BİST
5.191,83
ALTIN
1.164,91
DOLAR
18,81
STERLİN
23,31
EURO
20,44

'Nokta adres veriyorum' dedi, Baykar’a saldırıda düğmeye basılan ülkeyi açıkladı!

CIA'nın karanlık ismi Rubin, FETÖ firarisi Cevheri Güven ile birlikte Baykar'ı hedef tahtasına oturtan Deva Partisi lideri Babacan'a tepki gösteren askeri stratejistler ve yazarlar, iftiranın tek merkezden komuta edildiğine vurgu yaptı.

16 Ocak 2023 Pazartesi 16:30
'Nokta adres veriyorum' dedi, Baykar’a saldırıda düğmeye basılan ülkeyi açıkladı!

CIA ve Pentagon'un psikolojik harp elemanı olarak bilinen Michael Rubin’in “Baykar’a yaptırım düşünülmeli” şeklindeki yorumunun ardından FETÖ firarisi Cevheri Güven ve Deva Partisi Genel Başkanı Ali Babacan’ın eş zamanlı olarak başlattığı karalama kampanyası manidar karşılandı.

Deva Partisi lideri Babacan’ın “Rekabetten korkuyorlar, devletin bütün imkanları tek şirkete aktarılıyor” yalanını üst perdeye taşıyan FETÖ’cü Cevheri Güven, Baykar Teknoloji Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bayraktar’a “suç örgütü lideri” diyecek kadar iftirada ileri gitti.

Eski Pentagon yetkilisi Rubin çağrı yaptı: Türkiye'nin SİHA ihracatı ABD için tehditEski Pentagon yetkilisi Rubin çağrı yaptı: Türkiye'nin SİHA ihracatı ABD için tehdit

Askeri uzmanlar ve yazarlar, Baykar firmasının CIA ve İsrail’in korkulu rüyası haline geldiğini, savunma sanayiinde paradigmaları değiştiren Bayraktar kardeşlere karşı iftira taarruzunun tek merkezden komuta edildiğine vurgu yaptı.

GÜÇLÜER: KUMPASIN ARKASINDA ‘HERON’CULAR VAR

Haber7’ye konuşan Avrasya Stratejik Araştırmalar Merkezi (ASAM) Uzmanı Dr. Eray Güçlüer, “Baykar’ı hedef alanları Allah’a havale ediyorum. Baykar ve milli kuruluşlarımız asla yalnız değildir. Sonuna kadar onlar için mücadele edeceğiz. Vatan evlatları bu süreci dikkatle takip etmektedir.” dedi.

Baykar’ın ürettiği SİHA’ların, İsrail yapımı Heron’lara uluslararası arenada ciddi üstünlük kurarak ihracat piyasasında zirveye oturmasına dikkat çeken Güçlüer, “İsrail’in insansız hava aracı Heron’lar, ülkelere kazık atma aracıdır sadece. Bundan Türkiye de geçmişte nasibini aldı maalesef. ‘Heroncular’ın bize attığı kazık yüzünden belki de yüzlerce zayiatımız oldu.” ifadelerini kullandı.

ADRES İSRAİL VE KALİFORNİYA

FETÖ’nün geçmiş yıllardaki skandallarından örnek veren Güçlüer, kumpasın merkezini de şu sözlerle ifşa etti:

“Kozmik Oda’ya girildiğinde devletin ne kadar gizli bilgileri varsa 2 tane CD’ye kopyaladılar. Birisini CIA’ya, diğerini Mossad’a gönderdiler. Bunlar CIA ve Mossad’la iç içeler çünkü. Ana merkez Amerika’dır. ABD’nin içindeki İsrail lobisi, diğerleriyle birlikte müşterek görev gücü gibi hareket ediyorlar. Burada İsrail ile birlikte İngiliz’i, Alman’ı var. FETÖ’yü, PKK’yı, Türkiye’nin milli kuruluşlarını yok etmek için ortak strateji üreten bir merkezdir. Nokta adresi de Kaliforniya ve Washington DC’dedir.”

