BİST
1110
ALTIN
453.882
DOLAR
7.5943
STERLİN
9.7427
EURO
8.8431

ÖNDER'in 17'inci İmam Hatipliler Kurultayı yapıldı

ÖNDER İmam Hatipliler Derneğince her yıl düzenlenen ve salgın dolayısıyla İstanbul'a alınan "İmam Hatipliler Kurultayı"nın 17'ncisi yapıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan kurultaya yazılı mesaj gönderdi. Erdoğan mesajında, "İmam hatip okulları bütün aşağılamalara, hakaretlere, baskılara, yasaklara rağmen dimdik ayaktadır" dedi.

ÖNDER'in 17'inci İmam Hatipliler Kurultayı yapıldı

ÖNDER İmam Hatipliler Derneğince her yıl düzenlenen ve salgın dolayısıyla İstanbul'a alınan "İmam Hatipliler Kurultayı"nın 17'ncisi yapıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan kurultaya yazılı mesaj gönderdi. Erdoğan mesajında, "İmam hatip okulları bütün aşağılamalara, hakaretlere, baskılara, yasaklara rağmen dimdik ayaktadır" dedi.

12 Eylül 2020 Cumartesi 15:30
ÖNDER'in 17'inci İmam Hatipliler Kurultayı yapıldı

Zeytinburnu Belediyesi Kültür ve Sanat Merkezi'nde gerçekleştirilen kurultaya, 480 il ve ilçe derneği canlı bağlantı ile katıldı.

 

Kur'an-ı Kerim tilavetiyle başlayan kurultayda, ÖNDER Genel Başkanı Kamber Çal, bu yıl kurultayın "Basiret ve ferasetle" şiarıyla yapıldığını belirterek şiar metnini okudu.

İnsanın, ilk defa kem gözlere maruz kaldığında ilk defa, hükmün henüz hilkati hakkında hükmün verildiğini anlatan Çal, "İblis’in gözleri, şeytani nazarla bakınca, çamur gördü insanda. Oysa insan, eşref-i mahlukattı Yaradan'ın nazarında. Nazarla imtihanımız da, kaderin nazara bağlanması da o zamandan başladı. Şeytanın süfli penceresinden bakan gözler çamura boyanırken, Rahman'ın açtığı kapılardan hep nur taştı." dedi.

 

Müjdelenen elçinin, cemiyeti zamanın gergefinde ilmek ilmek işlendiğini ifade eden Çal, şöyle konuştu:

"Korkuya yordu merhametini. Ashab-ı güzin dahi bazı zaman anlamakta güçlük çekti onun ferasetinin çeperlerini. Oysa Hudeybiye bir yenilgi değil feth-i mübindi. Hendek, kuşatılma endişesiyle kazılan çukurlardan ziyade, Kisra’nın Bizans’ın ve San'a’nın saraylarının müjdesiydi. Nebevi ferasetin hedefinde Allah’ın arzının tamamı vardı. Garbın şehirlerini 'fethedecek komutanlar ne güzel komutanlardı' ve 'şarkın en uzağındaysa ilim' gidip alınmalıydı. Böyle bir azmin ve basiretin meyvesiydi Sumatra’dan Kurtuba’ya uzanan medeniyet havzası. Anadolu’nun uçsuz bucaksız ovalarını tararken atlarının bakışları, akıncılar yurt edindi ayaklarının bastığı toprakları. Uğradığı her menzile ulu çınar tohumları eken erenler, bin yıl sonrasına selam yolladı."

Davasına aşık hocaların, gözlerinde cennet bulacakları gençlere kavuşmak için dağlar aştığını ifade eden Çal, semt semt şehirleri, hane hane köyleriyle memleketin dört bir cihetini arşınladıklarını, yolları üzerinde oturanların müstehzi sözlerine, anlamsız bakışlarına aldırmadıklarını, körpe yıldızları sırtlayıp Anadolu’nun eteklerinden, parlayacakları karanlık kentlere taşıdıklarını vurguladı.

