Türkiye’de son yıllarda hızla gerileyen doğum oranlarına karşı Sağlık Bakanlığı yeni bir uygulamayı devreye aldı. “Her Gebeye Ebe” programı kapsamında, özellikle ilk gebeliğini yaşayan kadınlara hamileliğin son üç ayında birebir ebe desteği sağlanacak. Uygulama, doğum sürecinin daha sağlıklı ve güvenli ilerlemesini amaçlarken, aynı zamanda doğurganlık oranlarındaki düşüşün dengelenmesine katkı sağlamayı hedefliyor.
Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, yeni modelle anne adaylarının gebelik sürecinde yalnız bırakılmayacağını belirterek, ebelerin hem tıbbi hem de psikososyal destek sunacağını ifade etti. Buna göre ebe, gebeliğin son üç ayında anne adayının yanında olacak, doğum sürecine hazırlık, beslenme, psikolojik destek ve doğum sonrası süreçlerde aktif rol üstlenecek.
Doğurganlık hızı kritik eşik altında
Türkiye’de toplam doğurganlık hızı, nüfusun kendini yenileme seviyesi olarak kabul edilen 2,1’in oldukça altına gerilemiş durumda. Resmi verilere göre bu oran 2009 yılında 2,1 iken, 2025 itibarıyla 1,36 seviyesine düştü. Bu düşüş, yaklaşık yüzde 35’lik bir gerilemeye işaret ediyor.
Demografi uzmanları, bu seviyenin uzun vadede nüfusun yaşlanması, iş gücü daralması ve sosyal güvenlik sisteminde baskı gibi sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekiyor.
Doğum sayısında son 20 yılda sert düşüş
Toplam doğum sayısındaki gerileme de dikkat çekici boyutlara ulaştı. 2001 yılında yaklaşık 1 milyon 323 bin olan yıllık doğum sayısı, 2024 itibarıyla 937 bine düştü. Bu, yaklaşık 386 binlik bir azalma anlamına geliyor.
Uzmanlar, ekonomik koşullar, kentleşme, eğitim düzeyindeki artış ve kadınların iş gücüne katılımı gibi faktörlerin doğum oranları üzerinde etkili olduğunu değerlendiriyor.
Ebeler doğum sürecinde daha aktif rol alacak
Sağlık Bakanlığı verilerine göre Türkiye genelinde 61 bin 414 ebe görev yapıyor. Yeni düzenlemelerle birlikte ebelerin yalnızca doğum anında değil, gebelik sürecinin tamamında daha aktif rol alması hedefleniyor.
“Her Gebeye Ebe” uygulamasıyla birlikte ebe; anne adayının danışmanı, rehberi ve doğum sürecindeki ilk temas noktası olacak. Bu modelin, özellikle ilk kez anne olacak kadınlarda kaygıyı azaltması ve sağlık hizmetlerine erişimi kolaylaştırması bekleniyor.

Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu
Sezaryen oranları politika gündeminde
Sağlık Bakanlığı’nın üzerinde durduğu bir diğer başlık ise sezaryen doğum oranları. Türkiye’de sezaryen oranlarının dünya ortalamasının üzerinde olduğu belirtiliyor.
Yetkililer, sezaryenin yalnızca tıbbi gereklilik durumlarında uygulanması gerektiğini vurgularken, normal doğumun teşvik edilmesi için farkındalık çalışmaları yürütüyor. Bu kapsamda anne adaylarına doğru bilgi aktarımı ve doğum sürecine yönelik eğitimler artırılıyor.
“Normal Doğum Eylem Planı” ile bütüncül yaklaşım
“Her Gebeye Ebe” uygulaması, Emine Erdoğan’ın himayelerinde yürütülen “Normal Doğum Eylem Planı” ile birlikte ele alınıyor. Bu plan çerçevesinde, sağlık personelinin eğitimi, hastanelerdeki doğum süreçlerinin iyileştirilmesi ve anne adaylarının bilinçlendirilmesi hedefleniyor.
Sağlık otoriteleri, bu tür uygulamaların yalnızca doğum oranlarını artırmayı değil, aynı zamanda anne ve bebek sağlığını iyileştirmeyi amaçladığını vurguluyor.
Uzmanlara göre uzun vadeli bir süreç
Demografi ve halk sağlığı uzmanları, doğum oranlarındaki düşüşün kısa vadede tersine çevrilmesinin zor olduğunu ancak bu tür politikaların uzun vadede etkili olabileceğini belirtiyor.
Yeni uygulamanın, özellikle ilk gebelikte yaşanan belirsizlik ve kaygıyı azaltarak doğum deneyimini iyileştirmesi ve bu sayede doğurganlık kararlarını dolaylı olarak etkileyebileceği ifade ediliyor.




