Son dönemlerde çok konuştuğumuz, enerjimizi harcadığımız fon yolsuzlukları, borsa spekülasyonları, belediler başta olmak üzere kamunun birçok alanındaki ahlaksızların failini konuşmakla yetinmek sonunun çözümü olamaz, olmamalı..

Acizane şu önerimi paylaşmak isterim;

Türkiye gibi ahlaki çöküş ivmesinin arttığı bir ülke’de kişilere güvenmek, sistemin güvenliğini belli insanların insiyatifine bırakmak yerine sistemin kendisine bırakmak daha doğru olur diye düşünüyorum.

Siyaset ve bürokratlar için devletin âli menfaatini, milli ve manevi hassasiyeti öncelikleyen ve özde bu kültürde yetişmiş ve en az altı ay süreli siyaset ve bürokrat akademilerinde eğitim zorunlu olması bir çözüm olamaz mı?

Elbette daha iyi çözümler de vardır ve fikir başka bir fikre pencere açabilir düşüncemle fikrimi sizlerle paylaşmak istedim.

Bu akademilere kabul edileceklerin ve onların en yakınlarının sicil kaydının temiz olması şartı aranmalı.
Bu şekilde siyasete girecekler ve bürokrasiye atanacaklar arasında ön eleme sistemleştirilirmiş te olunabilir diye düşünüyorum.

Bu akademik eğitimde de vatanımıza milletimize fayda sağlayacak en az beş adet faydalı model, proje sunma şarta bağlanmalı. Projelerin dışarıdan kopya alınmaması için de mülakat ve sözlü sınav da mutlaka yapılmalı.

Vekil adaylarının akademik müfredatlarının, sertifika sınavı ve mülakatı sosyologlardan, psikologlardan, siyeset bilimci, din adamı, kurmay aslerler, ekonomistlerden, uluslararası ilişkiler uzmanı vb. kurullarca hazırlanabilir ve yapılabilir

Bürokrat akademisin müfredat, sınav ve mülakatları da yine vekil adaylarındaki kurullara ilave olarak kendi alanlarında da uzmanlar öğretici kadroda yer alabilir

Vekil adaylarından partilerin para talep etmesini de doğru bulmuyorum. Siyaset parası olanların öncelikleneceği bir alan olmamalı. Para değil kriterler esaslanması için acizane benim böyle bir önerim var.

Bunların dünyada karşılığı olmadığı için halen bazı Avrupa ülkelerinde siyanizmin fonları ile iktidara gelmiş vicdan yoksunu liderlerin katil İsrail’i alanen veya zimni savunduklarını hayretle izliyor ve görüyoruz.

Anlaşılıyorki dünyada fonlanarak iktidarı ele geçirenler dünya için de bir beka sorunu.

Türkiye ileride dıştan fonlanarak iktidarı, bürokrasiyi ele geçirecek emel sahiplerinln önünü sistemle bozmalı.

Trump niye İsrail’in her istediğini istemese bile kabül etmek zorunda kalıyor? Siyonistlerin finansal sponsorlukları ile başkan oldu şimdi bedel ödetiyorlar. Türkiye bir an önce uyanmalı ve hiç bir kurum veya kişi vekil adaylarına sponsor olamamalı ve bu yasal suç sayılmalı. Aksi durum milli güvenlik istikrar, liyakat sorunu olmaya devam eder ve bu paralı işleri her dönemde konuşmaya devam ederiz. Kişileri değil sistemi konuşmalıyız.

Yeni Türkiye Yüzyılını insanların değil sistemin kontrolünde yükseltmeliyiz.

Yeni nesil bizim nesil gibi daha çok siyasi polemiklerde boğulmak yerine sistemine güvendiği ülkemize hizmete odaklanmalı. Hamasetin yerini sistem almalı

Sizinle bir konuyu da paylaşmak isterim.

