FIKIH LİTERATÜRÜNDE EDA, KAZA, FİDYE, KEFARET, FİTRE
EDA;
Dinî veya hukukî bir görevin tayin edilen zamanında yerine getirilmesi anlamında fıkıh terimi. Zamanında kılınan namaz ve oruç gibi.
KAZA:
Vakti içinde yerine getirilmeyen bir ibadetin, daha sonra ifa edilmesi anlamında fıkıh terimi .Vaktinde kılınmayan bir namazın veya gününde tutulmayan oruçun başka bir zamanda ifa etmesi gibi.
FİDYE:
Dinî bir terim olarak fidye, oruç ibadetinin eda veya kaza imkânının kalmaması sebebiyle veya hac ibadetinin edası sırasında işlenen birtakım kusurların giderilmesi için ödenen maddî bedeli ifade eder.
Buna göre:
1- Yaşlılıktan dolayı oruç tutamayanlar;
2-Şifa ümidi olmayan hastalık sebebiyle oruç tutamayan hastalar;
Oruçlarını kaza etme imkânı bulamadıklarından , her gününe karşılık bir fidye verirler.
Ramazana ulaşan bir “şeyh-i fânî”lik diye tanımlanan bir yaşlının ölüme kadar her gün kuvvetin azalmasından dolayı böyle bir şahsın ve iyileşmesi beklenilmeyen hastaların, oruç tutamadıklarının fidyesini ramazan ayının sonunda toptan veya ramazan ayı içinde günlük olarak ödeyebileceği gibi ramazan başında da verebilir. Yaşlı veya hasta olan kimse fidye ödemeden vefat etmişse artık onun adına fidye ödenmesi gerekmez.
FİDYE MİKTARI
1) الحنفية
• نصف صاع من قمح
• أو صاع من تمر/شعير
• ويجوز دفع القيمة
1-Hanefi mezhebinde fidye miktarı: Buğdaydan yarim sa’
Hurma ve arpadan bir sa’
Bunun bedelini yani kıymetini para olarakta verilebilir.(Bedaiu’sSani‘)
2-الشافعية
• مُدٌّ واحد من غالب قوت البلد عن كل يوم
2-Şafiilerde; her birgün için toplumun genel olarak tükettiği tahılden bir avuç buğday muhtaçlara verir.
(Mecmu’ en-Nevevi)
🔹 الصاع ≈ 4 أمداد
🔹 المد ≈ 750 غ تقريبًا
🔹 الحنفية أوسع المذاهب في جواز إخراج القيمة
🔹 الجمهور (المالكية والشافعية والحنابلة) يشترطون الطعام في الأصل
Bir Sa’: dört avuçtur
Bir avuç takriben 750 gr. dır.
Hanefi mezhebi dışında yiyeceklerin aynısının çıkarması şarttır.Hanefi mezhebine taklid edilmeden buğday vs. kıymeti çıkarmak caiz değildir.
Başka bir rivayette.Bir fidye:
(نصف الصاع ≈ 1.75 كغ تقريبًا)
(الصاع ≈ 3 – 3.5 كغ تقريبًا)
Yarım Sa’ 1.75 gr.dır takriben.
Tam Sa’ 3.5 kilo gr. dır.
Netice: Tahıl olarak fidye çıkaran kişi bir günlük bedeli;
Hanefilerde:
a)-Tahılden (buğday )
yarım Sa’ :Takriben 2 avuç 750+750=1.5 kilo gr. yada :1.750 gr. Buğday
b)-Arpa veya hurmadan olursa günlük bir Sa’dır.
Takriben, 3-3.5 kilo gr. dır.
Yada bunun karşılığında günün raicına göre para çıkarmaktır.
Şafiilere göre : Fidye bir günlük Takriben:1.5 kilo veya 1.750. gr. Buğdaydır.
Şafiiye mensup biri, taklid etmeden tahilin bedeli olan para çıkaramaz.
