İki Farklı Kader, İki Farklı Devlet Aklı 2026 yılının başında dünya, Latin Amerika’nın derinliklerinden gelen bir "ESARET" haberiyle sarsıldı. Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro, en yakın çalışma arkadaşları ve Genelkurmay Başkanı'nın ABD ile yaptığı gizli pazarlıklar sonucu yalnız bırakılarak New York’ta bir mahkeme salonuna giden yola itildi.
Türk Milleti'nin şanlı tarihine karşı yapılmış büyük bir cehalettir.
1. Venezuela için şunları söyleyebiliriz.
"Maaşlı Sadakat" ve Ekonomik Zafiyet Maduro’nun "anti-emperyalist" söylemi, ekonomik bir üretim gücüyle desteklenmediği için bir illüzyondan ibaret kaldı.
Bağımlılık Tuzağı: Petrol gelirine göbekten bağlı, iğneden ipliğe her şeyi ithal eden bir yapıda, ABD ambargosu sadece ekonomiyi değil, "sadakati" de vurdu.
İhanetin Zemini: Sâdàkatin "Petrol Rantı" üzerine kurulu olduğu Venezuela’da, kaynaklar kesilince en yakın isimler (Delcy Rodríguez ve askeri kanat) Washington ile el sıkıştı. Bu, devletin değil, "Yönetim Aygıtının" çöküşüdür.
2. Türkiye için söylenecek çok şey ve ders var esasında…
a. 15 Temmuz: CIA ve FETÖ Aparatlarının Türk Kayasına Çarpışı, Türkiye’yi devirmek isteyen küresel güçler, 15 Temmuz 2016’da en büyük aparatları olan FETÖ üzerinden bir işgal girişimi başlattılar. Ancak hesap etmedikleri şey, Türk Milleti'nin ve kahraman evlatları Türk Ordusu'nun 10.000 yıllık "Ya İstiklal Ya Ölüm" parolasıydı.
Aparatların -FETÖ- Tasfiyesi: Türkiye, kendi bünyesine sızmış bir istihbarat şebekesini (FETÖ) söküp atacak kurumsal bir bağışıklığa sahiptir.
b. Milletin Direnişi: Maduro kriz anında ortalıkta kalırken; Türk Milleti ve tüm vatansever kadrolar, liderlerinin çağrısıyla meydanlara inmiş, tankları elleriyle durdurmuştur. Türk Ordusu’nun kahraman mensupları içlerinde barınan bu İhànete karşı dimdik durmuş, gerektiği yerde çatışmıştır. Bu, iktidarı ya da şahısları değil, binlerce yıllık devletin namusunu savunma refleksidir.
Burada şimdi FETÖCÜ İHÀNET ile temàsını kesmeyen tüm kesimlere ve atamalarda özensiz davranıp FETÖCÜ Hainleri kadrolaştıranlara şunu hatırlatacağım. Cumhurbaşkanımıza iftira atmak için 3-4 ton altın, dolarlar hazırlayıp bir masaya koyuyorlar. Türkiye Cumhurbaşkanı'nı arkasında Ailesi ile fotoğraflayacaklar. Bu alçaklığı planlayan gürûhu unutmak kabul edilebilir mi? ABD Venezuela'da FETÖ İHÀNETİ gibi bir topluluk bulamadığı için doğrudan operasyon mu yaptı? Ne dersiniz?
c. Türk Vatanseverliği ve Devletçiliği: Tam Bağımsızlığın ve Etkinliğin Mihenk Taşı bir Türk Milliyetçisi için Türkiye’nin bölgesel ve küresel etkinliği bir tercih değil, milli bir mecburiyettir.
d. Teknolojik Zırh: Türkiye bugün KAAN’ı, Kızılelma’yı ve TCG Anadolu’yu üreterek bağımsızlığını perçinlemiştir. Kendi silahını ve mühimmatını üreten bir devleti, dışarıdan emirle yönetemezsiniz. Maduro’nun ordusu dışa bağımlı olduğu için teslim oldu; Türk ordusu ise "Milli" olduğu için küresel çeteyi (FETÖ/CIA) yendi.
e. Oyun Kurucu Aktör: Türkiye bugün Balkanlar'dan Orta Asya'ya, Libya'dan Karabağ'a kadar bir "Mihver Güç" olarak kendi oyununu kurmaktadır.
