Ve önemsenmeyen insan, ruhen işten ayrılır. Kaynak Linki = https://www.medyamit.com.tr/makale/selamsiz-sabahsiz-yoneticiler-411

Bazı kapılar vardır, içeri girildiğinde insanın içi daralır. Ne bir “merhaba” karşılar seni, ne bir tebessüm… Sadece soğuk bakışlar, duvar gibi yüzler ve sessizlik. Bu işyerlerinde yöneticiler vardır; adları var ama insan halleri yoktur. Personeline selam vermeyi küçüklük sayar, hal hatır sormayı zaman kaybı görürler. Ama iş verimine gelince, beklentileri dağ gibidir. Kibir, makamla büyüyen bir hastalıktır. O koltuğa oturunca insan olmayı unutanlar, yüksek sesle konuşmayı liderlik, mesafeyi otorite sanırlar. Oysa kibir, saygı üretmez; sadece korku doğurur. Korkuyla çalışan insan verimli değil, yorgun olur. Yüzler vardır, insana umut verir. Bir de yüzler vardır, insanın içindeki hevesi söndürür. Mahkeme duvarı gibi suratı olan yöneticiler, farkında olmadan işyerine soğukluk salar. Çalışanlar fikir söylemekten çekinir, hata yapmaktan korkar, en kötüsü de önemsenmediğini hisseder. Ve önemsenmeyen insan, ruhen işten ayrılır. İlgi Lüks Değil, İhtiyaçtır İnsan makine değildir. Bir “Nasılsın?” Bir “Emeğine sağlık” Bir “Kolay gelsin” Bunlar maaş değildir, ama maaştan daha değerlidir bazen. İlgisizlik, insanı yavaş yavaş tüketir. Sessizce. Verim Sayılarla Değil, Gönülle Artar Yüksek verim, yüksek sesle istenmez. Verim; anlaşılan, değer verilen, güvenilen insanla artar. Çalışan kendini ait hissederse, sorumluluk alır. Sorumluluk alan insan da işini sahiplenir. Asıl Güç Nerede? Gerçek lider, önce insan olmayı bilir. Selam vermekten utanmaz, dinlemekten korkmaz, hata karşısında bağırmaz.Çünkü bilir ki; makam geçicidir, insanlık kalıcıdır. Personeline selam vermeyen yöneticiler, belki iş yürütür; ama insan yetiştiremez. Oysa kurumları ayakta tutan şey, soğuk duvarlar değil; ısınan kalplerdir. Ve unutulmamalı: İnsanını kaybeden, eninde sonunda işini de kaybeder. İdeal yöneticiye örnek var mı? Var… Bir dönem uhdesinde çalışmaktan şeref duyduğumuz Enver Ören ağabeyimiz… Hâzâ insandı… Kalbe endeksli yönetim tarzı vardı ve çoook sevilirdi… Bulunduğu meclislere müsbet bir enerji yayar, kalpleri sürur ile doldururdu.. İnsan-ı kâmil olmak kolay değil…. İnsan çok özlüyor azizim…