Öte yandan Şâfiîlere göre, Ramazan ayının kaza borcu herhangi bir mazeret olmaksızın yerine getirilmeden, öteki Ramazan gelecek olursa, kaza borcuna ilaveten bir de fidye ödeme yükümlülüğü ortaya çıkar. (Nevevî, el-Mecmû’, 6/364)
İmam Maverdi ,el-Ahkam-ı Sultaniye de:
الماوردي : ، فأما إذا عجزا عن الصيام لضعف الكبر ، وما لا يرجى زواله ، أو كانا يلحقا في الصوم مشقة عظيمة ، فلهما أن يفطرا وعليهما أن يطعما عن كل يوم مدا إن أمكنهما ، وبه قال الأوزاعي والثوري وأبو حنيفة وصاحباه ، إلا أن أبا حنيفة قال : يطعمان عن كل يوم من البر مدين ، ومن التمر والشعير صاعا ؛ بناء على أصله في الكفارة .
Açıklaması:
İmam Maverdinin nakline göre;
Şafii mezhebinde :yaşlılıktan dolayı bir piri fani ve iyileşme umudu olmayan bir hasta,oruç tutamadıkları her bir gün için beldenin tahılından bir avuç buğday fakirlere verecektir.
Hanefilere göre ise; Her bir gün için buğday dan iki avuç,hurma veya arpadan bir sa’ (dört avuç)çıkarmalıdır.”(Ahkamı -Sultaniye)
. Oruç fidyesi Ramazan ayı boyunca vuku bulan bir özürden dolayı tutulamayan oruçlara karşı veya kadın ve erkeğin yaşlarının ilerlemesinden dolayı oruç tutmaya takati olmaması halinde, gerek tahıl gerekse parasal olarak bölgenin durumuna göre belirlemesidir.
Hanefi mezhebinin bazı yorumcularına göre:
Bir fidye, bir kişiyi bir gün doyuracak yiyecek miktarı veya bunun ücretidir. Bu da “sadaka-i fıtır” ile aynı miktarı ifade eder. Bu, fidyenin asgari ölçüsüdür. İmkânı olanların daha fazla vermesi daha iyidir. (Merğînânî, el-Hidâye, 1/112)
Mezkür yoruma göre Diyanet işleri Başkanlığı fidye ve fitre miktarını hakkında mevcut sosyo-ekonomik hayat şartları ve bir kişinin günlük gıda ihtiyacı göz önünde bulundurularak ülkemizde fitre miktarının 2026 yılı Ramazan ayının başlangıcından 2027 yılı Ramazan ayının başlangıcına kadar olan süre için 240 TL olarak belirlemiştir.
Rivayetlere göre:
Enes b.Malik(ra) takatının zayıf oldu ğu bir sene de oruç tutamadğı ramazan ayının fidyesi olarak 30 fakiri çağırıp hazırladığı yemekten ikram ederek fidye borcunu ödemiştir.
HAMİLE VE EMZİKLİ KADINLAR
Şâfiî mezhebinde fidye ödeme yükümlüğünün ortaya çıktığı bir diğer mesele de gebe ve emzikli kadınlarla ilgilidir. Emzirme ve hamilelik sebebiyle çocuğunun sağlığı hakkında endişe duyan annelerin, oruç tutamadıkları günleri hem kaza etmeleri hem de fidye vermeleri gerekir. Fakat çocuk hakkında değil de kendileri hakkında endişe ederlerse o zaman sadece kaza gerekir. (Nevevî, el-mecmu 6/267)
Hanefilerde;hamile ve emziklilerde fidye kazadan başka fidye yoktur.
Hanefîler dışındaki üç mezhebe göre, mazereti olmadığı halde kazâ borcunu bir sonraki ramazan ayına kadar ödemeyen kimsenin kazâ orucu ile birlikte fidye ödemesi de vâciptir. Kazâ orucunu birkaç ramazan tehir etmesi halinde fidyenin de tekerrürüsöz konusudur. Mâlikî ve Hanbelîler; fidyenin tekerrür etmeyeceği görüşünü benimserken Şâfiî mezhebindeki kuvvetli görüşe göre malî haklardan sayılan fidye borcu ramazan sayısınca tekerrür eder.