Birleştikçe ve büyüdükçe yıldızların ziyaları, gözleri kamaştırdığını belirten Çal, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Sen ey imam hatiplim! Sen ki emin bir elçinin ümit bağladığı ahir zaman ümmetisin. Sen basiret ırmaklarının kavuştuğu vuslat denizisin. Sen bin yıllık çınarın canlanan en taze filizisin. Sen şairin bel bağladığı Asım’ın neslisin. Sen feraset iğnesiyle nakış nakış dikilen atlastan kaftansın. Sen zindan duvarlarına çarpıp arşa çıkan duaların kabul olmuş cevabısın. Senin önderliğinle kurtulacak arz ve feza fesattan. Senin ferasetinle çıkacağız en çetin fırtınalardan. Senin basiretinle uyanacak insanlık en derin kabuslardan. Senin onurlu adımların varacak hedeflenen menzile. Bin yıl sonrasına dair düşler kuracağız seninle. Basiretle ve ferasetle…"

"MİLLETİN KURDUĞU, BÜYÜTTÜĞÜ VE YAŞATTIĞI KURUMLAR"

Zeytinburnu Belediye Başkanı Ömer Arısoy da belediye olarak kurultaya ev sahipliği yapmaktan büyük bir memnuniyet duyduklarını belirterek, kurultayın hayırlı olmasını diledi.

Arısoy, eski Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı'nın, imam hatipler için "Milletin kurduğu, büyüttüğü ve yaşattığı kurumlar." dediğini belirterek, şimdi de hamdolsun devletin bütün gücüyle buralara destek olduğunu kaydetti.

CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN'DAN MESAJ

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ÖNDER İmam Hatipliler Derneğince Zeytinburnu Belediyesi Kültür ve Sanat Merkezi'nde düzenlenen 17. İmam Hatipliler Kurultayı'na yazılı mesaj gönderdi. Mesajında, kurultayın başarılı geçmesi ve hayırlara vesile olması niyazında bulunan Erdoğan, imam hatip okullarının temelini atanlar başta olmak üzere, on yıllardır bu okulların kuruluşunda, gelişmesinde, sayılarının artmasında emeği olan vakıf insanlarına teşekkür ettiğini, okullarda görev yapmış olup da ahirete irtihal eden öğretmenleri, yöneticileri, fedakarlıklarıyla destekleriyle bu müesseseleri yaşatan hayırseverleri rahmetle andığını ifade etti.

"MEDENİYET DAVASININ LOKOMOTİF KURULUŞLARINDAN"

Milli ve manevi değerlere sahip nesillerin yetişmesi için 1958 yılından beri büyük bir özveriyle faaliyet gösteren ÖNDER İmam Hatipliler Derneğinin medeniyet davasının lokomotif kuruluşlarından biri olduğunu belirten Erdoğan, bilhassa imam hatip okullarına yönelik ilginin arttığı bir dönemde ÖNDER'in çabalarının çok büyük önem kazandığını vurguladı.

İmam hatip okullarını, "bir eğitim kurumu olmanın çok ötesinde, Türkiye'ye istikamet çizen, ufku aydınlatan, aziz milletin değerlerine canı pahasına sahip çıkan gençlerin yetiştiği kutlu çatılar" olarak tanımlayan Erdoğan, mesajında şunları kaydetti:

"BÜTÜN AŞAĞILAMALARA, BÜTÜN HAKARETLERE, BASKILARA RAĞMEN AYAKTA"

"Milletimiz, kuruluşundan itibaren eline geçen her fırsatta bu okullara destek olmuş, imam hatipleri adeta küllerinden yeniden inşa etmiştir. Darbeciler tarafından kapısına kilit vurulmak istenen imam hatipler, bu ülkeye cumhurbaşkanı, başbakan, bakan, milletvekili, belediye başkanı, bürokrat yetiştiren seçkin eğitim kurumları haline dönüşmüştür. Bütün aşağılamalara, bütün hakaretlere, baskılara, yasaklara rağmen hamdolsun imam hatip okulları dimdik ayaktadır.

"BU MİLLETİN BAŞINI ÖNE EĞDİRMEDİK"

Türkiye'yi kendi karanlıklarına çekmeye çalışanlara inat, vatanımız için, ezanımız için, bağrından çıktığımız aziz milletimiz için çalıştık.Edebin edepsizlik içinde kaybolmasına müsaade etmediğimiz gibi ahlakın ahlaksızlık içinde boğulmasına rıza göstermedik. Vakarımızdan, onurumuzdan, bizi biz yapan kadim değerlerimizden taviz vermeden mücadelemizi bugünlere kadar getirdik.İmam hatip nesli olarak bize düşmanlık eden müptezellere cevabımızı daima başarılarımızla ahlakımızla edebimizle millete, devlete, ülkeye olan sadakatimizle verdik. Allah'ın izniyle ne bu camianın ne de bu milletin başını öne eğdirmedik, bundan sonra da asla eğdirmeyeceğiz."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, salondaki katılımcılara hitaben mesajında, "Sizlerden, son nefesinize kadar 'imam hatipli' payesini iftiharla taşımanızı, bu asil payeye asla halel getirmemenizi bekliyorum. Sizlerden zorluklar karşısında yılmamanızı, karamsarlığa düşmemenizi, içinizdeki cevheri söndürmeye çalışanlara prim vermemenizi istiyorum. Rabb'im yar ve yardımcımız olsun. Rabb'im bizleri şehitlerimizin mübarek yolundan ayırmasın." ifadelerini kullandı.