TÜRKİYE'Yİ KABİLE DEVLETİ SANIYORLAR

Babacan, FETÖ’cü Güven ve CIA aparatı Güven’in 3’lü taarruza geçmesinin “strateji” olduğunu belirten Güçlüer, “Milli ve yerli unsurları hedef alarak, milli ve muktedir iktidarı istikrarsızlaştırıp, Cumhurbaşkanını devirip, kendilerine müzahir, kırılgan, istikrarsız, kaos ortamının oluşabildiği Türkiye’yi oluşturarak kendi himayelerine tutmak istiyorlar. Dolayısıyla bir kabile devleti gibi görüyorlar ülkemizi. Kabile reisini ele geçirirlerse ülkeyi de ele geçirebilirler diye düşünüyorlar.” sözlerini sarf etti.

AĞAR: AĞABABALARI RAHATSIZ

Bahçeşehir Üniversitesi Öğretim Görevlisi, Güvenlik ve Terör Uzmanı Abdullah Ağar, “Türkiye'nin geliştirmiş olduğu yeni nesil harp silahı araçlarının ve bunların üretmiş olduğu yeni doktrin değişikliğinin ve ortaya koyduğu etkinin bir takım güç odaklarını rahatsız etmesi son derece normal. 

Buna bağlı olarak onlara angaje veya onlardan bağımsız yapıların konuşması son derece anlaşılabilir bir şey. Sonuçta onlar bir siyasi angajmanla değerlendirerek itibarsızlaştırma ve hedef alma eğilimi içerisindeler. Yani işin içerisinde bir kılıf, bir maske ve mazeret görüyoruz.” dedi.

Şimdi bir diğer tarafıyla bu işin nereye gittiğini, nereye gidebileceğini okuyorlar.” diyen Ağar, şöyle devam etti:

“Türkiye, dünya jeopolitik arenasında ‘Ben varım’ diyebilen, buna dair bir iddia ortaya koyabilen bir ülke. Bunu neyle ortaya koyuyor? Savunma sanayisiyle ve savunma sanayisinin gelmiş olduğu noktayla ortayla koyuyor. Yani dünyadaki son derece güçlü ülkelerin ordularının ‘etkinliğini yitirmiş ordu’ olarak eleştirildiği ve tanımlandığı bir dönemde Türk ordusunun bütün zorluk ve baskılara rağmen ortaya koymuş olduğu başarılar önemli. Bu başarıların yeni nesil hava ve deniz araçlarıyla desteklenmiş olması bu ‘kuşları’ öttüren çevrelerde büyük rahatsızlığa sebebiyet veriyor. Rubin ve FETÖ de zaten belli. Ağababaları rahatsız ve manipüle etmeye çalışıyor.”

ALABARDA: BAYKAR KÜRESEL FİRMALARLA REKABETTE

Güvenlik Uzmanı Emekli Albay Yusuf Alabarda, Baykar hakkındaki tehditlerin aynı ana denk gelmesinin tesadüf olmadığını belirttiği konuşmasında şu çarpıcı ifadeleri kullandı:

"Rüzgarsız havada fırıldaklar dönüyorsa yandan üfürenler vardır. Rüzgarsız havada durup dururken Baykar gibi Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin yüz akı bir firmaya yönelik olarak bu cümleler dile getiriliyorsa bunun arkasında bir iyi niyet aranamaz. Çünkü veriler çok açık. Baykar bugüne kadar elde etmiş olduğu bütün gelirinin %75’ini ihracattan sağlamıştır. 27 tane ülkeye ihracat yapan bir firmanın rekabetten uzak olduğunu iddia etmek, Ali Babacan gibi ODTÜ’yü 4 krediyle bitirmiş bir adamın söyleyeceği laf değil. Bunların hedef göstermek maksadıyla söylendiğini düşünüyorum. Çünkü bu 27 ülkeye yönelik olarak uygulanan ihracat, Çin, İsrail, Amerikan firmalarıyla rekabet edilerek gerçekleşiyor."

Alabarda, şöyle devam etti:

"Rubin’in ortaya koyduğu iddiaların, ‘Ermenistan’da, Libya’da huzur istiyorsanız dünyanın farklı coğrafyalarında Baykar’a ambargo uygulayın’ şeklinde ortaya konulmuş olunan ifadelerin ne anlama geldiğine şöyle bakalım; ‘Ermenistan’a huzur istiyorsanız’ dediği, ‘Ermeni işgalinin devamını istiyorsan’ demek. ‘Libya’da huzur istiyorsan’ dediği, Hafter’in bütün Libya’yı darmaduman etmesini görmek istiyorsan’ demektir. Bütün bunlarla Ali Babacan’ın aynı ana denk gelmesinin çok da tesadüf olarak okunmaması gerekiyor."

