Florya Gazetesi Haber Merkezi | 10 Ekim 2026

Türkiye'nin savunma sanayiinde stratejik öneme sahip projelerinden biri olan millî muharip uçak KAAN için yerli motor geliştirme çalışmaları devam ediyor. Savunma Sanayii Başkanlığı himayesinde TEI ve TRMOTOR ortaklığıyla yürütülen 35 bin libre itki sınıfındaki TF35000 projesinin yanı sıra Millî Savunma Bakanlığı Araştırma-Geliştirme Merkezi tarafından geliştirilen 42 bin libre itki sınıfındaki GÜÇHAN turbofan motoru da Türkiye'nin bu alandaki teknolojik kapasitesini genişletmeyi hedefliyor.

Haber7 Güvenlik Analisti Dr. Eray Güçlüer, gazeteci Yavuz Selvi'nin sorularını yanıtladığı programda, iki farklı kurumun yüksek teknoloji gerektiren motor geliştirme çalışmalarını yürütmesinin stratejik önemine dikkat çekti. Güçlüer, projelerde teknik güçlükler ve gecikmeler yaşanabileceğini belirterek farklı mühendislik ekiplerinin yetkinlik kazanmasının Türkiye açısından önemli olduğunu ifade etti.

Eski Yunan komutandan itiraf: Türkiye’nin bölgesel ağırlığı artıyor
Eski Yunan komutandan itiraf: Türkiye’nin bölgesel ağırlığı artıyor
İçeriği Görüntüle

Video 7

+1

TF35000 ve GÜÇHAN: İki Farklı Motor Çalışması

KAAN için geliştirilen TF35000, 35 bin libre itki üretmesi hedeflenen askerî turbofan motoru olarak tasarlanıyor. Beşinci nesil savaş uçaklarının gereksinimlerini karşılaması amaçlanan projede yüksek sıcaklıklara dayanıklı malzemeler, gelişmiş soğutma sistemleri ve özel kaplama teknolojileri üzerinde çalışılıyor.

Millî Savunma Bakanlığı tarafından SAHA 2026 kapsamında tanıtılan GÜÇHAN motorunun ise 42 bin libre itki sınıfında olduğu açıklandı. Bakanlık, kritik bileşenleri yerli imkânlarla geliştirilen motordan altı adet üretildiğini ve kalifikasyon testlerinin 2026 yılı içerisinde gerçekleştirilmesinin planlandığını duyurdu.

Bununla birlikte GÜÇHAN'ın doğrudan KAAN'a entegre edileceğine ilişkin kesinleşmiş resmî bir açıklama bulunmuyor. Bu nedenle iki çalışma, mevcut bilgiler ışığında KAAN için onaylanmış alternatif motorlar olarak değil, Türkiye'nin yüksek itki gücüne sahip motor geliştirme kapasitesinin iki ayrı ayağı olarak değerlendiriliyor.

2040'lı Yıllara Kalmadan Sonuç Alınmalı

Dr. Eray Güçlüer, Türkiye'nin havacılık teknolojilerinde uluslararası rekabetin gerisinde kalmaması için motor geliştirme çalışmalarının hızlandırılması gerektiğini vurguladı.

Güçlüer'e göre önümüzdeki yıllarda altıncı nesil savaş uçakları, gelişmiş insansız hava araçları ve yeni nesil havacılık sistemleri savunma teknolojilerinin geleceğini şekillendirecek. Türkiye'nin bu süreçte yalnızca uçak tasarlayan ve üreten değil, aynı zamanda kendi motor teknolojilerini geliştirebilen bir ülke olması önem taşıyor.

Uzmanların dikkat çektiği temel konulardan biri de geliştirilen motorların yalnızca tasarım ve prototip aşamasında kalmaması. Motorların uzun süreli dayanıklılık, yüksek sıcaklık, yakıt verimliliği, uçuş güvenliği ve platform entegrasyonu testlerinden başarıyla geçmesi gerekiyor.

İnsansız Hava Araçlarında Yerli Motor Teknolojisi

Türkiye'nin motor geliştirme çalışmaları yalnızca savaş uçaklarıyla sınırlı değil. Millî Savunma Bakanlığı Ar-Ge tarafından tanıtılan 40 beygir gücündeki Wankel tipi motor da insansız hava araçları açısından dikkat çekiyor.

Geleneksel pistonlu motorlardan farklı olarak döner rotor mekanizmasıyla çalışan Wankel motorlar, kompakt yapıları ve yüksek güç-ağırlık oranı potansiyelleri nedeniyle belirli havacılık uygulamalarında avantaj sağlayabiliyor.

Güçlüer, yaklaşık 10 kilogram ağırlığında olduğu belirtilen 40 beygirlik motordan iki adet kullanılması durumunda toplam nominal gücün 80 beygire ulaşabileceğini ifade etti. Ancak böyle bir uygulamanın gerçek performansı; yakıt tüketimi, soğutma, aktarma sistemi ve hava aracının tasarımına bağlı olarak değişiyor.

Motor Teknolojisi Stratejik Bağımsızlığın Önemli Bir Parçası

Modern savaş uçaklarında motor teknolojisi, hava aracının performansını belirleyen en kritik unsurlar arasında yer alıyor. Yüksek itki kapasitesinin yanı sıra dayanıklılık, bakım kabiliyeti, yakıt tüketimi ve elektronik kontrol sistemleri de operasyonel etkinlik açısından önem taşıyor.

Yerli motor geliştirme kabiliyetinin kazanılması, Türkiye'nin dış tedarik süreçlerinden kaynaklanabilecek riskleri azaltma potansiyeline sahip. Bununla birlikte teknoloji geliştirme çalışmalarının seri üretime ve sürdürülebilir bakım altyapısına dönüştürülmesi uzun vadeli yatırım ve kapsamlı test süreçleri gerektiriyor.

TF35000 ve GÜÇHAN çalışmalarının gelecekteki sonuçları, yalnızca KAAN programı açısından değil, Türkiye'nin askerî havacılık motorları alanındaki mühendislik birikimi ve sanayi altyapısının gelişimi bakımından da önem taşıyor.

Kaynaklar: Millî Savunma Bakanlığı resmî açıklamaları, TEI–TRMOTOR TF35000 proje bilgileri, Anadolu Ajansı ve Haber7'nin 9 Ekim 2026 tarihli Eray Güçlüer söyleşisi.