Rus Korgeneral Alaudinov’dan İsrail’e sert uyarı: “Bu saldırganlık devlet olarak varlığını sona erdirebilir”
Ortadoğu’da İsrail’in Suriye’deki askeri operasyonları ve İran merkezli savaşın bölgesel bir çatışmaya dönüşme riski tartışılırken, Rusya’dan dikkat çeken bir değerlendirme geldi. Rus Korgeneral Apti Alaudinov, İsrail’in çatışmayı genişleterek ABD ve NATO’yu daha doğrudan bir savaşın içine çekmeye çalıştığını savundu.
Rus askeri yetkililerinden Korgeneral Apti Alaudinov, İsrail’in Ortadoğu’daki operasyonlarının yalnızca İran’la sınırlı kalmayabileceği ve çatışmanın daha geniş bir bölgesel savaşa dönüşebileceği değerlendirmesinde bulundu.
Alaudinov’un açıklamalarında, İsrail’in savaşın kapsamını genişletmesinin ABD ve NATO ülkelerini çatışmanın içine çekme ihtimalini artırdığı görüşü öne çıktı.
Rus basınında daha önce yayımlanan açıklamalarında da Alaudinov, İsrail’in İran’ı savaşa çekmeye çalıştığını savunmuştu. 2024 yılında RIA Novosti’ye yaptığı açıklamada İsrail’in İran’ı çatışmaya dahil etmeye çalıştığını söyleyen Alaudinov, benzer bir yöntemin Ukrayna tarafından Belarus konusunda uygulandığını ileri sürmüştü.
EBU ZUHUR SALDIRISI TÜRKİYE’NİN GÜVENLİK KAYGILARINI ARTIRDI
İsrail’in Suriye’deki son operasyonu ise Ankara’nın güvenlik kaygılarını yeniden gündeme taşıdı.
İsrail savaş uçakları 18 Ağustos’ta Suriye’nin İdlib vilayetindeki Ebu Zuhur Askeri Hava Üssü’ne hava saldırısı düzenledi. Anadolu Ajansı'nın Rusça servisinde yer alan habere göre saldırıda hava üssünün pistinin ve hangardaki terk edilmiş bir yapının hedef alındığı bildirildi. Yerel kaynaklar saldırıların dört ila sekiz arasında olduğunu aktardı.
Türkiye Dışişleri Bakanlığı ise saldırıyı sert biçimde kınayarak İsrail’in Suriye’nin altyapısına ve askeri kapasitesine yönelik saldırılarının ülkenin egemenliği ve toprak bütünlüğünü ihlal ettiğini belirtti. Ankara ayrıca uluslararası topluma İsrail’in Suriye’ye yönelik saldırılarının durdurulması çağrısında bulundu.
Ürdün, Katar, Kuveyt ve Suudi Arabistan da Ebu Zuhur saldırısını kınayan ülkeler arasında yer aldı. Açıklamalarda saldırının Suriye'nin egemenliğini ihlal ettiği ve bölgedeki gerilimi daha geniş bir çatışma sarmalına sürükleyebileceği uyarısı yapıldı.
MOSKOVA'DAN “SAVAŞIN GENİŞLEMESİ” UYARISI
Alaudinov’un değerlendirmeleri, Moskova’nın İsrail-İran çatışmasının bölgesel sınırları aşabileceğine yönelik kaygılarıyla örtüşüyor.
Rus askeri yetkili, daha önce İsrail’in İran’ı savaşa çekme girişimlerine dikkat çekmiş ve çatışmanın farklı ülkeleri içine alması halinde NATO’nun da doğrudan taraf haline gelebileceğini savunmuştu. RIA Novosti'nin aktardığı açıklamada Alaudinov, İsrail’in İran’ı savaşa çekmeye çalıştığını ifade etmişti.
Alaudinov’un yaklaşımına göre temel risk, İsrail ile İran arasındaki çatışmanın kontrol dışına çıkarak ABD ve NATO ülkelerinin doğrudan müdahil olduğu daha geniş bir savaşa dönüşmesi.