HAYIZ VE NİFAS HALİNDE
Diğer yandan kadınların hayız ve nifas halinde oruç tutmaları haramdır, bu şekilde tuttukları oruç geçersiz olur. Bu hallerinde tutamadıkları oruçları daha sonra kaza ederler.
Hanefi mezhebine göre kadınların 10 güne kadar olan kanamaları normal, daha fazla olan süreler ise özür olarak kabul edilir. Eğer kahverengi leke görülmesi 10 günlük süre içindeyse orucu bozar. 10 günden sonraki lekeler ise artık adet bitmiş kabul edileceğinden orucu bozmaz temiz sayılır.
Şâfiî mezhebine göre ise; âdetin asgari süresi bir gün, azami süresi on beş gündür.
Fıkıh kaynaklarımıza göre iki âdet arasındaki temizlik müddeti en az on beş gündür. Bu süre dolmadan önce görülen kanama, özür kanaması olup ibadetleri yapmaya engel değildir.
Kadınlar âdet ve lohusalık denilen özel hâllerinde namaz kılmazlar, oruç tutmazlar. Daha sonra tutamadıkları oruçlarını kaza ederler. Oruca niyetlenen bir kadın, gün içerisinde âdet görmeye başlarsa orucunu bozar, temizlenince bugünün orucunu da kaza eder. İftar vaktine kadar oruçlu gibi davranılması doğru değildir.
Hayızlı kadının oruç tutması haramdır. Hz. Âişe (ra):
"Biz Rasûlullah (s.a.s) devrinde âdet görüyorduk. Namazı kaza etmekle emrolunmadığımız halde, tutamadığımız orucu kaza etmekle emrolunuyorduk."(Buhârî, Hayz, 20; )
HASTA VE YOLCU
Hasta ve yolcu olup oruç tutmayan kimseler açıktan olmamak şartıyla yiyip içebilirler.
“İçinizden hasta veya yolcu olan, başka günlerden sayısınca tutar. Orucu tutmakta zorlananlar için bir yoksulun (günlük) yiyeceği kadar fidye yeterlidir.”(Bakara,183)
Gündüz iyileşen hasta, yolculuğu
sona eren misafir, ayhali veya lohusalıktan temizlenen kadın, ergenlik çağına gelen çocuk ve Müslüman olan gayr-i müslim, Ramazan ayına saygı için günün kalan kısmında oruçlu imiş gibi akşama kadar orucu bozacak şeylerden sakınmaları uygun olur.
KEFARET
Kefâret; yanlışlıkla, bilerek veya zorlama sonucu işlenen kimi günahların affedilmesi için İslâm’da gösterilen telâfi yollarına “kefâret” denir.
Bu anlamıyla kefaret, insanların yaptıkları güzel davranış ve ibadetlerin, karşılaştıkları çeşitli eza ve sıkıntıların küçük günahların bağışlanması anlamına gelmektedir.
Kefâret; İslâm’da kefâret beş çeşittir:
1. Oruç kefâreti.
2. Yemin ve kefâreti.
3. Hata ile bir mü’mini öldürmenin kefâreti.
4. Zıhar kefâreti.
5. Hacda ihramlı iken traş olmanın kefâreti.
Oruç kefareti;
1-Köle azad etmek (bulamazsa)
2- 60 gün peş peşe oruç tutmak ( tutamayacak güçte ise)
3- 60 fakiri doyuracak.
Oruç kefareti; Oruçlu iken cinsi münasebette bulunan kişilerin ve sadece Ramazan ayında tutulan orucun bile bile bozulmasının cezasıdır. Diğer oruçların bozulması halinde yalnız kaza, yani gününe gün oruç tutmak yeterli olur.
Yukardaki görüş Hanefi mezhebinin yorumudur, Şafii mezhebinde oruç kefareti sadece cinsel ilişkilerde geçerlidir. Ramazan orucunu bile bile bozulsa da kefaret gerekmez. Yani gününe gün oruç tutmak yeterlidir.