3. Sonuç: Devlet-i Ebed Müddet
Sonuç olarak; 10.000 yıllık devlet geleneği olan, dünyanın en eski ve en köklü milleti olan Türk Milleti ile Venezuela halkını karşılaştırmak sosyolojik bir fecàattir. Türkiye Cumhuriyeti, bir şahsın veya bir kaynağın üzerine değil; sarsılmaz bir millet bilincinin ve kadim bir "Devlet-i Ebed Müddet" fikrinin üzerine inşa edilmiştir. Maduro’nun bugün yaşadığı yalnızlık, devlet aklından yoksun bir yönetimin kaçınılmaz sonudur. Türkiye ise, 15 Temmuz’da emperyalizmin en büyük aparatlarını tarihin çöplüğüne gömerek, kendi tam bağımsızlık yolculuğunu Türk Millî Mefkûre ve şuuruyla sürdürmektedir.
Türk Vatanseverliği ve Milliyetçiliği var olduğu sürece, bu kale düşmeyecek; bu mihenk taşı yerinden oynamayacaktır!
15 TEMMUZ SONRASI ŞAHLANIŞ...SAHADA VE MASADA GÜÇLÜ TÜRKİYE.
15 Temmuz 2016 gecesi Türk Milleti ve devletinin CIA aparatlarına (FETÖ) karşı kazandığı zafer, sadece bir darbe girişimi değil, Türkiye’nin prangalarından kurtulduğu bir milat olmuştur. Maduro’nun Venezuela’sı ambargolar altında içine kapanıp kurmaylarının ihanetine uğrarken, Türkiye bu tarihten sonra "Savunma Hattı Değil, Taarruz Hattı" stratejisine geçmiştir.
1. Terör Koridorunun Parçalanması (Suriye Operasyonları): Türkiye, ordusunun içine sızmış hainleri temizledikten hemen sonra (Fırat Kalkanı, Zeytin Dalı, Barış Pınarı), emperyalist güçlerin sınırımızda kurmak istediği "terör koridorunu" kendi yerli silahlarıyla parçalayıp atmıştır. Maduro’nun kendi sınırlarını korumakta zorlandığı bir dönemde Türkiye, sınır ötesinde oyun kurucu olmuştur.
2. Mavi Vatan ve Doğu Akdeniz Hakimiyeti: Türk Millî Şuuru'nun bir yansıması olan "Mavi Vatan" doktrini ile Türkiye, Akdeniz’deki haklarını gasp etmek isteyen şer odaklarına karşı donanmasıyla set çekmiştir. Libya ile yapılan Deniz Yetki Alanları Anlaşması, Türkiye'nin sadece bir kara gücü değil, bir deniz gücü olduğunu da dünyaya ilan etmiştir.
3. Karabağ Zaferi: Türk Dünyası'nın Uyanışı30 yıllık Ermeni işgaline son veren Karabağ Zaferi, Türk SİHA teknolojisinin ve Türk askerî dehâsının ulaştığı noktayı göstermiştir. Bu zafer, Türk Devletleri Teşkilatı’nın stratejik bir güce dönüşmesinin kapısını aralamış; Türkiye’nin mihenk taşı olduğu bir "Türk Dünyası" eksenini kalıcı hale getirmiştir.
4. Yerli ve Milli Teknoloji: KAAN, Kızılelma ve Ötesi Maduro'nun ordusu dışarıdan gelecek mühimmata muhtaç olduğu için "Etkisiz edilebilir. " durumdaydı. Türkiye ise 15 Temmuz sonrası savunma sanayiindeki yerlilik oranını %80'lerin üzerine çıkarmıştır. 5. nesil savaş uçağı KAAN, insansız savaş uçağı Kızılelma ve yerli füze sistemlerimiz, Türk Devleti'nin hiçbir küresel güce boyun eğmeyeceğinin teknolojik garantisidir.
Nihai Bağlam: "Venezuela’da yaşananlar, bir liderin "yalnızlaştırılması" hikayesidir. Türkiye’de yaşananlar ise, bir milletin "devletleşmesi" ve "Dünyaya Nizam Verme" iradesidir. 15 Temmuz’da temizlenen ihanet şebekesi sonucu Türkiye’nin önündeki en büyük engeli kalkmış; Türk Millî Şuuru'yla kenetlenen devlet, bugün bölgesinde ve dünyada bir mihenk taşı haline gelmiştir."
Özete; "Cihan Devleti Mirası'ndan Küresel Aktörlüğe: Türk Şahlanışı" gibi bir son eklemek gerek… En önemlisi de İstiklâl Harbi'nde ete kemiğe bürünmüş Kuvay-ı Milliye Ruhu, Büyük Türk Milleti için ayaktadır.
E. Yb. Halil MERT
Strateji ve Yönetim Uzmanı
Elektrik-Elektronik Mühendisi
www.savoras.com
KURT KIŞI GEÇİRİR, AMA YEDİĞİ AYAZI UNUTMAZ.