Şöyle ki;
Bir dostum daha önce İstanbul’un bir ilçe belediye Başkan Danışmanlığını yaptı

Belediyedeki bazı bürokratların rüşvet ağını ve bürokratlar arası rüşvet işbirliği çarkını öğrenince başkanla konuşup çoğunu görevden uzaklaştırıldığını, yerlerine başka belediyelerden bürokratlar getirildiğini ve başkana rağmen onların da kendi aralarında rüşvet zinciri kurup aynı şekilde suç işlediklerine şahit oluyor.

Bu durumu da başkana bir kaç kez raporluyor ama başkanın sessiz kaldığını fark ediyor ve başkana bu sessizliğinin sebebini soruyor.

Başkanın Cevabı;
Ben daha önceki hırsızları görevden alıp yenilerini sen istedin ve sistemi gör diye getirdim. Şimdi ben bunların çarkına, düzenini bozarsam bana farkında olmadan ve ileride beni zora da sokacak hileli işler de yaparlar ve ben zor durumda kalabilirim. Şimdi anladın mı belediyelerdeki bürokrat ve memur zulmünü ve çarkını diye cevap vermiş!

Durum buysa Belediyelerin Valilik, Kaymakamlıklarca ve İl Özel İdarelerince de ek demetime tabi tutulması gerekmez mi?

Hatta belki de ve mümkünse belediye hizmetlerini Valilik ve Kaymakamlarca da yürütülmesini konuşmak çok mu uç öneri olur? Şayet mevcut belediye seçim , yönetim ve işleyiş sistemi bozuldu ve milli servet ve vatandaşımızın vergisi israf ediyorsa her türlü alternatifi konuşmak ta yersiz olmaz diye düşünüyorum

Ahlakı kalmamış toplumlarda daha çok sistem lazım. Biz artık kişileri değil sistem kurmaya odaklanalım. Avrupa’da böyle şeyler niye az duyulur? Onlar çok namuslu olduklarından mı? Elbette hayır! Onları kurdukları sistem kurtarıyor. Kaldı ki dünya’nın en ahlaksız ve hırsızı Avrupa’dan çıkardı. Onları ahlakları değil sistemsel korkuları durdurabildi. Madem bizim de edebimiz, ahlakımız bozuldu o halde Avrupa’dan daha iyi kontrol sistemini kendimize kurmamız gerekmez mi?

Kabül edelim ki mevcut sistemde hırsız ve rüşvetçileri şikayet eden namuslu, erdemli insanlar işinden edilme, mobning görme endişesi ve korkusu ile yaşıyor. Bu vatansever namuslu insanların ödüllendirileceği sistem devreye alınmalı. Hem de acil!

Türkiye tarihi dış politika başarısı gösteriyorken, Libya temsilciler meclisinde deniz yetki anlaşmasının kabülü ile Doğu Akdeniz’i vatan edinirken, Suriye’ye de kontröl ve düzen sağlayıp Pkk/ Ypg’yi tasfiye ederken, kalkınma yolu, Mekke İttifakına imza atarken vb sayılamayacak kadar başarılara imza atarken Türkiye içerideki çapsız, hırsız ve rüşvet şebekesini konuşmakla zaman kaybedemez.

Bu kaale bile alınmayacak insanlarla mücadele edecek yasa, takip, denetim mekanizması üzerine acil eylem planı devreye alınmalı, kurullar oluşmalı. Hırsızlığı ve rüşveti ihbar edene kurtardığı zararın belli bir oranında prim verilmeli, terfi ettirilmeli. Liyakatta böyle gelir

Namuslu, liyakatli vatanseverlerin ödüllendirilmesinin otokontröl sistemini de sağlayacağına inanıyorum.

Dürüst insanların cesaretledirileceği sistemi de denemeye değmez mi?

Rüşvetin, haksız kazancın yüz kızartıcı lanet bir eylem olduğu şuurudaki insanların makam sahipleri olacağı, bu güzel insanların sistemde yer bulacağı bir Türkiye hayalimle…

21.10.2026

Ahmet Çelik
Gazeteci / Politika Analisti
Kızılelma Düşünce Enstitüsü Yayın Kurulu Üyesi