Kefaret; Genel anlamda; yapılan iyilik ve hasenât sayesinde kimi günahların bağışlanmasını ifade eder. Nitekim, “İyilikler, kötülükleri yok eder.”(Hud;21) “Allah, ancak tevbe eden, inanan ve arkasından iyi işler yapan kişilerin kötülüklerini iyiliklere çevirir,” (Furkan;25)
“Yanlışlıkla olması dışında, bir müminin bir mümini öldürmeye hakkı olamaz. Yanlışlıkla bir mümini öldüren kimsenin mümin bir köle âzat etmesi ve ölenin ailesine teslim edilecek bir diyet vermesi gereklidir; ancak ölünün ailesi diyeti bağışlarsa o başka. Öldürülen, mümin olmakla birlikte size düşman olan bir topluluktan ise mümin bir köle âzat etmek lâzımdır. Eğer kendileriyle aranızda antlaşma bulunan bir topluluktan ise ailesine teslim edilecek bir diyet vermek ve mümin bir köleyi âzat etmek gerekir. Bunları bulamayan kimsenin Allah tarafından tövbesinin kabulü için iki ay peş peşe oruç tutması lâzımdır. Allah her şeyi bilmektedir, hikmet sahibidir(Nisa;92)
Kur’ân’da Oruç kefareti, mezkür dört kefaret çeşidi gibi oruç kefâretinden söz etmemiştir. Ancak Hz. Peygamber zıhâra (eşini, kendisine yakın bir hısımına benzetme yoluyla haram kılma yöntemine) kıyas yaparak, oruç için de aynı hükmü uygulamıştır. Hadiste, “Kim Ramazan ayında orucun u bozarsa, onun üzerine zıhar yapan kimseye gereken vardır.”
Bu da köle azad etmek, iki ay peş peşe oruç tutmak veya altmış yoksulu doyurmaktır. Günümüzde kölelik uygulaması bulunmadığı için yükümlü, kendi durumuna göre iki ay oruç veya altmış yoksulu doyurma arasında sıraya göre tercih yapacaktır.(Kitabul -Kefarat,İbn Kudame)
Zıhâr ve katil kefâreti olarak tutulacak orucun ara vermeden olması Kur’an’da açıkça beyan edilir.Aynı şekilde mezhepler arasında küçük bir ihtilaf dışında oruç kefareti de aynen uygulanır .
—Orucu bilerek bozmanın kefareti de aynı hüküm uygulanır. Oruç kefareti, iki kameri ay veya 60 gün ara vermeksizin oruç tutmakla beraber 1 günde kaza eder.Buna da gücü yetmeyen kişi, 60 fakiri bir gün ya da bir fakiri 60 gün doyurur. Bu kefaretin yanında ayrıca, tövbe edilmesi ve bozulan orucun da kazası gerekir.
FİTRE
Fitre, Ramazan-ı Şerif ayına mahsus olarak bir kişi için bir defa verilen sadakanın adıdır.
“Hz. Peygamber fıtır sadakasını 1 sâ’ (ölçek) hurma ve 1 sâ’ arpa olmak üzere köle, erkek, kadın, küçük ve büyüklere farz kılmış ve insanlar (bayram) namazına çıkmadan önce verilmesini emretmiştir.” (Buhârî, Zekât,)
Fitre, Ramazan orucunu tutup bayrama ulaşmanın bir şükrü ve ihtiyaç sahiplerine uzanan bir yardım elidir
Halk arasında fitre diye bilinen fıtır sadakası (sadaka-i fıtır); insan olarak yaratılmanın ve Ramazan bayramına ulaşmanın bir şükrü olarak;
Hanefi mezhebine göre:
Fitre vacipdir yani temel ihtiyaçlarını karşılayabilen ve bir yıllık borçlarının dışında nisap miktarı (96 gr. altın veya bu değerde) mala sahip olan kişilere vacipdir.