"İMAM HATİPLİLER SADECE İMAM HATİP CAMİASI İÇİN ÇALIŞMIYOR"

Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Muharrem Kasapoğlu, imam hatiplilerin sadece imam hatip camiası için değil insanlığın refahına vesile olmak için çalıştığını söyledi. 

ÖNDER İmam Hatipliler Derneğince Zeytinburnu Belediyesi Kültür ve Sanat Merkezi'nde gerçekleştirilen 17. İmam Hatipliler Kurultayı'nda konuşan Kasapoğlu, imam hatip okullarının Türkiye'nin çok değerli eğitim yuvaları olduğunu belirterek, "Bu vesileyle milletimizin sahip çıktığı eğitim kurumları, bazı çevreler tarafından yıpratılmaya, devre dışı bırakılmaya çalışılmıştır. Bu ülkede milletin değerleriyle, manevi iklimiyle sıkıntısı olan, problemi olan zihniyetler hep var olagelmiştir. Buna karşın bu asil millet, imam hatip davasına en güçlü şekilde sahip çıkmış, bu maksatlı saldırılara karşı bu güzel yuvaları hep korumuş kollamıştır. İmam hatip sancağı nice nesiller boyunca dirayetle, adanmışlıkla, azimle, inançla taşınan bir emanet olagelmiştir." ifadelerini kullandı.

Ülkenin değerlerine, toprakların manevi iklimine sahip çıkanlar için imam hatip okullarının ömür boyu süren bir davanın adı olduğunu vurgulayan Kasapoğlu, "Bu anlamlı toplantı vesilesiyle görüyoruz ki bu davaya gönül verenler yollarına  güçlü şekilde devam ettikleri gibi, bu davaya adanmışların sayısı da her geçen gün artmaktadır. Bu tablo, bu milleti değerlerinden uzaklaştırmak, insanlarımızla maneviyatları arasına uçurumlar sokmak isteyenler için bir hayal kırıklığıdır. Tabii ki Türkiye'nin değerlerine bağlı kalarak ilerleyeceğine inananlar için ise bu bir iftihar vesilesidir." diye konuştu.

"Ülkemizin son 18 yılda geldiği noktayı, Sayın Cumhurbaşkanı'mızın engin vizyonuyla, güçlü liderliğiyle tüm ülke sathına yayılan gelişimi görüyoruz." diyen Kasapoğlu, "Cumhuriyet tarihi boyunca olmayan gelişim performansını görüyoruz. Yaşanan büyük sıkıntılara rağmen, küresel krizlere rağmen; bununla birlikte maksatlı iç ve dış saldıralara rağmen, dimdik ayakta kalan yapıyı görüyoruz. Üretimde, ekonomide, sanayide, ticarette, sağlıkta, ulaşımda, altyapıda, eğitimde, sporda, her alanda zirveye oynayan ve bu anlamda iddiasını en güçlü şekilde başarılarla, rakamlarla her anlamda ortaya koyan Türkiye'yi  görüyoruz." şeklinde konuştu.

Türkiye'nin gıpta edilen konumda olduğunu herkesin gördüğünü kaydeden Kasapoğlu, "Mevcut başarılar, bu anlayışla, bu ruhla, bu kadrolarla gerçekleştirilmiştir. Bu kadroların içinde imam hatip liselerinden mezun olmuş, diğer okullarımızdan mezun olmuş, ülkemizin eğitim kurumlarını temsil eden insanlarımız, arkadaşlarımız var. Onun içinde bir imam hatipli var, Sayın Cumhurbaşkanı'mız var. Liderliğiyle her anlamda tarihe geçmiş bir isim var." değerlendirmesinde bulundu.

