Yirmi civarındaki Latin Amerika ülkelerini çok zor günler bekliyor ve ne yazık ki onları ABD’den koruyabilecek müttefikleri de yok. ABD kendi coğrafyasındaki zenginliklere güçle odaklanacaktır.

ABD’nin Venezuela operasyonları ile Abd’nin ihmal ettiği kendi zenginlik bölgesine döndüğünü, diğer komşu Latin Amerika ülkelerinin de ABD tarafından istikrarsızlaştırılacağı ve işgal edilebileceğini, Rusya ve Çin gibi uzak coğrafyalarda ise kazan kazan modelinde ABD ile ittifaklık dönemine geçileceğini, zayıf ülkelerin güçlü ülkelerin işgaline açık olacağı yeni dünya düzensizliğinin açığa çıktığı tarihi bir sürecin başlangıcıdır.

Yirmi civarındaki Latin Amerika ülkelerini çok zor günler bekliyor ve ne yazık ki onları ABD’den koruyabilecek müttefikleri de yok. Abd kendi coğrafyasındaki zenginliklere güçle odaklanacaktır.

ABD tarafından normalleştirilen işgal politikalarının Rusya’nın Ukrayna’yı, Çin’e de Taiwan’ı işgal etmesine meşru kapı araladığını da anlayabiliriz. Venezuela’nın en yakın müttefiki Çin Maduro’nun başına bunların geleceğini öngörememesi mümkün değil!

ABD’nin Venezuela operasyon tiyatrosunu izleyenler Maduro’nun Abd ile anlaştığını, ülkesini ve halkını sattığını yorumlayabilir ki bu en güçlü ihtimal gibi duruyor
Venezuela Savunma Bakanlığı, Genel Kurmayı, Polis Teşkilatı ve Savunma Sanayii Abd’nin bağıra bağıra gelen operasyonuna hiç mi hazırlık yapmadı? Yapmadılarsa bu birimlerin Maduro’yu ABD’ye sattığı şekliyle de yorumlanabilir. Bu birimlerin venezeula halkına karşı yapacağı her türlü savunma geçerliliğini yitirmiş tiyatrodan öteye de geçemez. Olan Venezuela halkına ve ülkenin petrol zenginliklerine olacak!

ABD Venezuela’yı iç savaşa veya kargaşaya hazır hale getirdi. ABD Irak ve Afganistan’da yaptığı gibi burayı da iç kaos’a götürecek her türlü senaryoyu destekleyecek, ülkenin içinden satın aldıkları veya alacakları ile ülkenin petrol zenginliklerini ele geçirmenin yollarını açacaktır. Venezuela’daki iç karışıklıkların uzun süreceği öngörülebilir.

İsrail karşısında İran’ın yanında durmayan veya duramayan Çin Venezuela’nın yanında da durmadı veya duramadı.

Anlaşılan odur ki Çin ekonomik emperyale odaklandı ve bu emperyal ve kendi hedefindeki savunma ve taarruz için gerekli alt yapısını tamamlamadan hiç bir savaşa müdahil olmayacak ve sessiz kalıp hiç bir müttefikini koruma kollama güdüsü içerisinde olmayacak.

Öyle ki Çin’in ABD ile anlaşacağını ve müttefiklik ruhu ile yakın olduğu Ülkeleri yalnız bırakacağı da hiç şaşırtıcı olmayacaktır.

Çin’e güvenen İran’ın da çok dikkatli olması elzemdir.

Türkiye’nin Libya ve Katar’ı korumak için gösterdiği hassasiyet Çin’in Venezuela’yı ( Maduro’yu ) ve İsrail’e karşı İran’ı koruması beklenirdi ama yapmadı veya yapamadı.

Anlaşılıyor ki Türkiye’nin müttefikleri hariç dünya’nın hiç bir ülkesi güvende değil.

Dünya’nın hiçbir ülkesi Türkiye hariç mevcut müttefiklerine güvenemeyeceğini anlamalı ve yönünü Türkiye’ye çevirmeli.

Ne yazık ki o ülkeler ve liderleri bunu anlayacak idrakte de değil. Türkiye bundan sonraki diplomatik ataklarıyla dünya’daki gelişmeleri yedi yaşında çocuğa anlatır gibi muhataplarına anlatmalı

Türkiye ile tam bir müttefiklik ruhu içerisine girmeye direnen İran’ın son gelişmelerden ders çıkarması ve yönünü Türkiye’ye çevirmesi lehlerinedir. Bölgesel istikrar için bu müttefiklik Türkiye’nin de lehinedir ama en çok ta buna İran’ın ihtiyacı vardır.

Muhtemel ABD- Rusya - Çin itttifakını da göz önüne alarak Türkiye, Türkistan ve TDT tarafını hazırlamalı, ilişkileri ve alt yapı çalışmalarına bu perspektiften de bakmalıdır.

Daha önceki yazımda bu konusaki analizimi “Çin’e Karşı TDT’nın Güçlü Kartı Var” başlığıyla kaleme almıştım.

Dünya gücü eline geçiren devletlerin emperyal olmayı, uluslararası hukuku hiçe sayıp işgalleri normalleştirdiği bir döneme girmiştir.

Şimdi daha net yorumlayabiliyoruz ki Ukrayna’nın Dombas bölgesinin Rusya’ya, Taiwan’ın da Çin’in toprak ve yönetimine geçmesi yakındır.
Rusya ve Çin’in bu işgallerine kesin gözle bakılabilir.
Abd’nin Venezuela işgali ve operasyonları işgalleri normalleştirmiş ve Rusya ve Çin’e de işgal zeminine gerekçeli fırsatlar sunmuştur

Türkiye’nin Suriye Şam hükümeti ile ittifakını ve Suriye topraklarında tek devlet politikalarını eleştirip analiz etmekte gecikenler varsa dünya’daki gelişmeleri tekrar analiz etmeli.

Güvenli bir dünya için tiyatrosunu insanlık adına yazan liderlerin sahneleceği yıllar diliyorum

Ahmet Çelik
Gazeteci - Araştırmacı Yazar