Bugün Venezuela'da meydana gelen kalleş ve alçakça icra edilen müdahale"Siyonist-masonik açgözlü faiz ekonomisinin son bulma aşaması"dur. Bugün dünya sahnesinde yaşanan sarsıcı olaylarla tam bir paradoksal uyum gösteriyor. Mevcut sistem, kendi yarattığı devasa borç balonunun altında can çekişirken, bu çöküşü engellemek için daha vahşi ve "gasp" merkezli yöntemlere başvuruyor.
İşte tam da bu noktada, bugün itibarıyla karşımızda duran tablo, bu sonun ne kadar yakın olduğunu gösteriyor
1. ABD' nin tefeci küresel baronlara olan 38 Trilyon Dolarlık İflas Belgesi"tefeci borcu" olarak nitelediğim ABD kamu borcu, 2026 yılına girerken 38 trilyon doları aşarak sürdürülemez bir rekora imza attı.
* Bu rakam, aslında kağıt üzerine kurulu finansal imparatorluğun iflas belgesidir. Sistem artık borçla borç ödeyemez hale geldiği için, Trump’ın "küresel hırsız kovboyluk" dış saldırıları, bu borç dağına karşı ümitsiz bir kaynak bulma çabasıdır.
3. BRICS liderliğinin
"Kağıt"tan "Gerçeğe" Dönüş
"Gerçek para altındır" söylemi ve gerçeği, 2026 başındaki piyasa verileriyle doğrulanıyor.
* Ons altın, 2026'nın ilk günlerinde 4.500 dolar sınırını zorlayarak tarihi zirvelerini tazeliyor. Bu, insanların "Yahudi'nin bastığı kağıt parçasından" kaçıp, gerçek değere sığındığının bir kanıtıdır.
4. BRICS ve Bağımsızlık: Siyonist finans hegemonyasına karşı BRICS bloğunun altın tabanlı bir sisteme geçiş hamlesi, bu açgözlü düzenin artık "oyun kurucu" vasfını kaybettiğini gösteriyor.
Sonuç:
Zihniyet ayna gibidir; bir taraf faizle (masa başında) soyarken, diğer taraf silahla (sahada) gasp ediyor. Ancak her iki yöntem de bugün Venezuela'da olduğu gibi insanlığı alçaltan ve dünyayı kaosa sürükleyen bir yoldur. Tek gerçek çıkış yolu, paranın bir sömürü aracı olmaktan çıkarılıp milli bir değer haline getirilmesi ve karşılıksız borç sarmalının sıfırlanmasıdır.