"İMAM HATİPLER BU ÜLKENİN GÖZBEBEĞİ"

Geldikleri noktayla gurur duyduklarını anlatan Kasapoğlu, "İmam hatipler bu ülkenin iftihar vesilesi, gözbebeği. Bunu da her alanda ortaya koydukları çalışmalarla, başarılarla göstermektedirler." açıklamasında bulundu.

İmam hatiplerin başarılarını göremeyenlerin olduğunu vurgulayan Kasapoğlu, şunları söyledi:

"Maalesef bu bariz gerçeği göremeyenler var. Herkes basiret sahibi olamıyor. Bunlar vardılar, var olacaklar. Haddini bilmezler vardır, yine olacaklardır ama biz hiçbir şeye takılmayacağız, yolumuza bakacağız. İnançla, azimle, birliğimizden, beraberliğimizden taviz vermeden, nifak sokmaya çalışanlara hiçbir anlamda prim vermeden yolumuza devam edeceğiz. İnandığımız değerler, inandığımız dava uğruna inşallah bu sancağı daha yukarılara taşımanın gayreti içinde gelecek nesillere en güçlü şekilde emanet edeceğiz."

Cehalet mahsulü olan toptancı yargılara ve bu yargıları dillendirenlere hiçbir zaman rağbet etmediklerini belirten Kasapoğlu, "Bunları duyduk ama hamdolsun bu aziz millet de bu yargılara hiçbir zaman prim vermedi. Bunlar da hiçbir zaman bu yargılarıyla, iftiralarıyla, hiç hoş olmayan gayretleriyle milletin gözünde de itibar kuramadılar. Aynı zamanda da hiçbir şekilde başarılı olamadılar. Milletin değerlerini içine sindiremeyenler, milletin inancına ve yaşam tarzına saygı göstermeyenlerin başarılı olması, milletin nezdinde itibar kazanması mümkün değildir, mümkün olmayacaktır. Allah'ın izniyle milletin değerlerine sahip çıkan kadrolarla bu milletin arasına kimse giremeyecektir. İmam hatip liseleri güçlü şekilde yoluna devam edecektir. Üniversitedeki başarılarını gördük." şeklinde görüş belirtti.

Türkiye'nin çağdışı zihniyetleri hızlı şekilde geride bıraktığını anlatan Kasapoğlu, "Biz birliğiyle, beraberliğiyle tüm dünyaya en güçlü mesajı vermiş bir milletiz. Baskıcı zihniyetler bu ülkenin en büyük düşmanıdır. 15 Temmuz'da bu baskıcı zihniyetlere karşı da bu millet, en güzel cevabı gençlerimizin öncülüğünde vermiştir. Gençlerimizle bu vesileyle gurur duyduk, gurur duyuyoruz." değerlendirmesinde bulundu.

12 Eylül askeri darbesinin yıl dönümünü yaşadıklarını hatırlatan Kasapoğlu, sözlerini şöyle tamamladı:

"Darbeler maalesef demokrasi tarihimizin kara lekeleri. Bu vesileyle bu dönemlerde haksızlığa maruz kalan, zulme uğrayan tüm vatandaşlarımızı yad ediyorum. Milli iradenin anlamını derinden özümsemek için darbelerin bize yaşattığı acıları asla unutmamamız lazım. Temennimiz odur ki Rabbim bu aziz millete 27 Mayısları, 12 Eylülleri, 28 Şubatları, 15 Temmuzları bir daha yaşatmasın. Bu millet var oldukça, değerine, iradesine karşı olan her hareketi bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da en güçlü şekilde tarumar edecektir. İmam hatipler vesilesiyle bir aradayız ama bu anlayışın, kadroların bugüne gelmesinde birçok büyüğümüzün gayreti var. Bu kutsal gayenin öncüsü olan Sayın Cumhurbaşkanı'mıza şükranlarımı, gençlerimiz ve camiamız adına arz ediyorum."

BİLAL ERDOĞAN VİDEO KONFERANSLA BAĞLANDI

İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Bilal Erdoğan, "İmam hatipliler olarak imam hatip liselerinin ve ortaokullarının, cumhuriyetin ve ülkemizin birer kurumu olarak hukukunu korumayla ilgili her şeyi yapmakta cesur ve dirayetli olmamız gerekiyor. Bulunduğumuz ortamlarda kurumlarımızı zedeleyici konuşmalar karşısında sessiz durmamalıyız." dedi. 

Erdoğan, ÖNDER İmam Hatipliler Derneğince Zeytinburnu Belediyesi Kültür ve Sanat Merkezi'nde düzenlenen 17. İmam Hatipliler Kurultayı'na video konferansla bağlanarak konuşma yaptı. 

