Türkiye, Eğitim Jetinde ve Simülatör Teknolojisinde Küresel Oyuncu Konumuna İlerliyor
Türk savunma sanayii, yeni nesil jet eğitim uçağı HÜRJET ile havacılık alanındaki teknolojik atılımını bir üst seviyeye taşıyor. Türk Havacılık ve Uzay Sanayii (TUSAŞ) tarafından geliştirilen ve test süreçleri devam eden HÜRJET’in seri üretim faaliyetleri sürerken, platformun İspanya’ya ihracatıyla elde edilen başarıya, gelişmiş simülatör sistemleri de ekleniyor.
HÜRJET’in 2027 yılında Türkiye’de, 2028 yılında ise İspanya’da göreve başlaması planlanırken, proje yalnızca bir uçak teslimatından ibaret olmayıp, bütüncül bir eğitim ve operasyon ekosistemi olarak dikkat çekiyor.
Simülatörle Gelen Stratejik Derinlik
Türkiye’nin lider, dünyanın önde gelen simülatör üreticilerinden HAVELSAN, HÜRJET için geliştirdiği tam görev ve uçuş eğitim simülatörünü teslimata hazır hale getirmek üzere yoğun bir çalışma yürütüyor. Bu yıl içerisinde Türk Hava Kuvvetleri için hazır olacak simülatörün, HÜRJET ile birlikte İspanya’ya ihraç edilmesi planlanıyor.
Bu gelişme, Türkiye’nin yalnızca hava platformu değil, eğitim ve simülasyon teknolojilerinde de ihracatçı ülke kimliğini güçlendirdiğini ortaya koyuyor.
“Yerli Platformdan Yerli Simülatöre” Geçiş
HAVELSAN Genel Müdürü Mehmet Akif Nacar, yaptığı değerlendirmede, Recep Tayyip Erdoğan’ın 22 yıl aradan sonra HAVELSAN’a gerçekleştirdiği ziyaretin sembolik önemine dikkat çekti. Nacar, geçmişte yabancı platformların simülatörleriyle sınırlı bir kapasiteye sahip olduklarını, bugün ise tamamen yerli ve millî platformların simülatörlerini üretebilen bir noktaya ulaştıklarını vurguladı.
Bu artan kapasitenin mevcut tesislerle sınırlı kalmadığını belirten Nacar, Kahramankazan’daki Ankara Uzay ve Havacılık İhtisas Organize Sanayi Bölgesi’nde (HAB) yeni bir tesis inşasına başlandığını, bu tesis tamamlandığında Avrupa’nın en büyük simülatör üretim ve entegrasyon merkezlerinden biri olacağını ifade etti.
Mühendislik Sürecine Katkı Sağlayan Simülatör
HÜRJET simülatörü, klasik eğitim simülatörlerinden farklı olarak, henüz geliştirme aşamasındaki bir uçağın mühendislik test ve doğrulama süreçlerine de katkı sunuyor. HAVELSAN’ın bu projeyle, kokpit senaryoları ve manevra kabiliyetleri gibi kritik alanlarda mühendislik simülasyonları gerçekleştirdiği belirtiliyor.
Benzer çalışmaların KAAN projesi için de yürütüldüğü ifade edilirken, bu yaklaşımın Türkiye’nin havacılık projelerinde tasarımdan eğitime kadar tam bağımsızlık hedefinin somut bir göstergesi olduğu değerlendiriliyor.
İhracat Zinciri Genişliyor
HAVELSAN yönetimi, TUSAŞ’ın HÜRJET sattığı her ülkeye simülatör tedarik edebilme kabiliyetine ulaşılmasının, savunma sanayii açısından bir dönüm noktası olduğuna işaret ediyor. Özellikle İspanya sözleşmesi kapsamında simülatör yazılımları ve veri paketlerinin yurt dışına aktarılacak olması, Türkiye’nin bu alanda teknoloji sağlayıcı ülke konumuna yükseldiğini gösteriyor.
Yeni nesil gömülü simülatör konsepti sayesinde, pilotların gerçek uçuş esnasında dahi farklı senaryolarla eğitim alabilmesi mümkün hale geliyor. Uzmanlara göre bu teknoloji, dünya genelinde henüz sınırlı sayıda ülkenin sahip olduğu ileri bir kabiliyeti temsil ediyor.
Milli Ekosistem ve Küresel Hedef
HÜRJET ile birlikte GÖKBEY, HÜRKUŞ ve T129 ATAK gibi milli platformların yurt dışı satışlarının artması, simülatör çözümlerinde de ihracat gelirlerinin yükselmesini beraberinde getiriyor.
Savunma analistleri, bu sürecin Türkiye’yi yalnızca uçak üreten değil; eğitim, yazılım ve entegrasyon kabiliyetleriyle küresel havacılık ekosisteminde kalıcı bir aktör haline getirdiği görüşünde birleşiyor.
Kaynaklar:
Reuters
Anadolu Ajansı
HAVELSAN
Türk Havacılık ve Uzay Sanayii (TUSAŞ)
Florya Gazetesi Haber Merkezi