Şâfiî mezhebine göre:
fıtır sadakası vermek “farz”dır ve bununla yükümlü olmak için nisap miktarı mala sahip olmak şartı yoktur. Bayram günü ve gecesine yetecek kadar azığa sahip zengin-fakir her Müslüman fitre ile yükümlüdür.(Şirbînî, Muğni’l-muhtâc, 1/595
FİTRE MİKTARI
ما مقدار زكاة الفطر؟ وما مقدار الصاع بالكيلو جرام؟
الـجَـوَابُ: الحمدُ لله، والصَّلاة والسَّلام على سيِّدنا رسول الله ﷺ، وبعد... فمقدار زكاة الفطر التي فرضها رسول الله ﷺ: صاعٌ من غالب قوت أهل البلد، سواء أكان من شعير، أو صاعًا من تمر، أو صاعًا من زبيب، أو صاعًا من أقط على الذكر والأنثى، الصغير والكبير، وهذا المقدار ثابت لا يتغير. ومقدار الصاع بالكيلو جرام يختلف باختلاف نوع الحبوب فمقدار الصاع بالوزن بالنسبة للقمح 2.500 كجم، وبالنسبة للأرز بحوالي 2.40 كجم، ويجوز إخراج قيمة ذلك الطعام مالًا. وَمِمَّا ذُكِرَ يُعلَمُ الْـجَـوَابُ، وَاللهُ تَعَالَى أَعْلَى وَأَعْلَمُ
ومذهب الشافعيّة أنّه لا يجو إخراج زكاة الفطر بقيمتها مالًا، بل يجب إخراجها قوتًا من غالب قوت أهل البلد، لكن في هذا العصر قد تكون القيمة أنفع للفقير؛ وعليه فيجوز اتّباع قول الإمام أبي حنيفة وإخراج زكاة الفطر بقيمتها.
Metnin özeti:
Fitre Miktarı:
Resülullah (as): Beldenin ekseriyetle tükettiği tahılden , ister buğday,ister arpa,ister hurma,ister üzüm olsun, her erkek ve her kadına, küçük veya büyük her bir ferd için bir Sa’ dır. ve asla bu değişmez. Buğdaydan 2,5 kilo gr. Pirinç ten 2.40 kilo gr.dır.
Şafiilere göre;belirlenen tahılın aynısından vermek şartı vardır.Tahılın aynısını bulamayan Şafiiler ,Hanefiye taklit ederek kiymetini (para) olarak verebilir.
18 فبراير 2026 م
حدَّدت دار الإفتاء المصرية قيمةَ زكاة الفطر لهذا العام [1447هـ- 2026م] بـ (35 جنيهًا) كحدٍّ أدنى عن كل فرد، موضحة أن تقدير قيمة زكاة الفطر لهذا العام، جاء بالتنسيق مع مجمع البحوث الإسلامية بالأزهر الشريف.
وأخذت برأي الإمام أبي حنيفة وجماعة من فقهاء المالكية، والإمام أحمد في رواية وغيرهم بجواز إخراج زكاة الفطر بالقيمة نقودًا بدلًا من الحبوب؛ تيسيرًا على الفقراء في قضاء حاجاتهم ومطالبهم، والفتوى مستقرة على ذلك.
وأضافت الدار أن مقدار زكاة الفطر يعادل (2.04) كيلو جرامًا من القمح عن كل فرد،
35 جنيه مصري تساوي 0.70 دولار أمريكي
18 Aralık 2026 tarihli, Mısır Ezheri şerifin Fetva dairesinden bu yılın fıtır sadakasının kişi başına enaz 35 Mısır cenisidır.Tahıl yerine kiymetinin verilmesi, Hanefi mezhebin ve Maliki mezhebinin bazı alimlerine dayanarak alınmiştır. Ayrıca buğday dan kişi başına,2.04 ( iki kilo dört gr) ma Tekabül eder.
35 ceni dolar olarak 70 sente tekabül ediyor.
Mezkür buğday miktarı bölgeden bölgeye fiyatı değişiyor.
FİDYE VE FİTRE KİMLERE VERİLİR
Fidye nisap miktarı mala sahip olmayanlara verilir. Yani, fakir ve yoksul kimselere verilmesi uygundur. Fitre de fidye gibi fakir durumda olan erkek ve kız kardeşlerimize, amca, dayı, hala, teyze ve onların çocuklarına verilir. Borçlular, yolcular, ilim tahsil eden talebeler ile dünyanın birçok farklı yerinde yokluk ve yoksulluk içinde yaşayan Müslümanlara verilir. Eş, üst soy akraba yani anne, baba, dede nine gibi ve alt soy akraba çocuklar ve torunlar gibilere verilemez.Çünkü dinimize göre bir kişinin bakmakla yükümlü olduğu kişilere verilmez.(elFetava,121917)
ORUCU BOZAN ŞEYLER
Orucu bozan şeyler nelerdir?
