T.C. Kimlik numarası ile sosyal medya hesaplarına girmek demek Cia ve Mossad’a istihbarat verisi sağlayan platformlara T.C. Kimlik gibi önemli verimizi de vermek anlamı taşır.

Ben gazeteciliğimin yanında aynı zamanda dijital pazarlama uzmanı olarak önerilerimi paylaşmak istedim.

T.C. Kimlik numarası ile sosyal medya hesaplarına girmek demek Cia ve Mossad’a istihbarat verisi sağlayan platformlara T.C. Kimlik gibi önemli verimizi de vermek anlamı taşır.

Banka, e devlet ve bir çok sisteme de giriş yaptığımız aynı zamanda bir çok platformlarca bizden doğrulama ve kurtarma verisi olarak talep edilen T.C. Kimlik numaramızı bu istihbarat platformlarına kendi ellerimizle vermiş oluruz.

Bunun yerine her Vatandaşa T.C. Numaramızdan bağımsız bir Id. Numarası tanımlansa ve bu T.C. kimlik numaramızla eşleşmeyen bir yapıda olsa daha doğru olmaz mı?

Sosyal medya platformlarında, e ticaret siteleri vb. üyelik sistemi ile giriş yapılan platformlarda, gsm şirketlerine üyeliklerde ve devlet kurumları hariç tüm özel platformlarda bu Id numarası kullanılsa daha doğru olur diye düşünüyorum

Özel kurumlarla yapacağımız sözleşmelerde onların bizden adresimizi talep etmeleri de yasaklanmalı ve bu kurumların bize yapacakları bildirim, fatura ve duyuruları sadece mail ve sms olarak paylaşmaları daha doğru olacaktır.

Bu özel kurumlarla bir ihtilaf olması ve mahkeme, haciz gibi süreçler de mail üzerinden bildirilmeli ve adrese gidilecekse de bu sadece ilgili kamu kurumlarca yapılmalı. Bu durumda da yine davalı şahsın adresi davacı kurumla paylaşılmamalı. Adres paylaşma yetkisi sadece kamu otoritelerinde olmalı.

Niye bu kadar detaya girdim?

Bildiğimiz gibi Türkiye’de bulunan yabancı Gsm şirketleri, yabancı bankalar, yabancı şirketler var ve biz T.C. kimlik numaralarımızı ve telefon numaralarımızı bunlarla paylaşıyoruz ve bu verilerimiz yurt dışına çıkıyor.

Bankalarla bile adres verileri paylaşılmamalı.

Akıllı telefonların konum bilgilerinin sadece kamu otoritelerinin kayıtları hariç dışarıya kapalı olacağı şekilde milli yazılım geliştirilmeli ve Türkiye’ye girişi olacak her telefonun otomatik konum paylaşmasını engelleyecek yazılım yüklenmeli( Bu sistem sadece kamu’nun konumu görebileceği şekilde sistemsel olmalı )

Zaten sosyal medyalarımızı cep telefonlarımız üzerine açıyoruz. Bir de bunlara T.C. kimlik numaramızı da vermiş olacağız. Bu iki verimizi bilen siber ajanın bizim verilerimize erişmesi için ( maillerimizi kırmak, banka sistemlerimize ve e devletimize girmek) sadece şifremizi kırması kalacak. Ülkemizde belirlenen şifrelemelerde genelde isim ve doğum tarihleri veya bunların karışımı veya basit rakamların kullanıldığı bilinen bir gerçek. Ajanlar bunu da permitasyon mantığında çalışan programlarla çok kolay çözebileceklerdir.

Yabancı istihbarat örgütlerinin yeni ajanları artık mobil hatlarımız ve akıllı telefonlar. İtrail’in İran’ın liderlerine yaptığı saldırılarda bu verilerden iz sürdükleri ve nokta atış yapabildikleri konuşulanlar arasında ve bilinen de bir gerçek.

Hatta sosyal medya şirketleri ile görüşülerek cep telefonu ile giriş yerine Id ile giriş yapılabileceği sisteme geçmeye zorlanmalı. Ve konum verilerimize erişmeleri de yasaklanmalı. Şu anda tüm konumlarımıza ve hatta ilgi alanlarımıza kadar tüm verilerimize sahipler.

Biz bir marka için Meta ( Facebook, İnstagram ) , Google, Youtube, Linkedin, X, Tiktok platformlarında reklam kampanyası kurduğumuz zaman hedef kitlenin bulunduğu lokasyon, meslek, gelir verisi, ilgi alanları gibi tanımlamalarımızla herhangi bir bölgede bu verilere sahip kullanıcıya erişimi hedefleyebiliyoruz. Zaten bu verilere ait seçenekleri bize bu platformlar sunuyor. Sunduklarına göre algoritmaları bizim nerede olduğumuzu ve ilgi alanlarımız dahil bizi bizden iyi tanıdıkları doğrudur. Biz geçmişimizi unuturuz ama algoritma unutmaz.

Geleceğin neslini ülkelerin otoriteleri değil bu sosyal medya platformları yönetecek.

Gençliğimizi ailelerinin ellerinden aldıklarını, sosyal hayattan kopardıklarını son okul katliamlarından da görüyoruz.

Sosyal medya platformlarıyla savaşmayan dünya’yı karanlık bir gelecek bekliyor. Bu savaş golabal ölçekte başlatılmalı. İletişim başkanlığı inisiyatif alarak bu süreci global ölçekte sistemleştirebilir

Bir olayın çözümlenmesi istenirken daha büyük hata payının dikkate alınıyor olmasını ümit ve temenni ediyorum

Ahmet Çelik
Gazetececi / Dış Politika Analisti
Kızılelma Düşünce Enstitüsü Üyesi