Florya Gazetesi Haber Merkezi | Hatay
Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan, partisinin Hatay'ın Reyhanlı ilçesindeki yeni ilçe başkanlığı binasının açılış törenine katıldı. Partililer ve vatandaşlarla bir araya gelen Erbakan, törende yaptığı konuşmada Türkiye'nin siyasi geleceği, partisinin iktidar hedefleri ve İslam ülkeleri arasındaki ekonomik iş birliğine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Konuşmasında özellikle Müslüman ülkelerin sahip olduğu enerji kaynaklarına ve ekonomik potansiyele dikkat çeken Erbakan, uluslararası ilişkilerde daha etkili olabilmek için ortak karar ve uygulama mekanizmalarının oluşturulması gerektiğini ifade etti.
“Türkiye'nin üçüncü büyük partisi olduk”
Yeniden Refah Partisi'nin teşkilatlanma çalışmalarına değinen Fatih Erbakan, partisinin üye sayısı bakımından Türkiye'nin üçüncü büyük siyasi partisi konumuna ulaştığını ileri sürdü.
Partisinin Türkiye'nin sorunlarına yönelik çözüm önerileri ve ekonomik projeler hazırladığını belirten Erbakan, önümüzdeki dönemde iktidara gelmeyi hedeflediklerini söyledi.
Erbakan, partisinin kadrolarına ve hazırlıklarına ilişkin şu ifadeleri kullandı:
“Kaynak paketlerimiz, projelerimiz, kitaplarımız, hepsinden önemlisi makam ve rakam için değil Allah rızası için çalışan kadrolarımız hazır. Bu ihlas ve samimiyetle geleceğiz ve Allah'ın da yardımıyla çözülemez denen sorunların üstesinden iman, azim ve aşkla geleceğiz inşallah.”
Erbakan'ın açıklamaları, Yeniden Refah Partisi'nin siyasi hedeflerini ve Millî Görüş geleneğine dayanan söylemini yeniden gündeme taşıdı.
ABD ve İsrail'e karşı ortak hareket çağrısı
Fatih Erbakan'ın konuşmasında öne çıkan başlıklardan biri de Müslüman ülkelerin uluslararası gelişmeler karşısında ortak politikalar oluşturması gerektiği yönündeki çağrısı oldu.
İslam ülkelerinin doğal kaynaklar ve enerji alanında önemli imkânlara sahip olduğunu vurgulayan Erbakan, bu kaynakların uluslararası ilişkilerde etkili bir ekonomik ve siyasi güç oluşturabileceğini savundu.
Erbakan, konuşmasında şunları söyledi:
“Doğal gaz, su ve petrol olmadan dünyanın hiçbir yerinde yaşam olmaz. Öyleyse Müslüman ülkeler ortak hareket edecek, birlikte karar alacak, birlikte uygulayacak ve bu stratejik varlıkları Amerika ve İsrail'e karşı yaptırım gücü olarak kullanacaklar.”
Erbakan'ın açıklamaları, enerji ve doğal kaynakların yalnızca ekonomik birer değer olarak değil, ülkelerin dış politika hedeflerinde kullanılabilecek stratejik unsurlar olarak da değerlendirilmesi gerektiği görüşüne dayanıyor.
Bununla birlikte doğal kaynakların uluslararası yaptırım aracı olarak kullanılmasının, ilgili ülkelerin ekonomik çıkarları, mevcut ticari anlaşmaları ve uluslararası hukuk çerçevesinde çeşitli sonuçlar doğurabileceği belirtiliyor.
Türkiye'nin öncülüğünde D-60 önerisi
Fatih Erbakan, İslam ülkeleri arasında daha kapsamlı bir dayanışma mekanizması oluşturulması amacıyla D-60 adı verilen bir yapılanmanın hayata geçirilmesini önerdi.
Erbakan, söz konusu projenin gerçekleşmesini Türkiye'nin öncülüğüne bağlayarak şu değerlendirmeyi yaptı:
“Bunun olabilmesi Türkiye'nin öncülüğünde D60'ın kurulmasına bağlı. D60'ın kurulabilmesi de Türkiye'de Yeniden Refah'ın iktidar olmasına, Millî Görüş'ün iktidar olmasına bağlı.”