PEKİN: GEÇMİŞTE HÜRKUŞ'U DURDURANLAR DEVREDE

İstinye Üniversitesi Güvenlik ve Savunma Stratejileri Uygulama ve Araştırma Merkezi (GÜVSAM) Koordinatörü emekli Korgeneral İsmail Hakkı Pekin, esas gayenin Türkiye’nin silah teknolojilerini dışardan almasını sağlamak olduğunu vurguladı.

GÜVSEM Koordinatör Pekin, şunları dillendirdi:

"Bu algı İsrail’in eliyle de yapılabilir, İngiltere’nin teşvikleriyle de yapılabilir. Bunları destekleyenler Baykar’ın başarılarından memnun değil. Başka türlü olsa daha farklı bir aksiyon alırlardı. Demek ki bir para var ve bu paranın başka yerlere gitmesini istiyorlar. Birincisi bu. Geçmişte Türkiye’nin uçak yapımına ve oradan uzaklaştırılmasına benziyor. Bu projenin hükümet tarafından desteklenmesi lazım. Türk Silahlı Kuvvetleri ve Türkiye açısından Baykar’ın geliştirdiği teknolojiler son derece önemli diye düşünüyorum. Amaç bu sanayinin önünü kesmek, ilerleyişini önlemek. Türkiye’nin bu teknolojileri dışardan almasını sağlamak. Ki satmıyorlar da zaten. Bu konuda çok dikkat etmek gerekiyor. İsrailliler de, İngilizler de, içerdeki büyük şirketler de yapabilir. Baykar’ın kullandığı bazı ithal malzemelere ambargo dahi gelebilir diye değerlendiriyorum. Onu bile devreye sokabilirler."

 

IŞIK: BAYKAR TSK’NIN GÜCÜNE GÜÇ KATTI

Stratejik Düşünce Enstitüsü Savunma ve Güvenlik Koordinatörü emekli Kıdemli Albay Mithat Işık, “Baykar, Türkiye savunma sanayiinde bir devrim yaptı. Gerek İHA’ları, gerek SİHA’ları, gerek Kızılelma savaş uçağı ile savunma sanayiimizde çığır açtı. Türk savunma sanayiine bir modernlik kazandırdı. Savunma sanyiinde yapmış oldukları yenilikler ve silah sistemleri ile Türk Silahı Kuvvetleri gücüne güç kattı. Ayrıca TSK bu sayede muazzam bir kuvvet tasarrufuna gitti. Dışarıya da üretmiş oldukarı silahları yabancı ülkelere satmak suretiyle Türkiye’ye ciddi bir döviz girdisi sağladılar.” diye konuştu.

FETÖ TAMAM DA BABACAN’A NE OLUYOR

Stratejist Mithat Işık, “Tabii ki ‘meyve veren ağaç taşlanır’ misali, FETÖ firarileri bunu karalayacaktır. Bayraktar ailesi hakkında yanlış şeyler konuşabilirler ama Türkiye’de bir siyasi parti liderinin doğru bilgiler ulaşmadan böyle bir açıklama yapması uygun olan hareket tarzı değildir. Neticede bu silahlar, ülkemizde üretiliyor ve ülkemizin savunma sanayiine bir güç katarak TSK’nın caydırıcılık gücünü de artırıyor.” ifadelerini kullandı.

Stratejist Mithat Işık, şunları kaydetti:

“Özellikle Türkiye’de siyasi ve yetkili kademede bulunan insanların iyi bilgiler elde etmeden konuşmaları uygun davranış değildir. Zaten ilgili şirket de devletten kredi almadıklarını açıkladılar. Ki alabilirlerdi de, siz dünyada büyük bir kabul gören modern silah sistemini üretiyorsanız devletten de kredi alabilirsiniz. Bütün ülkelerde savunma sanayiinde devletlerin şirketlere vermiş olduğu destek var. Dolayısıyla Türkiye’de çeşitli kademelerde görev yapan siyasi kişilikler günlük meseleler peşinde koşmadan stratejik düşünüp, doğru bilgilere ulaşıp, doğru bir şekilde halkı bilgilendirmesi lazım.”

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner60

banner64

banner49

banner63