Ukrayna ordusunun güneydeki Zaporizhzhia bölgesinde görev yapan 42 yaşındaki hava keşif timi komutanı “Primo”, Military Times’a gönderdiği mesajda, barış görüşmelerinin askerler arasında “anlamsız” ve “gerçeklikten kopuk” olarak değerlendirildiğini söyledi.
#2

“Bu barış görüşmeleri bana bilişsel uyumsuzluk gibi geliyor. Savaşın ortasında, kimse bu masada konuşulan şeylerin bizim hayatımızla bir ilgisi olduğuna inanmıyor.” Primo’ya göre cephedeki askerler için süreç, “belirli bir adamın egosuna bağlı bir pembe diziye” dönüşmüş durumda.
#3

ABD Başkanı Donald Trump’ın ültimatomuyla başlayan görüşmeler, geçtiğimiz hafta Davos’taki Dünya Ekonomik Forumu’nda devam etti. Kremlin temsilcisi Kirill Dmitriev’in foruma katılması, işgalden bu yana Rusya’nın bu düzeyde ilk diplomatik teması olarak dikkat çekti.
#4

Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodymyr Zelenskyy de Davos’a giderek Trump ile bir araya geldi. BBC’ye göre Zelenskyy, görüşmede Amerika’nın tutumundaki belirsizlik nedeniyle “Ukrayna’nın her sabah aynı felaketi yeniden yaşadığı bir Groundhog Day filminde gibi hissettiğini” söyledi.
#5

Zaporizhzhia’daki bir diğer asker, 36 yaşındaki manga komutanı “Prorab”, barış görüşmelerini “duygusal bir iniş çıkış” olarak tanımlıyor. “‘Ateşkes’ kelimesini duyduğumda bir umut beliriyor — belki bu cehennem bitebilir diye. Ama aynı anda şu korku geliyor: ya onlar yeniden toplanıp savaşı baştan başlatırlarsa?” Prorab, 2022’de cepheye katılmış ve birçok çatışmada yer almış. Şimdi en büyük endişesi, yapılacak olası bir anlaşmanın Rusya’ya yeniden saldırma fırsatı vermesi.
#6

Kiev Uluslararası Sosyoloji Enstitüsü tarafından yapılan ankete göre Ukraynalıların: i’u, toprak kaybı yaşanmaması şartıyla güvenlik garantili bir ateşkese sıcak bakıyor. Ancak t’ü, güvence olmadan asker çekilmesini reddediyor. b’si ise “ne kadar sürerse sürsün” savaşmaya devam edilmesi gerektiğini düşünüyor. Yani toplum, barış fikrine tamamen kapalı değil; ancak “Rusya’ya taviz veren bir barış” düşüncesi ağır bir tepkiyle karşılanıyor.
#7

Zhytomyr’deki bir eğitim alanında görev yapan “Sparrow (Serçe)” kod adlı Gürcü-Ukraynalı özel harekât askeri, özellikle ABD’nin tutumuna tepki gösteriyor: “Son barış görüşmelerinden sonra ihanete uğramış hissediyorum. Birlikte savaştığımız Amerikalı askerler vardı. Şimdi Washington bizi terk ediyormuş gibi görünüyor.” Askerlere göre, masada sürdürülen müzakereler, cephede kan dökenlerin gözünde giderek gerçeklikten kopan bir diplomasi tiyatrosuna dönüşüyor.
#8

Ukrayna’nın yeni Savunma Bakanı Mykhailo Fedorov, parlamentoda yaptığı açıklamada yaklaşık 200 bin askerin firarda olduğunu ve 2 milyon kişinin seferberlik ihlali nedeniyle arandığını duyurdu. Bu veriler, savaşın insan gücü üzerindeki baskısını gözler önüne seriyor. Yalnızca Ekim ayında 21 binden fazla firar vakası kaydedildi. Military Times’a göre bu durum, barış masasında Ukrayna’nın ne kadar zayıflamış bir müzakere pozisyonuna sahip olduğunu da gösteriyor. Primo ise tüm bu tabloya rağmen halkın iradesine güveniyor: “Biz tükenmiş olabiliriz ama Ukrayna halkının kararlılığı hâlâ ayakta.” Askerler, barış görüşmelerinin yalnızca “gerçek güvenlik garantileri” içermesi halinde anlamlı olacağını söylüyor. “Foreman” kod adlı asker bu durumu şöyle özetliyor: “Kağıt üzerindeki sözlerle değil, gerçekten sözünü tutabilecek ülkelerden gelecek garantilerle barış olur.” NATO’nun 5. Maddesi kapsamında olmayan Ukrayna, mevcut önerilerin zaman çizelgesi ve yaptırım mekanizmasından yoksun olmasından endişe ediyor.
#9

Zelenskyy, toprak konusundaki herhangi bir kararın referandumla halka sorulması gerektiğini açıklamıştı. Bu durum, savaşın sonunu “siyasi olarak” da karmaşık hale getiriyor. “Primo”, Ukrayna’nın hâlâ aşamayacağı bazı “kırmızı çizgiler” olduğunu söylüyor: “Hiçbir siyasetçi, Ukrayna’nın sınırlarından vazgeçmeye hazır değil.” ABD’li yetkililer, savaşın başlangıcından bu yana 400 binden fazla Ukraynalı askerin öldüğünü veya yaralandığını tahmin ediyor. Askerler, bu kayıpların ardından Moskova’ya taviz verilmesini “adaletsizlik” olarak görüyor. “Sparrow”, bu konuda net konuşuyor: “Rusya’ya soykırım girişiminin karşılığını veren bir barış anlaşmasını kabul etmeyeceğiz.” Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin Putin hakkında çıkardığı tutuklama emrine rağmen, Trump’ın geçtiğimiz yaz Alaska’da Putin’le yüz yüze görüşmesi, askerlerde “Rusya yeniden ödüllendiriliyor” algısını güçlendirdi. Cephedeki askerlerin ortak görüşü, barışın kısa vadeli bir duraklama değil, kalıcı bir güvenlik düzeni oluşturması gerektiği yönünde. Aksi halde, bugünkü savaşın gelecek kuşaklar için yeniden sahneleneceğine inanıyorlar. “Primo”, sözlerini şu cümleyle bitiriyor: “Şu anda Rusya’nın taleplerini kabul etmek, benim ömrümde yeni bir savaş anlamına gelir. Bu sadece umutsuzluk yaratır.” Ve “Foreman”, donmuş cepheden gönderdiği mesajında şu notu düşüyor: “Savaşlar zaferle bitmez, anlaşmalarla biter. Ama o anlaşmanın gerçekten barış getirmesi gerekir.” Haber Kaynağı: Katie Livingstone