D-60 önerisi, Millî Görüş hareketinin geçmişten bu yana savunduğu İslam ülkeleri arasında ekonomik ve siyasi iş birliğinin geliştirilmesi yaklaşımının daha geniş bir çerçeveye taşınmasını amaçlıyor.
Bu yaklaşımın tarihsel arka planında, 1997 yılında dönemin Başbakanı Necmettin Erbakan'ın öncülüğünde kurulan Gelişen Sekiz Ülke Ekonomik İşbirliği Teşkilatı (D-8) bulunuyor.
Türkiye, İran, Pakistan, Bangladeş, Malezya, Endonezya, Mısır ve Nijerya'nın kurucu üyeleri arasında yer aldığı D-8, gelişmekte olan ülkeler arasında ekonomik ve ticari iş birliğini güçlendirmek amacıyla oluşturulmuştu. Teşkilat, Azerbaycan'ın da katılımıyla dokuz üyeli bir yapıya ulaştı.
Fatih Erbakan'ın gündeme getirdiği D-60 önerisi ise daha geniş bir ülke grubunu kapsayan ekonomik ve siyasi dayanışma düşüncesini ifade ediyor. Bununla birlikte önerinin somut kurumsal yapısı, üyelik şartları, karar alma mekanizmaları ve uluslararası anlaşmalarla nasıl ilişkilendirileceği henüz ayrıntılı bir uygulama planıyla ortaya konulmuş değil.
Enerji kaynakları uluslararası siyasette etkili olabilir mi?
Erbakan'ın doğal gaz, petrol ve su kaynaklarına ilişkin açıklamaları, enerji güvenliğinin uluslararası siyasetteki önemini de gündeme getirdi.
Petrol ve doğal gaz üreticisi ülkeler, küresel enerji arzı üzerinde önemli etkiye sahip bulunuyor. Ancak enerji ihracatına yönelik ortak bir yaptırım politikasının uygulanabilmesi, üretici ülkelerin siyasi tercihlerinin yanı sıra ekonomik bağımlılıklarının ve uluslararası sözleşmelerinin de uyumlaştırılmasını gerektiriyor.
Özellikle enerji gelirlerine bağımlı ekonomiler açısından ihracat kısıtlamalarının yalnızca hedef alınan ülkelere değil, yaptırımı uygulayan ülkelere de maliyet oluşturabileceği değerlendiriliyor.
Su kaynakları ise petrol ve doğal gazdan farklı olarak büyük ölçüde bölgesel coğrafi koşullar ve sınır aşan su anlaşmaları çerçevesinde yönetiliyor.
Bu nedenle Erbakan'ın önerdiği ortak yaptırım yaklaşımının uygulanabilirliği, İslam ülkeleri arasında ne ölçüde siyasi uzlaşma ve ekonomik koordinasyon sağlanabileceğine bağlı bulunuyor.
Açılış kurdelesini kesti, Ticaret Odasını ziyaret etti
Reyhanlı'daki konuşmasının ardından Fatih Erbakan, beraberindeki parti yöneticileriyle birlikte yeni ilçe başkanlığı binasının açılış kurdelesini kesti.
Açılış töreninin ardından Reyhanlı Ticaret Odasını ziyaret eden Erbakan, ilçedeki temaslarını sürdürdü.
Yeniden Refah Partisi'nin Hatay programı, partinin yerel teşkilatlanma faaliyetlerinin yanı sıra dış politika ve ekonomik iş birliği konusundaki önerilerinin kamuoyuna duyurulduğu bir ziyaret olarak öne çıktı.
Erbakan'ın D-60 çağrısı ise Türkiye'nin İslam dünyasındaki rolü, ekonomik dayanışma olanakları ve enerji kaynaklarının uluslararası ilişkilerde kullanımı konularında yeni bir siyasi tartışma başlığı oluşturdu.