TÜRKİYE CEPHESİNDE DİKKAT ÇEKEN GELİŞME
İsrail’in İdlib’deki Ebu Zuhur saldırısı, Türkiye açısından ayrıca önem taşıyor. Hava üssünün İdlib’de bulunması ve Türkiye sınırına yakın bir bölgede gerçekleşen İsrail operasyonu, Ankara ile Tel Aviv arasındaki Suriye merkezli güvenlik geriliminde yeni bir başlık oluşturdu.
Türkiye, Suriye'nin toprak bütünlüğünün korunmasını ve bölgedeki istikrarsızlığın daha fazla derinleşmemesini savunuyor. İsrail'in Suriye'deki operasyonlarının kapsamının genişlemesi ise Türkiye'nin Suriye sahasındaki güvenlik hesaplarını doğrudan etkileyebilecek gelişmeler arasında bulunuyor.
Türkiye Dışişleri Bakanlığı'nın son dönemde İsrail'in Suriye'deki operasyonlarıyla ilgili peş peşe açıklamalar yayımlaması da Ankara'nın konuyu yakından takip ettiğini gösteriyor. Bakanlığın 2026 yılı içerisinde İsrail'in Suriye'ye yönelik saldırılarına ilişkin çeşitli açıklamalar yaptığı görülüyor.
“TÜRKİYE İRAN DEĞİL”
İsrail'deki güvenlik çevrelerinde de Türkiye'nin askeri kapasitesine ilişkin tartışmalar devam ediyor.
Türkiye'nin NATO üyeliği, geniş insan gücü, gelişmiş hava kuvvetleri, insansız hava araçları, füze sistemleri ve savunma sanayisindeki ilerlemesi, Ankara ile Tel Aviv arasında doğrudan bir çatışmanın İsrail açısından ciddi sonuçlar doğurabileceği değerlendirmelerine neden oluyor.
Bu nedenle Türkiye ile İsrail arasında Suriye sahasında yaşanabilecek olası bir askeri gerilimin, İran dosyasından farklı bir stratejik denklem oluşturacağı belirtiliyor.
Ancak İsrailli uzmanlara atfedilen bazı ifadelerin tamamı için güvenilir birincil kaynaklara bu aşamada ulaşılamadığı için, söz konusu değerlendirmelerin kesin ifadelerle aktarılması yerine İsrail basınında ve güvenlik çevrelerinde dile getirilen görüşler olarak ele alınması gerekiyor.
BÖLGESEL GERİLİMİN YENİ MERKEZİ SURİYE
İsrail'in Ebu Zuhur saldırısı, Suriye'nin yalnızca İsrail-İran rekabetinin değil, Türkiye-İsrail güvenlik denklemindeki gelişmelerin de önemli sahalarından biri haline geldiğini gösteriyor.
Şam yönetiminin egemenlik alanının yeniden şekillendiği bir dönemde İsrail'in Suriye'deki askeri operasyonlarını sürdürmesi, Ankara'nın güvenlik politikaları açısından yeni riskler oluşturuyor.
Rusya açısından ise temel endişe, Ortadoğu'daki çatışmanın kontrol edilemez biçimde büyümesi ve ABD'nin yanı sıra NATO ülkelerinin de farklı gerekçelerle çatışmaya dahil olması.
Alaudinov'un açıklamalarındaki en dikkat çekici nokta da bu: İsrail'in askeri üstünlüğüne güvenerek çatışmayı genişletmesinin, beklenmedik biçimde kendi güvenliğini daha büyük bir tehditle karşı karşıya bırakabileceği iddiası.
Ortadoğu'daki savaşın İran, İsrail, ABD ve bölge ülkeleri arasındaki mevcut sınırları aşması halinde Türkiye'nin de Suriye'deki gelişmeler nedeniyle doğrudan güvenlik denkleminde daha önemli bir konuma gelmesi bekleniyor.
Böyle bir tabloda Ebu Zuhur saldırısı, yalnızca Suriye'deki terk edilmiş bir askeri hava üssüne yönelik operasyon olmaktan çıkarak İsrail'in Suriye'deki askeri faaliyetlerinin Türkiye'nin güvenlik alanına ne kadar yaklaştığını gösteren yeni bir gelişme olarak değerlendiriliyor.
Kaynaklar: TASS, RIA Novosti, Anadolu Ajansı, Rusya merkezli açık kaynaklı haber ve açıklamalar.
Florya Gazetesi Haber Merkezi