Orucun temel unsuru, yeme, içme ve cinsel ilişkiden uzak durmak, nefsi bunlardan mahrum bırakmaktır.
Bu anlamda oruçlu iken bunlar ve bu anlama gelecek davranışlar orucu bozar. Yemek ve içmek, yenilmesi ve içilmesi mûtat olan her şeyi kapsamı içine alır. Sigara, nargile gibi keyif veren tütün kökenli dumanlı maddeler ile uyuşturucular ve tiryakilik gereği alınan tüm maddeler oruç yasakları kapsamına girer.
Bu sebeple, besin değeri taşımayan aşılar orucu bozmaz. Tedavisi devam eden hastalar, sağlıklarına kavuşup tedavileri sona erinceye kadar oruçlarını erteleyebilirler.
RAMAZAN ORUCUNU ; Bozan bazı şeyler hem kaza hem de keffareti, bazı şeyler ise sadece kazayı gerektirir.
A)-Orucu Bozup Kaza ve Keffareti Gerektiren Durumlar
1. Mazeretsiz, oruçlu olduğunu bilerek bir şeyi yemek ve içmek.
2. Dışarıdan buğday, arpa, pirinç veya bir susam tanesi kadar bir şeyi alıp yutmak.
3. Oruçlu olduğunu bile bile cinsel ilişkide bulunmak.
Karı kocadan biri ötekine zorla cinsel ilişkide bulunduğu takdirde, zorla ilişkide bulunana kaza ve keffaret, kendisine zorla ilişkide bulunulan kişiye ise kaza lazım gelir.
4. Sigara içmek, öd ağacı veya anber ile tütsülenip dumanını içeri çekmek.
5. Enfiye çekmek.
6. Buğday ve arpa tanesi yutmak.
7. Az miktarda tuz yemek.
8. Kan aldırdıktan veya sadece karısını öptükten sonra orucu bozulduğu kanaatiyle bile bile orucunu bozmak.
(Hem kaza hem de kefareti gerektiren maddeler, Hanefi mezhebine göredir.
Şafii mezhebine göre mezkür maddeler Sadece kaza gerektirir. Cinsel ilişkide bulunmak ise hem kaza hem de kefaret gerektirir.)
B) Orucu Bozup, Yalnız Kazayı Gerektiren Durumlar
1. Un, hamur, bir defada çok miktarda tuz ve zeytin çekirdeği gibi yenilmesi ya da yutulması mutat olmayan şeyleri yemek veya yutmak.
2. Taş, toprak, demir, altın ve gümüş gibi şeyleri yutmak.
3. İçi olmayan ceviz ve badem yutmak.
4. Boğazına kaçan kar veya yağmuru kendi isteği olmayarak yutmak.
5. Başkasının zorlaması ile orucu bozmak.
6. Dişleri arasında nohut tanesi kadar kalan yemek kırıntısını yutmak.
7. Abdest esnasında ağzına ve burnuna su alırken kendi elinde olmayarak boğazına su kaçması.
8. Unutarak yiyip içtikten sonra orucunun bozulduğunu zannederek yiyip içmek.
9. Kendi isteği ile ağız dolusu kusmak.
10- Güneş batmadığı hâlde, battı zannederek iftar etmek. İmsak vakti geçtiği hâlde daha vakit vardır zannederek yemek ve içmek.
11-Cinsel ilişki dışında kadına dokunmak veya öpmek sonucu boşalmak
12- Misafir iken oruca başlayıp ikamete niyet ettikten sonra yemek.
13- Mukim iken oruca başlayıp sefer mesafesi yolculuğa niyet ederek bulunduğu yerin sınırlarını geçtikten sonra orucu bozmak.
Bunlardan biri ile orucu bozulan kimsenin akşama kadar yememesi, içmemesi gerekir.