tırmanışın petrol fiyatlarını 120 doların üzerine çıkarma riski taşıdığını belirtti.
Petrol fiyatları, Orta Doğu'da tırmanan jeopolitik gerilimlerin küresel petrol arzına yönelik endişeleri artırmasıyla varil başına 100 dolar sınırını geçti.
Dün 99,46 dolara kadar yükselen Brent petrolün vadeli varil fiyatı, günü 97,92 dolardan tamamladı. Brent petrolün kasım vadeli varil fiyatı, bugün saat 10.15 itibarıyla kapanışa göre yüzde 2,31 yükselerek 100,19 dolar oldu. Aynı dakikalarda Batı Teksas türü (WTI) ham petrolün ekim vadeli varil fiyatı da 94,85 dolar olarak belirlendi.
Orta Doğu'daki çatışmaların uzaması, enerji altyapısı ve deniz taşımacılığının hedef alınması, küresel petrol arzında daha büyük kesintiler yaşanabileceği endişelerini güçlendirerek fiyatları 100 doların üzerine taşıyor.
İran Devrim Muhafızları Ordusu, ABD'nin İran'a ait petrol tankerlerine yönelik saldırılarına karşılık olarak ABD donanmasına ait USS Delbert D. Black (DDG-119) ve USS John Paul Jones (DDG-53) adlı iki savaş gemisinin balistik füzelerle hedef alındığını duyurdu.
İran ordusu, ABD'nin 5 İran tankerini hedef almasına karşılık Hürmüz Boğazı'nda 2 ABD gemisi, 8 tanker ve 10 farklı geminin hedef alındığını bildirmişti.
Ürdün ordusu ise ülke topraklarının İran kaynaklı balistik füze saldırısına maruz kaldığını, hava savunma sistemlerinin 18 füzeyi imha ettiğini ve 2 füzenin boş alanlara düştüğünü açıkladı.
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, İran'ın ABD donanmasına ait gemileri hedef almaya devam etmesi halinde "tankerlerini kaybedeceğini" söyledi.
Öte yandan, İran'ın Basra Körfezi'nin kuzeyinde yer alan petrol ihraç terminalinin bulunduğu Hark Adası ile Hürmüzgan Eyaleti’ne bağlı Cask kenti yakınlarında patlama seslerinin duyulduğu bildirildi.
Bölgede gerilimin tırmanması, İran destekli Husilerin salı günü Suudi Arabistan'a yönelik saldırılarının ardından gerçekleşti. Yemen'deki İran destekli Husiler, sabah saatlerinde Suudi Arabistan'ın güneyindeki Aramco tesislerine ve Kral Halid Hava Üssü'ne füze ve insansız hava araçlarıyla (İHA) saldırılar düzenlediklerini açıkladı.
Husilerin Askeri Sözcüsü Yahya Seri, yaptığı görüntülü açıklamada, Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyon güçlerinin Yemen'e yönelik son günlerde artan hava saldırılarına karşılık Suudi Arabistan'ın iç kesimlerindeki stratejik tesisleri ve askeri üsleri hedef aldıklarını söyledi.
Analistler, ABD-İran geriliminin petrol arzı ve sevkiyatında daha büyük kesintilere yol açabileceği endişesiyle piyasada yüksek bir risk priminin devam etmesini bekliyor.
Brent petrolde teknik olarak 100,73 doların direnç, 95,37 doların ise destek bölgesi olarak izlenebileceği belirtiliyor.
"5 HAM PETROL TANKERİNİ İMHA ETTİ"
Orta Doğu’da mart ayından bu yana süren ABD-İran gerilimi, petrol fiyatlarındaki oynaklığın da ana sebebi olmaya devam ediyor. ABD ve İran arasındaki askeri operasyonlar yaklaşık bir aydır durmuştu. Washington, Tahran’a ekonomik baskı uygulamaya yönelmişti. Ancak yaklaşık 1,5 haftadır saldırılara yeniden başlandı. Son olarak ABD güçleri, Körfez’de bir ABD savaş gemisine yönelik füze saldırısı girişimine karşılık, Tahran’ın petrol ihracat merkezi olan Harg Adası yakınlarında İran’a ait 5 ham petrol tankerini imha etti. Gelişmeler arz endişeleri artırdı ve petrol yeniden 100 dolara yaklaştı.
"120 DOLARIN ÜZERİNE ÇIKMA RİSKİ"
Goldman Sachs Küresel Emtia Araştırmaları Eş Başkanı Daan Struyven ise yedinci ayına giren ABD-İran çatışmasındaki son tırmanış ve gemilere yönelik saldırıların yoğunlaşmasıyla birlikte petrol fiyatlarının da varil başına 120 doların üzerine çıkma riskine dikkat çekti. Trive Yatırım’ın analizinde de “İran, Hürmüz Boğazı’nın açılması için ABD ablukasının kaldırılmasını ve İslamabad Mutabakatı'na dönülmesini şart koşuyor. ABD ise geçişin İran kontrolünde olmasını kabul etmiyor” ifadelerine yer verilerek, mutabakatta 60 günlük müzakere penceresinin ardından uygulama mekanizmasının “hiç kurulamamış” olmasına dikkat çekiliyor.