Kurultayın bu yılki temasının "Basiret ve ferasetle" olduğunu anımsatan Erdoğan, basiret ve ferasetin kitaplardan okutularak öğrenilemeyeceğini belirtti. 

İmam hatipliler olarak çok başarılı bir yılı geride bıraktıklarını dile getiren Erdoğan, hem liseye giriş sınavlarında hem üniversiteye girişte imam hatiplilerin farkını ortaya koyduğunu, geçen yıllarda verilen emeklerin meyvelerini vermeye devam ettiğini söyledi. 

Bu yıl üniversite sınavında ilk 1000'e giren öğrenci sayısı olarak imam hatip tarihinin rekorunun kırıldığını vurgulayan Erdoğan, mezuniyetteki bu başarıların velilerin ve öğrencilerin imam hatip liselerini ve ortaokullarını tercih etmesini desteklediğini ifade etti. 

İmam hatiplilerin, çocuklarının bu okulları tercih etmesi, imam hatip liselerinin ve ortaokullarının tanıtımı, çevresindekilere imam hatiplerle ilgili yanlış bilgilere dayalı kanaatlerini düzeltmek noktasında üzerine düşeni yapması gerektiğine dikkati çeken Erdoğan, sadece sivil toplum kuruluşlarının ve Milli Eğitim Bakanlığı Din Öğretimi Genel Müdürlüğünün çalışmalarıyla imam hatiplerin hak ettiği yere gelmesinin mümkün olmadığını anlattı. 

Bilal Erdoğan, zaman zaman imam hatiplileri zedelemek isteyen, kamuoyunda imam hatiplerle algıyı bozmak isteyen mihrakların bazı çıkışlar yaptıklarını aktararak, "Bunlar bizi yürüyüşümüzden alıkoyacak şeyler olmamakla birlikte imam hatiplerin doğru anlaşılması için çok daha fazla çalışmamızın önemini gösteriyor." ifadesini kullandı.  

Türkiye'de imam hatip öğrencilerinin okullaşma oranlarının yüzde 12-13 olduğunu kaydeden Erdoğan, üniversiteye girişte yüzde 1'de, yüzde 5'te ve yüzde 10 içerisinde de bu oranlarda temsile ulaşmasını, başarılı öğrencilerin imam hatip okullarını daha çok tercih etmesini arzuladıklarını dile getirdi. 

Türkiye'nin en başarılı üniversitelerinde imam hatip mezunu öğrencilerin var olmasının, toplumsal barışın tesis edilebilmesine ve imam hatiplere yönelik saldırların olmaması için bir altyapı çalışması olarak görülmesi gerektiğine işaret eden Erdoğan, "Maalesef imam hatiplerle ilgili menfi kanaatlere sahip olan birçok insan, bir imam hatipin önünden geçmemiş, bir imam hatipliyle sohbet etmemiş insanlardır. Bazıları tanısa, bilse dahi bunu yapacaktır elbette ancak makul, müspet insanlar inanıyorum ki imam hatip okullarıyla ilgili doğru kanaat ve bilgi sahibi oldukları zaman bu tür yanlış bilgilendirmede yersiz hale gelecektir." diye konuştu.  

İmam hatip ortaokulları ve liselerinin, ortaokul ve lise seviyesinde verilmesi gereken eğitimi, matematiği, Türkçe'yi, sosyal bilgileri, fen bilgisini tamamıyla verdiğini aktaran Erdoğan, bunun üzerine de çocukların tek yönlü yetişmemesi için başta Kur'an-ı Kerim ve Arapça olmak üzere din bilgisi mahiyetindeki derslerin verildiğini kaydetti. 

"CESUR VE DİRAYETLİ OLMALIYIZ"

Bilal Erdoğan, Türkiye'de Japonya hazırlık sınıfı olan tek, ilk okulun bir imam hatip okulu olduğunu, bunların bilinmesi için daha çok çalışılması gerektiğini belirterek, şöyle devam etti:

"İmam hatipliler olarak imam hatip liselerinin ve ortaokullarının, cumhuriyetin ve ülkemizin birer kurumu olarak hukukunu korumayla ilgili her şeyi yapmakta cesur ve dirayetli olmamız gerekiyor. İmam hatipleri ilgilendiren başka kurumlarımızın da arkasında durma noktasında cesur ve dirayetli olmalıyız. Bulunduğumuz ortamlarda kurumlarımızı zedeleyici konuşmalar karşısında sessiz durmamalıyız. Vakıflarımızı, derneklerimizi, okullarımızı, kurumlarımı tahkir ve tezif eden insanlara karşı doğru bilgiyle mukabele etmemiz gerekiyor. Bunu yapmamamız halinde maalesef ülkemizin bu değerli kurumlarına kasteden insanlarını açık bırakmış oluyoruz."

Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi'nin ibadete açılmasının, imam hatip neslinin bir başarı olarak hanesine yazıldığını düşündüğünü dile getiren Erdoğan, bu başarıların şükrünün ancak daha çok çalışarak ifa edilebileceğini söyledi. 

Bir fırsatın arifesinde olunduğuna işaret eden Erdoğan, "21. yüzyıla ümmetin damga vurması için önümüzde bir fırsat var. Son 20, 30, 50 yıla baktığımız zaman Rabb'imiz bizi rahmet üzerine rahmetle, mükafat üzerine mükafatla nimetlendiriyorsa biz de kulluğumuzun sorumluluğunu yerine getirme noktasında daha zimli ve gayretli olmak zorundayız." ifadelerini kullandı. 

"İMAM HATİP NESLİNİN ANLAMSIZ TARTIŞMALARDAN KORUNMASI GEREKİYOR"

Eski Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez de insanlığın bir idrak ölümüyle karşı karşıya kaldığı bir zaman diliminde, idrak zaaflarının yaşadığını söyledi.

İnsanlığın görsel idrakin egemenliğine mahkum olduğu bir zamanda, Kur'an'ın ve sünnetin insanlık tarafından ihmal edilen iki kavram olduğuna değinen Görmez, ferasetin, basiretin neticesi olduğunu, basiret olmadan ferasetin olmayacağını belirtti.

Bugün insanlığın bir idrak ölümü ile karşı karşıya olduğunu vurgulayan Görmez, şöyle konuştu:

"Dijitalleşme ile birlikte bir ekran medeniyeti, ekran uygarlığı kuruldu ve insanoğlu bu ekran uygarlığının önünde pasif bir seyirciye dönüştü. İnsanoğlu sadece görsel bir idrake mahkum oldu. Bugün artık her insanın elinde bir ekran var, her insan hayatının büyük bir kısmını, bu ekranın önünde geçiriyor. Bu ekranın önünde daha çok görselliklerle, suretle karşı karşıya kalıyor. İşte bu görsel idrakin egemenliğine maruz kalan insanda, aklın idraki zayıflıyor, kalbin idraki bir ölümle karşı karşıya kalıyor. İşte burada basiret çok büyük önem arz ediyor ancak biz yüksek bir basiretle bunun üstesinden geliriz."

İmam hatip okullarında görsel idrakin egemenliğine mahkum olmaktan kurtulmak için özel derslere, müstakil laboratuvarlara, sosyal medya ve dijital okuryazarlığı dersine ihtiyaç olduğunu dile getiren Görmez, "Dijitalleşme ile dijital dünyada din tartışmaları, İslam davetinin önünde bir engele dönüştü. Önüne gelen herkes anlamsız, gayesiz, faydasız din tartışmasına girdi. İmam hatip neslinin bu anlamsız tartışmalardan korunması gerekiyor." şeklinde konuştu. 

NAZİF YILMAZ: KATBEKAT ÖNEMLİ

Milli Eğitim Bakanlığı Din Öğretimi Genel Müdürü Nazif Yılmaz da imam hatip okullarının, Türkiye açısından ne kadar önemliyse dünya açısından da katbekat önemli olduğunu söyledi.

Fıkıh dersinden fiziğe, kimya dersinden Kur'an dersine, hadis dersinden matematiğe, edebiyattan tefsire birçok dersin imam hatip okullarında okutulduğuna değinen Yılmaz, bu eğitim sisteminden habersiz olan kişilerin olduğunu belirtti. 

İmam hatiplerin yetiştirdiği insan modelinin bir başarı olduğunu belirten Yılmaz, imam hatip okullarının 1994'te zirve yaptığını, daha sonra 28 Şubat sürecince katsayı ve başörtüsü yasağı ile bu başarının önünün kesildiğini kaydetti. 

Yılmaz, bu yılki başarının sebebinin ise 2009 yılında katsayı ve başörtü yasağının kaldırılmasıyla ortaya çıktığını vurguladı. 

KAYNAK: AA
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner60

banner49